Bediüzzaman, Nevzat Tandoğan ve Namık Gedik (2)

Hüseyin ÖZTÜRK

Bediüzzaman, Nevzat Tandoğan ve Namık Gedik(2)

Dünkü sorunun cevabı:

“Bediüzzaman, 20 Eylül l943 günü 8 senedir mecburi ikamete tabi tutulduğu Kastamonu’dan Ankara’ya getirilir. Daha sonra Isparta’ya götürülecektir.

Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, vilayette Said Nursi ile görüşmek ister. Hadisenin görgü şahitlerinden Selahattin Çelebi, şöyle anlatmaktadır:

“Mübarek Ramazan ayının son günleriydi. Memurlar Bediüzzaman’ı valinin odasına getirdiler. İçeriden şiddetli sesler geliyordu. Bediüzzaman hiddetle Tandoğan’a:

‘Kıyafet Kanunu münzevilere tatbik edilmez. Ben dışarı çıkmıyorum. Beni icbarla siz çıkarıyorsunuz. Başından bul!’ diyordu.

Bu esnada odacı elinde yirmi beş kuruşluk adi bezden yapılmış eski bir kasketle dışarıdan geldi. Valinin odasına girdi.”

*

Zübeyir Gündüzalp’in yazdığına göre ise Bediüzzaman, Tandoğan’a: “Bu sarık bu başla çıkar” tarzında konuşarak boynunu gösterir.

Dönemin kudretli valisi Tandoğan, aynı zamanda hem CHP Ankara İl Başkanı hem de belediye reisliğini uhdesinde bulundurmaktadır.

1945 yılında Ankara sosyetesi ve Rus Büyükelçiliği’nin de doktoru olan Dr. Neşet Naci Arzan, 17 Ekim 1945’te silahlı saldırı sonucu öldürülür.

Saldırıyı üstlenen Reşit Mercan adlı genç, polislere teslim olur. Mahkeme sırasında Reşit Mercan’ın şahidi dönemin Genelkurmay Başkanı Kazım Orbay’ın oğlu Haşmet Orbay, silahı kendisinin temin ettiğini söyler.

Hadise, Ankara’da şok tesiri yapar. Suçu üstlenen Reşit Mercan’ın Vali Nevzat Tandoğan ile saldırıdan önceki gece bir saat görüştükleri ortaya çıkar.

Ankara cinayeti davasında şahitliğine başvurulan Tandoğan’ın, 9 Temmuz 1946 sabahı, eşi ve kardeşiyle bir müddet konuştuktan sonra yatak odasına geçip başına kurşun sıkarak intihar ettiği söylenir.

*

Demokrat Parti’nin İçişleri Bakan Namık Gedik hadisesi.

Bediüzzaman, 1960 yılına gelindiğinde ömrünün nihayete ereceğini hissetmektedir. Son zamanlarda ev hapsi de dâhil kendisi ve talebelerine yönelik büyük sıkıntılara sebep olan kişi; Menderes’in üstadı himayesine rağmen İçişleri Bakanı olan Namık Gedik’tir.

Mart ayının başında Emirdağ’da zatürreeye yakalanan Bediüzzaman, isteği üzerine Urfa’ya götürülür. Üstadın Urfa’ya gelişi bakana iletilir.

Bediüzzaman ve eserlerine müthiş husumet besleyen Namık Gedik;

‘Derhal ve kesin olarak, cebren de olsa Isparta’ya geri gönderilmesi’ talimatı verir. Hatta ‘Ambulans yoksa çöp arabası da olsa geri gönderin’ dediği rivayet edilir.

‘Bakanlıktan emir var, derhal Urfa’dan çıkacaksınız’ talimatı karşısında Bediüzzaman;

‘Ben buraya dönmeye gelmedim. Burada öleceğim’ diye karşılık verir. Ve Ramazan’ın 27. günü 23 Mart 1960’ta vefat eder.

*

27 Mayıs darbesi olur. Aralarında Namık Gedik de olmak üzere çok sayıda siyasetçi tutuklanır. Harp Okulu’nda tutulan Gedik’in, iki gün sonra yapılan açıklamada, okulun penceresinden atlayarak intihar ettiği söylenir.

Cenazesi de okuldan gizlilik içinde çöp arabası ile çıkarılır. Ancak hâlâ vali ve bakanın intiharları sırlarını korumaktadır.

Akit
 

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (4)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.