Beraat kararı verdiğimiz için TSK'dan ihraç edildik

Emekli Askerî Hakim Ahmet Karamanlı, 28 Şubat'ın mağdur ettiği isimlerden.

Batı Çalışma Grubu'nu (BÇG) deşifre eden dönemin Emniyet İstihbarat Daire Başkan Vekili Bülent Orakoğlu ile Onbaşı Kadir Sarmusak'ın yargılandığı askerî mahkemenin üyelerindendi. Kamuoyunda bilinen adıyla 'Köstebek davası'nda beraat kararı verilince Mahkeme Başkanı Askerî Hakim Albay Mesut Kurşun'la birlikte ordudan ihraç edildiler. Gerekçe olarak da 'irticai faaliyetler' gösterildi. Eşinin başörtülü olması, bunun en büyük 'delili'ydi. Ancak Ahmet Karamanlı da Kurşun gibi 'Köstebek davası'nda baskıya maruz kaldıklarını ifade ediyor. Dahası, TSK'dan ihraçlarının tek sebebinin davada verdikleri beraat kararı olduğunu düşünüyor: "Yoksa ben askeriyeye girdiğimde de, orada bulunduğumda da, ayrıldığımda da aynıydım. Hayat görüşüm ve yaşam biçimim belliydi. Bana, 'Sen zaten sakıncalısın, eğer mahkumiyet verirsen sakıncını kaldırırız' şeklinde mesajlar geliyordu." 

Mesut Kurşun, beraatle sonuçlanan Köstebek davasının ardından Malatya Devlet Güvenlik Mahkemesi'ne (DGM) normal üye olarak tayin edildi. Deniz Yüzbaşı Ahmet Karamanlı ise sınıfı değiştirilerek karacı yapıldı. Daha sonra Mesut Kurşun gibi Malatya DGM'ye atandı. Karamanlı, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi'ne (AYİM) açtığı davayı kazandı ancak 15 gün sonra YAŞ kararıyla ihraç edildi. Mesut Kurşun, Zaman'a yaptığı açıklamada şimdi Ergenekon sanığı olan dönemin Genelkurmay Adli Müşaviri Tuğgeneral Erdal Şenel'in baskılarına maruz kaldıklarını söyledi.

Şenel'in bu kapsamda, "Ne halt ediyorsun, neden yargılamaya gerek duyuyorsun? Çok fazla kurcalama." dediğini aktardı. Karamanlı da Erdal Şenel'in 28 Şubat'taki fonksiyonuna dikkat çekiyor. Postmodern darbenin ve uygulamalarının 'hukuki' altyapısını hep Şenel'in hazırladığını dile getirirken, "O da 28 Şubat soruşturmasında hesap verir umarım." temennisinde bulunuyor. Soruşturma ile ilgili memnuniyetini ise şu sözlerle dile getiriyor: "Geç kalmış ama çok yerinde bir adım. Yargısız infazların hesabı sorulacak, kimsenin yaptığı yanına kâr kalmayacak. Doğru, er ya da geç muhakkak bir yerlerden bağırıyor."

Ahmet Karamanlı'ya göre soruşturmanın genişlemesi ve bazı alt türevlerinin olması kaçınılmaz. Sürecin titizlikle yürütülmesi gerektiğini belirtirken bir de uyarıda bulunuyor: "Eğer gerek 28 Şubat gerekse Ergenekon, Balyoz, Kafes gibi davalar milletin istediği yönde neticelenmezse, bu süreçleri demokratik bir çizgiye çekemezsek kötü olur."

Zaman

Güncel Haberleri