Gazze, İbrahim Anlaşmaları: Normalleşme mi, yeni bir bölgesel kırılma mı?

Dr. Bilal TANRIVERDİ

Orta Doğu, son yüzyılda savaşların, işgallerin ve büyük güç rekabetlerinin merkezinde yer aldı. Bu karmaşık coğrafyada 2020 yılında imzalanan İbrahim Anlaşmaları, bölge siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı olarak sunuldu. Ancak bu anlaşmaların gerçekten “barış” mı yoksa yeni bir bölgesel kırılma mı getirdiği hâlâ tartışmalı.

Normalleşmenin İlk Adımı: 2020 Süreci

İbrahim Anlaşmaları, ABD’nin arabuluculuğunda İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn arasında imzalandı. Ardından Sudan ve Fas da sürece katıldı. Bu anlaşmalar, Arap ülkelerinin İsrail’i resmen tanıması açısından tarihi bir kırılma noktasıydı.

Anlaşmaların temel maddeleri şunlardı:

• Diplomatik ilişkilerin kurulması

• Ekonomik ve ticari iş birliği

• Savunma ve güvenlik koordinasyonu

• İran’a karşı ortak duruş

• Doğrudan uçuşlar ve yatırım projeleri

Bu maddeler, İsrail’in bölgesel meşruiyetini güçlendiren bir çerçeve oluşturdu.

Filistin Meselesi Neden Dışarıda Bırakıldı?

Anlaşmaların en çok eleştirilen yönü, Filistin meselesinin tamamen dışarıda bırakılması oldu. Filistin Yönetimi ve Hamas, bu süreci “İsrail’e ödül” olarak nitelendirdi.

Çünkü:

• İsrail’in Batı Şeria’daki ilhak planları yalnızca “askıya alındı”.

• Gazze ablukası devam etti.

• Filistinlilerin devlet kurma hakkı somut bir ilerleme kaydetmedi.

Bu nedenle birçok uzman, İbrahim Anlaşmalarını “barış” değil, jeopolitik bir yeniden hizalanma olarak değerlendirdi.

2025–2026: Genişleyen Normalleşme

2025 sonrası süreçte anlaşmalar genişlemeye devam etti:

• Kazakistan (Kasım 2025)

• Somaliland (Aralık 2025)

Bu ülkeler, İsrail ile diplomatik ilişkileri resmileştirerek anlaşmalara katıldı.

Ayrıca şu ülkelerle görüşmeler hızlandı:

• Suudi Arabistan

• Suriye

• Lübnan

Bu ülkeler henüz resmî imza atmasa da ABD ve İsrail’in yoğun diplomatik baskı yürüttüğü biliniyor.

Türkiye’nin Tutumu: Eleştirel ve Mesafeli

Türkiye, 2020’den itibaren anlaşmalara karşı eleştirel bir tutum benimsedi. Dışişleri Bakanlığı açıklamalarında şu noktalar öne çıktı:

• Filistin’in dışlandığı her model başarısız olur.

• Normalleşme, İsrail’in politikalarını cesaretlendirdi.

• Gazze’deki insani kriz, anlaşmaların gerçek yüzünü ortaya çıkardı.

2023–2026 Gazze Savaşı sırasında Türkiye’nin eleştirileri daha da sertleşti. Ankara, İbrahim Anlaşmalarının İsrail’e bölgesel meşruiyet sağladığını, bunun da Gazze’deki yıkımı durdurmaya hiçbir katkı sunmadığını vurguladı.

İbrahim Anlaşmaları Barış Getirdi mi?

Bu sorunun cevabı, bölgedeki gelişmelere bakıldığında oldukça net:

• Gazze’deki abluka devam etti.

• Batı Şeria’da yerleşimci şiddeti arttı.

• Filistinlilerin siyasi yalnızlığı derinleşti.

• İsrail’in askeri operasyonları daha sert hâle geldi.

Dolayısıyla anlaşmalar, Filistin meselesini çözmek bir yana, sorunu daha da görünmez kılan bir diplomatik zemin oluşturdu.

Yeni Bir Bölgesel Kırılma

İbrahim Anlaşmaları, Orta Doğu’da iki farklı blok ortaya çıkardı:

• İsrail ile normalleşen ülkeler

• Filistin’e destek veren ülkeler

Bu ayrışma, bölgedeki güç dengelerini yeniden şekillendiriyor. Körfez ülkeleri ekonomik çıkarlarını önceleyen bir çizgiye kayarken, Türkiye, Katar ve bazı Kuzey Afrika ülkeleri Filistin meselesini merkeze alan bir tutum sergiliyor.

Bu tablo, Orta Doğu’da yeni bir jeopolitik fay hattı oluşturuyor.

Sonuç: Barış mı, Yeni Bir Düzen mi?

İbrahim Anlaşmaları, bölgeye kalıcı barış getirmedi. Aksine:

• Filistin meselesini masadan kaldırmaya çalışan bir yaklaşım benimsedi.

• İsrail’in bölgesel entegrasyonunu hızlandırdı.

• Gazze’deki insani krizi durdurmaya hiçbir katkı sunmadı.

Bu nedenle anlaşmalar, “barış” değil, bölgesel güç dengelerini yeniden dizayn eden bir proje olarak görülmelidir.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.