Türkiye'ye 2010'da giren sentetik uyuşturucuya karşı uzmanlar, yeterli önlem alınmadığını dile getiriyor. Uzmanlar, okul çevrelerinde ve içlerinde sentetik uyuşturucu satışı ve kullanımına dikkat edilmesini ve ciddi önlemler alınmasını öneriyor.
İzmir'de bonzaiye karşı düzenlediği konferanslarla yaklaşık 10 bin kişiye bu maddenin zararlarını anlatan Herkes İçin Acil Sağlık Derneği Başkanı Dr. Ülkümen Rodoplu, yılda ortalama 400 kişinin hayatını kaybetmesine sebep olan bonzai ile mücadelenin üç ayağı bulunduğunu söyledi. Rodoplu, “İlki emniyet tedbirleri. Bu konuda yasal düzenlemeler yapıldı. Cezalar oldukça ağır ve yeterli ancak emniyet güçlerinin bu konuda çok daha acımasız davranması gerekir. En ufak bir şüphede uyuşturucu maddenin, bonzainin çocuklarımızın gençlerimizin eline geçmemesi gerekir.” dedi.
Bonzai ile mücadelede ikinci adımın okullar olduğunu dile getiren Rodoplu, şu ifadeleri kullanıyor: “Okullarda bonzainin zararları, yaptığı etkiler konusunda yeterli bilgi, tecrübe, eğitim verilmiyor. Çocuklarımız, ilköğretim bittikten sonra 5. sınıfla birlikte bu konuda sürekli eğitimler almalı, sürekli bilinçlendirilmeli. Tabii bununla birlikte sosyal, sportif faaliyetler önemli. Bugün ne yazık ki çok az okulumuzda öğrenciler ders yılında spor yapabilecek, sosyal birtakım projelere girebilecek imkanlara sahip. Spor takımları, spor salonları, yüzme havuzları yok. Özel okullar dışında Türkiye'nin tamamına baktığımızda gençlerimiz, okulla ev arasında sıkışmış durumda. Ne yazık ki bu konuda Türkiye'nin çok zayıf olduğunu görüyoruz.”
VELİLER DİKKATLİ VE DUYARLI OLMALI
Bonzai ile mücadelede üçüncü ayağın aileler olduğunu aktaran Dr. Rodoplu, “Bu konuda anne-babaların çok dikkatli ve duyarlı olması lazım. Çocuklarıyla çok yakından ilgilenmeleri gerekir. O ilgilenme onları takip etme, onlara ceza verme anlamında değil. Çocuklarıyla anne-babaların vakit geçirmesi gerekiyor.” dedi. Türkiye'nin bu üç alanda başarılı olamadığını ifade eden Rodoplu, “Bu üç alanda da yeterli çalışma yapılmadığı için uyuşturucu madde bonzai, diğer geri kalmış ülkelerde olduğu gibi ne yazık ki bizim çocuklarımızı ve geleceğimizi olumsuz yönde etkiliyor.” diye konuştu.
İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'ndan Yrd. Doç. Dr. Burcu Serim Demirgören de bonzai ve diğer madde bağımlılığı konusunda uyarılarda bulundu. Araştırmaların, ergenlik ve erken yetişkinlik dönemindeki bireylerin madde bağımlılığına daha yatkın olduğunu gösterdiğini belirtti. Demirgören, madde kullanımına ne kadar erken başlanırsa bağımlılığın o kadar şiddetli olduğunu söyledi. Bağımlılığın “durmadan kullanmak” değil, “kullanmaya başlayınca duramamak” olduğunu dile getiren uzman, “Araştırma sonuçları, madde kullanımına başlamada en önemli etmenin merak olduğunu göstermektedir. Ergenlik döneminde dürtüsellik, heyecan arama, risk alma davranışları çok daha sık görülmekte, bu nedenle madde deneme açısından en riskli dönem ergenlik dönemi olmaktadır. Ayrıca madde kullanımı gençler arasında moda şeklinde yayılmakta, bu nedenle uyuşturucu satıcıları tarafından yeni maddeler türetilerek bu akım sürekli canlı tutulmaktadır.” dedi.
Çocuğunuzun madde kullandığını nasıl anlarsınız?
Madde kullanan gençlerde çevre ve arkadaş değişikliği, kimi zaman neşeli, sakin, kimi zaman öfkeli, saldırgan olma gibi duygudurum değişiklikleri görülebilir. Aile ilişkilerini azaltma, evde daha az bulunma, ev içinde yalnız kalmayı tercih etme, aşırı para harcama, kendine bakımın azalması, okul başarısında düşme, giderek okula, spora, hobilerine karşı ilgisini kaybetme, yalan söyleme, okuldan kaçma gibi davranış değişiklikleri gözlenebilir. Ayrıca uyku bozukluğu, dalgınlık, halsizlik, yorgunluk ve isteksizlik, beslenme bozukluğu ve kilo kaybı, gözlerde kanlanma, göz bebeklerinde daralma ya da genişleme, konuşma güçlüğü, sarhoşluk hali, ciltte leke, yara ve enjeksiyon izleri gibi fiziksel belirtiler de gözlenebilir.
Haberler