Seyfettin Koçak'ın haberi:
Uluslararası Üniversiteler Konseyi (İUC) Başkanı Orhan Hikmet Azizoğlu, "Türkiye'de devleti bireysel ve toplumsal batı standartlarına getirmek yani batılılaştırmak için hemen hemen hiçbir değişim veya çalışma yapılmazken bireyi yani halkı batılılaştırma çalışmaları ise aralıksız, bazen büyük devlet baskısı kullanılarak uygulandı." dedi.
Orhan Hikmet Azizoğlu, "Bireye veya topluma devlet yasalarda Batı standartlarında kanuni düzenlemeler yerine tam aksine hiçbir Batı ülkesinde olmayan hukuki düzenlemeler getirerek bazen de hukuki engel olmadan, bireyin inanç, eğitim ve sosyal hayatını anti-demokratik yollarla engellerken, bireyi batılılaştırma çalışmalarına aralıksız devam etti. Örneğin bireye ‘Sen Batı kültüründe olan şapkayı takacaksın’ diyerek ulusal sembol olan fesi çıkarttı. Evrensel hak olan eğitimi bile kız çocuklarından sadece inançları gereği taktıkları başörtüsünden dolayı yasakladı. Devlet halkın Batı toplumlarının da sahip olduğu hak ve özgürlük alanında batılılaşmayı şiddetle reddederken Batı toplumlarıyla asla ortak değer taşımayan inanç, kültür, sosyal yaşam, aile kavramı gibi temel ve evrensel değerlerde bireyi ve toplumu batılılaştırma çaba ve amacından ödün vermeden son yıllara kadar devam ettirdi." diye sözlerini sürdürdü.
"…DEVLETİMİZE KARŞI KORUMAK ZORUNDA KALDIK"
Azizoğlu, onlarca yılı ülkenin birlik ve huzuru ekonomik, diplomatik ve akademik başarılar yerine inanç, kültür, değer ve kavramları kendi devletlerine karşı korumak zorunda kaldıklarına dikkat çekti. "Güçlü ve halkıyla barışık bir Türkiye bizimle birlikte coğrafyamız ve tüm gezegenimiz için önem arz etmektedir. Ülkemi yöneten tüm birimlere rica ediyorum lütfen artık bireyi ve toplumu batılılaştırmaktan vazgeçin, sadece Devleti batılılaştırın. Bireyin inanç, kültür, değer ve kavramları evrensel haktır bunlara dokunmak, yasaklamak medeniyet değil, çağ dışılık, gericilik ve yobazlıktır." dedi.
Cihan