Birleşmiş Milletler'de (BM) yoğun bir görüşme trafiği yaşayan İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, ''Birleşmiş Milletler'de son yıllarda İslam İşbirliği Teşkilatı ile artan işbirliği anlayışı ve stratejik ortaklık sayesinde uluslararası yardımlaşmada daha ileri bir safhaya gelindi'' diyerek BM ile İİT arasındaki işbirliğine dikkati çekti.
İhsanoğlu, İslam coğrafyasındaki sorunları en yetkili isimler ve kuruluşlar ile görüştüğü BM ziyaretinde, ''Barışın Tesisi ve Kadının Konumunun Güçlendirilmesinde İnançlar arası Diyaloğun Rolü'' isimli bir panele de baş konuşmacı olarak katıldı.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile yaptığı görüşmeden sonra AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan İhsanoğlu, ikili buluşmada, Suriye, Mali ve Myanmar başta olmak üzere Müslümanların yaşadığı coğrafyalardaki sorunların çözümleri konusunda atılacak adımlar konusunda fikir alışverişi yaptıklarını söyledi.
''İki hafta önce Kuveyt'te gerçekleştirdiğimiz bir toplantıda Suriyeli mülteciler için 1,5 milyar dolar para toplandı'' diyen İhsanoğlu, bu başarının iki kurum arasındaki işbirliğinden kaynaklandığına vurgu yaptı.
Silahlı çatışmalarda sivillerin korunma meselesinin çok hassas bir konu olduğuna değinen İİT Genel Sekreteri şöyle konuştu:
''Mesela Suriye'deki hadise, Mali'deki durum, Azerbaycan'da işgal edilen Karabağ'daki durum gibi, bir çatışma içerisinde sivillerin korunması tabii ki önemli bir husus. Bizim de teşkilat olarak bu konuda tavrımızı, yaptığımız çalışmalarımızı Güvenlik Konseyi'nde yaptığımız konuşmada ve ikili görüşmelerimizde anlatma imkanımız oldu.''
Amerikalılar'ın Ortadoğu ve İslama olan ilgisi
Amerikalılar'ın Ortadoğu ve İslam'a olan ilgisinde artış olduğunu söyleyen İhsanoğlu, batılı ülkelerin özellikle üniversitelerdeki akademik çalışmalar aracılığı ile İslam hakkında bilgisinin artmasının, diyaloğun gelişmesine yardımcı olacağını düşündüğünü belirtti.
İhsanoğlu şöyle devam etti:
''Amerika'da, Harvard, Princeton, Yale ve Chicago gibi büyük üniversitelerde bu tarz kürsüler var. Arap ülkelerinin Arap kültürü, İslamiyet'le ilgili desteklediği kürsüler var ve son yıllarda, son 5-10 yıl içerisinde Türkiye'nin desteğiyle açılan kürsüler var. Bunlar tabii önemli gelişmelerdir. Amerikalıların da ilgileri artmakta.''
New York'ta ziyaret ettiği bir Türk Kültür Merkezi'nde Amerikalı bir diplomatın Türkçe dersi aldığını görmekten memnuniyet duyduğunu dile getiren İhsanoğlu, son yıllarda Amerika'dan Türkiye ve diğer bölge ülkelerine ziyaretlerin artmasını, bununla beraber Yunus Emre Enstitüleri gibi kurumların farklı ülkelerde faaliyete geçmesini bu anlamda çok olumlu gelişmeler olarak gördüğünün altını çizdi.
Batıdaki İslam ve kadın algısındaki yanılgıya dikkati çekti
New York'taki Birleşmiş Milletler Genel Merkezi'nde, İİT ve Barış Adaları Enstitüsü'nün (Peace Islands Institute-PII) beraber düzenlediği bir sempozyumda, ana konuşmacı olarak da yer alan İİT Genel Sekreteri, özellikle batı ülkelerinde İslam ve kadın algısı konusunda büyük bir yanılgının olduğuna dikkat çektiği konuşmasında, şunları belirtti:
''Maalesef, uluslararası kamuoyunda, bilhassa batı dünyasında kadının bazı İslam toplumlarındaki dezavantajlı durumunun dinden, İslamiyet'ten kaynaklandığı yönünde bir kanaat doğmaktadır. Halbuki bu durum, esas itibari ile İslamiyet'le ilgisi olmayan, İslam öncesi kültürlerle, geleneklerle ilgilidir.''
Genel Sekreteri İhsanoğlu, İİT'nin bu konuda, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde 2006 yılında bakanlar düzeyinde bir toplantıya öncülük ettiğini ve her iki senede bir yapılan toplam 4 toplantı neticesinde kadının statüsünü revize eden bir belgenin 57 ülke tarafından kabul edildiğini belirtti.
Öte yandan babasının 1902 Yozgat'ta doğmasından dolayı, 10 bin kitaplık özel kütüphanesini Bozok Ünivesitesi'ne bağışladığını söyleyen İhsanoğlu, içinde çok değerli eserler barındıran bu kütüphanenin Yozgat'tan İstanbul'a, İstanbul'dan Kahire'ye gittiğini ve en sonunda yine Yozgat'a geri döndüğünü belirtti.
İhsanoğlu sözlerini, ''Ben babamdan bu kütüphaneyi miras aldım ve Yozgat'ta, babamın, dedemin hatırasına, yeni kurulan Bozok Üniversitesi'ne bir değer kazandırmak için bunları bağışlıyorum. Benim temennim bunun daha büyük hizmetlere vesile olması ve bu önemli kültür hazinesinin araştırmalara ve oradaki kültür çalışmalarına kaynaklık etmesidir'' şeklinde tamamladı.
Haber7