Bitlis Cumhuriyet Başsavcılığı'na 6 ay önce gelen bir ihbar mektubu üzerine savcılar harekete geçti. Mutki İlçe Jandarma Komutanlığı'nın bulunduğu tepenin eteklerinde önceki gün başlatılan kazı çalışmasında şu ana kadar 12 cesede ait kemik ve elbiselere ulaşıldı. Bulunan insan kemikleri Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Cesetlerin sivillerin yanı sıra terör örgütü mensuplarına ait olabileceği belirtiliyor. Jandarma ve polisin birlikte hareket ettiği bölgede geniş güvenlik önlemleri alındı. Dört tarafı dağlarla çevrili ilçede bütün tepelere asker konuşlandırıldı.
Yetkililer, görüntü ve fotoğraf çekimine izin vermedi. İlçeye gelen gazeteciler, ayrılana kadar sivil polis ve jandarma ekipleri tarafından takip edildi. Çalışmanın yapıldığı alanın kazılması için kayıp yakınları 2 yıl önce Bitlis'te savcılığa başvurmuştu. Vatandaşların dile getirdiği iki iddia vardı. Bunlardan biri, PKK'ya yardımla suçlanan bazı köylülerin 1993 yılında infaz edilerek söz konusu bölgeye gömüldüğü yönünde. Diğeri ise Mutki'nin Çaygeçit, Ballı, Kavakbaşı ve Ersan Deresi'nde çıkan çatışmalarda ölü ele geçirilen ve sağ yakalanan PKK'lıların daha sonra infaz edilerek jandarmanın önündeki çöplüğe gömülmesi. Çatışmalarda öldürülen Alican Kızılkaya'nın kardeşi Mehmet Nuri Kızılkaya, Mehmet Eren'in ağabeyi Gülevi Eren ve Cevdet Çalgan'ın babası Mahmut Çalgan savcılara başvurarak Mutki'de kazı yapılmasını istemişti. 6 ay önce savcılığa bir ihbar mektubu daha geldi. Mektupta PKK'ya katılmak üzere evden ayrılan gençler ile çatışmada öldürülenlerin gömüldüğü kaydedilmişti. Bunun üzerine yasal izinleri alan savcılar, kazı çalışması başlattı. Jandarma bölgesi olan alanda savcının isteğiyle soruşturmayı yürüten polisler de çalışıyor. Mutkililer ilçenin çöplüğü olarak bilinen ancak İlçe Jandarma Komutanlığı sınırları içinde olan alana yıllar önce cesetlerin gömüldüğünü belirtiyor. İlçede 30 yıldır esnaflık yapan E.K., 1993, 1996 ve 1999 yılı olmak üzere 3 kez cesetlerin buradaki çukurlara gömüldüğünü söylüyor. E.K., cesetlerin gömüldüğü çukurların belediye araçları ve personeli kullanılarak açıldığını kaydediyor. Kazı çalışmasına savcılarca ifadesi alınan dönemin belediye personeli, kepçe şoförü O.G.'nin bizzat katıldığı iddia ediliyor.
Bu arada 12 kişiye ait kemiklerin bulunmasının ardından Bitlis Baro Başkanlığı basın açıklaması yaptı. Bitlis Baro Başkanı avukat Enis Gül, "Bu olayda küçük bir insan hakları ihlali varsa, hepimizin kılavuzu hukukun üstünlüğüdür. Hukuka aykırı bir durum varsa, hem baronun verdiği yetki kapsamında hem de hukukçu olarak konunun takipçisi olacağız." Gül, bulunan kemiklerin kime ait olduğunun adli tıp sonucunda tespit edileceğini ve bazı şeylerin netleşeceğini ifade etti.
Ailemden dört kişinin cesedi burada olabilir
Mutki'de market ve gazete bayii işleten Seyithan Birlik, faili meçhullerin acısını yaşayanlardan. Kazıların yapıldığı yere günde 4-5 kez gidip gelen Birlik, 14 yıl önce kaybolan babası, 2 ağabeyi ve dayısıyla ilgili gelecek haberi bekliyor. Seyithan Birlik'in ağabeyi Kemal Birlik, siyasi olaylar yüzünden 1991 yılında tutuklanarak 3 yıl 9 ay ceza almış. Mardin Kızıltepe Yarı Açık Cezaevi'nde yatmış. 29 Mart 1995'te cezasını tamamlayan Kemal Birlik'i almaya giden babası Abdulbaki Birlik, ağabeyi Zübeyir Birlik ile dayısı Zeki Abalık'tan bir daha haber almamış. Birlik, babası ve ağabeylerinin kaybolmasında dönemin komutanı, şu anda Ergenekon tutuklu sanığı olan emekli Albay Hasan Atilla Uğur'un parmağı olduğunu savunuyor. Babası ve ağabeylerinin öldürüldüğü dönemde Uğur'un Kızıltepe'de tabur komutanlığı görevini yürüttüğünü anlatan Birlik, "2 ağabeyim, babam ve dayım, Hasan Atilla Uğur tarafından infaz edildi. Bu konu neden soruşturulmuyor anlamıyorum." diye konuştu.
Zaman