Risale Haber-Haber Merkezi
Nesil Yayınları "Demokratik Açılım"a kitapla katıldı.
“Çözüm Mümkün” farklı akademik branş ve kültürlere sahip, lakin ortak paydası insan olan bir topluluğun Türkiye’deki Demokratik Açılım sürecine dair fikirlerini özgürce ifade edebildiği bir atölye çalışmasının ürünü. Bunu yaparken yine bu toprakların ortak paydası bir ismin tavsiyelerinden faydalanıyorlar: Bediüzzaman Said Nursî. Kitabın yayıncılık açısından en dikkate değer yanı ise bu topraklarda en fazla aşina olunan dört dille yayınlanmış olması. Türkçe başta olmak üzere hiç de sanıldığı gibi katır kutur olmayan Kürtçe, din dili Arapça ve dahi küresel iletişimin vazgeçilmezi İngilizce.
Hangi dil daha insanîdir ya da insan hangi dili konuşur? Herhalde aklı başında hiçbir Ademkızı yahut Havvaoğlu yalnızca benim dilim diye tutturmaz. Dilin kendine özgülüğü bu kadar tartışılmaz ve dokunulamaz ise ya insanın kendisi? Hiçbir ideoloji, insanı gözden çıkarmak pahasına yaşamayı hak etmiyor. Ve uzun soluklu düşünüldüğünde insanın kutsiyetini merkeze almayan sistemlerin ayakta kaldığını iddia etmek mümkün gözükmüyor!
Demokratik Açılım, mevcut siyasî iktidarın 1920 sonrası bir kısım ideolojik reflekslere pek de uymayacak şekilde çoğulcu düşünüşün ve sivil demokrasinin yapılandırılmasına dönük attığı eksik ama olumlu bir adım. Ve belli kesimlerce ülkenin ortak değerlerini zedeleme amacına matuf bir girişim olarak lanse edilmeye çalışılsa da bunun böyle olmadığı her kesimden aydının ittifak ettiği bir gerçek olarak duruyor.
Özgürlük, özür dileyebilmektir!
Dört dilde yayınlanan ve Demokratik Açılımda karşılaşılan sorunlar için umutsuzluğa gerek olmadığını ifade edercesine haykıran ‘Çözüm Mümkün,’ pek çok çözüm önerilerine sahip. Bu önerilerden bir tanesiyle son verelim yazımıza:
(15) Devletin mağdur ettiği, haksızlığa uğrattığı kişi ve topluluklardan, dinî, etnik ve felsefî kimlik ayırt etmeksizin, özür dilemesi sağlanmalıdır. Özür dilemek, mağduru da, onu mağdur edeni de iyileştirir. Bu özür dilemenin farklı yol ve yöntemleri mevcuttur. Bazı durumlar için Meclisten bir karar çıkarılabileceği gibi, başka bazı meselelerde müfredatta empatik bir düzenleme yapılabilir. Madımak Oteli için yapılan son düzenleme de, bu özür dilemenin bir örneği olarak zikredilebilir.
Hatırlama ve özür dileme önemlidir. Belli sorunlarla karşılaşan toplumlar zamanla bunları çözmek adına, geçmişte yaşanan şeyleri hatırlar ve bundan dolayı özür diler. Onun için devletin yaptığı haksızlıklardan dolayı, Türk’ünden Kürd’üne, Rum’undan Ermeni’sine, dindarından sekülerine, Sünnî’sinden Alevî’sine, kimleri mağdur etmişse bu mağduriyetler için özür dileyebilmesi gerekir.
Müslüman sadece kendi hakkını savunan bir tarafgir olamaz. Eşyanın hukukundan, karıncanın hukukundan sorumludur. İrfan geleneğinde bu vardır; yaratılan her şeye karşı saygılı olmak bizim varoluş biçimimizdir. Bunun için sistemin ciddi bir yüzleşme gerçekleştirmesi gerekmektedir.