Gökmen Köse'nin haberi:
Türkiye’de bilişim sektörünün istenen olgunluğa erişemediğini vurgulayan Ersöz, “Bilgisayarı almak o işin başı, asıl gerekli olan bilgisayar değil, onda çalışan program.” dedi.
Türkiye’de uygulanan kamu alım ihale sistemine dair görüşlerini paylaşan İnnova Genel Müdürü Aydın Ersöz, bu kanunun bilişim sektörüne de uygulanıyor olmasının durumu zorlaştırdığını belirtti. Kamu İhale Kanunu’nun belli kriterlere uyan ürünleri minimum maliyetle almak üzere kurgulandığını söyleyen Ersöz, “Bilişim gibi akılla yapılan işlerde sektörün gelişmesi için bu yaklaşım yeterli değil. İhale biçimi bu işe uygun değil.” dedi. Bilişim sektöründe bir ürün alınırken değişmeyecek diye net bir şekilde tanımlamanın mümkün olmadığını vurgulayan Ersöz, “Yazılım alıyorsunuz. Nereden bileceksin adam iyi mi yaptı kötü mü yaptı? Güvendiğin firmadan alınan ve o firmaya, değişiklik olacağını bilerek taleplerde bir esneklik payı vermen lazım. Şirkete bir bütçe ayırmasını sağlaman gerekli.” dedi. İhale yöntemi değişmediği müddetçe firmaların zor durumda kalacağını da sözlerine ekleyen Ersöz, Türkiye’de mekanizmanın ‘ben işimi nasıl en ucuza yaptırırım’ şeklinde işlediğini söyledi.
Bilişim sektörünün dünyada hep devlet eliyle geliştiğine dikkat çeken Ersöz, “Ama bu sadece devletin teşvik vermesi değil. Hakikaten hükümet iyi niyetle çok şeyler de yaptı, yalnız bu yeterli olmuyor. Asıl devletin yapması gereken pazar yapıcı olarak davranması. Türkiye gibi devletin kuvvetli olduğu bir memlekette bilişim sektörünün aslında en büyük müşterisi devlet. Devletin çok büyük bilişim projelerine ihtiyacı var. Bunları doğru şekilde iç pazara verirse şirketler bu sayede büyüyebilir ve yurtdışında da iş yapabilir hale gelebilir. İrlanda, Hindistan, İsrail ve Amerika gibi ülkelerde hep devlet öncü olmuş.” dedi.
Türkiye’de bilişim sektörünün istenen olgunluğa erişemediğini söyleyen Ersöz, “Asıl bilişimden fayda sağlamamızı sağlayacak olan yazılım ve uygulama alanlarında müşteri pek istekli değil. Müşterinin çoğu bize sadece bilgisayar lazım deyip alıyor. Ama bilgisayarı almak o işin başı. Lazım olan bilgisayar değil, onda çalışan program ve programı kullanacak olan kişiye verilen eğitim.” dedi. Katma değer içeren bu kalemlere yeterli miktarda bütçeyi telekom ve finans sektöründeki şirketlerin ayırdığını ifade eden Ersöz, “Sanayici büyük ölçüde hâlâ ben bu parayı buna vereceğime, buraya bir hat kurarım diye bakıyor olaya. O yüzden ülke olarak verimlilik ve tasarruf imkânını kaçırıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yurtdışındaki faaliyetlerinden bahseden Aydın Ersöz, sadakat yazılım alanının özellikle Ortadoğu olmak üzere dünyada yükselmekte olduğunu ifade etti. Yazılımın, kullanıcının satın alma ve kullanması ile puan kazanmasına ve o puanları harcayabilmesine imkân sağladığını ifade eden Ersöz, sadakat sistemleri alanında Türkiye’de bankaların çok baskın olması nedeniyle pazarın çok daraldığını belirterek, büyümeleri için yurtdışına açılmalarının gerekli olduğunu vurguladı.
Zaman