Bediüzzaman: Benimle görüşmek isteyenler; Risale‑i Nur bana kat'iyyen ihtiyaç bırakmamış

“Yâ Rabbî! Benimle görüşmek için gelip görüşmeden dönenlerin defter‑i a'mâline de yazılsın.”

(Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin EMİRDAĞ LAHİKASI-2 eserinden bölümler.)

Bismillahirrahmanirrahim

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ

Üstadımızı ziyarete gelip de görüşemeyenlerin ve biz, görüştürmeden gidenlerin hatırları kırılmamak için Üstadımızın gizli, hârika bir ahvâl‑i rûhiyesini beyân etmeye mecbur olduk. Hattâ bugün bir parça dikkatsizlik ettiğimizden, gayet çok muhtaç olduğu hizmetimize nihâyet vermek niyet ettiği hâlde, şimdiki yazacağımız şey hatırına geldi; bizi de affetti, helâl etti.

İşte hakikat budur:

Biz de kat'iyyen anladık ki: Üstadımız ekser hayatını tecerrütle geçirdiği gibi, bütün hayatında hediyeleri kabûl etmemek ve mukâbilsiz hediyeler onu hasta etmek gibi, şimdi hürmet ve dostluk cihetiyle onunla görüşmek, ona gayet ağır geliyor. Hattâ mükerreren biz de anladık. Musâfaha etmek, elini öpmek, kendine tokat vurmak gibi rûhen müteessir oluyor. Ve ona bakmaktan, dikkat etmekten de şiddetle müteessir oluyor. Hattâ hizmetinde biz bulunduğumuz hâlde, zarûret olmadan bakamıyoruz.

Bunun sırrı ve hikmetini kat'iyyen anladık ki: Risale‑i Nur’un esâs mesleği hakîki ihlâs olmak cihetiyle şimdiki tezâhür, sohbet etmek, fazla hürmet etmek; bu enâniyet zamanında bir nefis‑perestlik, riyâkârlık, tasannû alâmeti olmak cihetiyle ona şiddetle dokunuyor. Çünkü der:

“Benimle görüşmek isteyen, eğer âhiret için, Risale‑i Nur için ise; Risale‑i Nur bana kat'iyyen ihtiyaç bırakmamış. Milyonlar nüshası her birisi on Said kadar fayda veriyor. Eğer dünya cihetiyle ve dünyaya ait işler için görüşmek ise, o, dünyayı şiddetle terk ettiği için, dünyaya dair şeyleri mâlâyanî, vakti zâyî etmek olduğu için cidden sıkılır. Eğer Risale‑i Nur’un hizmetine, intişarına ait olsa; bana hizmet eden hakîki fedâkâr talebelerim ve manevî evlatlarım ve kardeşlerim benim bedelime görüşmeleri kâfî‥ bana hiç ihtiyaç yok.”

Uzun yerlerden, uzak memleketlerden gelenlerle beraber başka kardeşlerimizin de hatırları kırılmasın. Çünkü, on seneden beridir her sabah okuduğu ve başkaları onu tevkîl ettiği evrat okumasında sevâbı bağışladığı vakit der ki:

“Yâ Rabbî! Benimle görüşmek için gelip görüşmeden dönenlerin defter‑i a'mâline de yazılsın.” diye rûhlarına hediye ediyor. Üstadımızın bu hâlini kardeşlerimize beyân ediyoruz.

اَلْبَاق۪ي هُوَ الْبَاق۪ي
Hizmetinde bulunan Nur Talebeleri

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Bediüzzaman Haberleri