Batı kanser tedavisinde Orucu keşfetti

Prof. Dr. Canfeza Sezgin, kanser tedavi yöntemleri arasında Orucun önemli bir yeri olduğunu ifade etti

Haber Yorum: Serdar Aslan
RİSALEHABER - İç hastalıkları ve tıbbi onkoloji uzmanı Prof. Dr. Canfeza Sezgin, dünyanın dört bir tarafındaki bilimsel çalışmalardan binlerce yayın tarayarak hazırladığı "Tam Şifa" isimli kitabı için Karar'dan Ürün Dirier'e konuştu. Her hastalık için bitkisel içerikli tavsiyeler veren Sezgin, zerdeçal ve brokolinin her kanser türüne karşı önemli bir etkiye sahip olduğunu ifade ederken batı literatüründe "bıçaksız ameliyat" olarak değerlendirilen 'Oruç'un bir çok hastalık için de şifa kaynağı olduğunu söyledi.

Manevi şifası bir yana orucun biyolojik şifası da artık bilim insanları tarafından kabul edilen bir gerçek. En kolay ifadesiyle oruç, bedende detoks etkisi yaparak hastalıkları uzaklaştırıyor, bedeni temizliyor. Aç kaldığımızda daralan damarlar sayesinde kanın debisi artarak, etrafındaki tüm zararlı birikintileri sel suları gibi önüne katıp atıyor. 100 yıl önce Alman profesör Otto Buchinger’in dediği gibi “Oruç bıçaksız ameliyattır!” Bugün Batı’da tedavi amaçlı kurulan çok sayıda oruç kliniği bulunuyor. Bunlardan en ünlüleri Otto Buchinger’in Almanya ve İspanya’daki Oruç Klinikleri. 1900’lerin başında oruçla sağlıklı hayat ekolünü başlatan Prof. Dr. Arnold Ehret anısına ABD’de açılan sağlık kulübü de en bilinenler arasında.

“Her hastalık bir tıkanmadır” diyen Prof. Ehret’in tıp felsefesini özetlerken, sadece oruç metoduyla her hastalığa şifa bulunabileceğini, tıkanıklıkların tedavisinde atık ve yabancı maddelerin tahliyesi için vücudun yaratılışına en uygun metodun da "Oruç" olduğunun altını çiziyor. 

Batıda açılan Oruç klinikleri ve uygulanan Oruç tedavisi ile İslamiyetteki "Oruç" ibadeti arasında çeşitli farklılıklar elbette var. Batıdaki oruç tedavisini kontrollü ve uzun süreli açlık olarak değerlendirmek daha doğru bir yaklaşım. Bununla beraber İslamiyet'teki Oruç ibadetinin manevi kıymetinin yanında, maddi hikmetinin bilimsel olarak kanıtlanması da özellikle önemli. 

Batıdaki Oruç kliniklerine bakıldığında daha çok kilo vermek isteyenler başvuruyor. Ancak  romatizma, astım, migren, mide ve bağırsak rahatsızlıkları, varis, böbrek taşı, dolaşım bozuklukları, tansiyon, kalp hastalıkları, kanser tedavisi için de gidenlerin sayısı yüksek. 

ORUÇ, MADDİ VE MANEVİ BİR PERHİZDİR

Risale-i Nur eserlerinin müellifi Bediüzzaman Said Nursi hazretleri de konu ile ilgili olarak Lem'alar ve Mektubat adlı eserlerinde şu ifadelere yer veriyor.

YİRMİNCİ DEV 

Ey derdine derman arayan hasta! Hastalık iki kısımdır. Bir kısmı hakikî, bir kısmı vehmîdir. Hakikî kısmı ise, Şâfî-i Hakîm-i Zülcelâl, küre-i arz olan eczahane-i kübrâsında, her derde bir devâ istif etmiş. O devâlar ise dertleri isterler. Her derde bir derman halk etmiştir. Tedavi için ilâçları almak, istimal etmek meşrudur; fakat tesiri ve şifayı Cenâb-ı Haktan bilmek gerektir. Derdi O verdiği gibi, şifayı da O veriyor.

Hâzık, mütedeyyin hekimlerin tavsiyelerini tutmak, ehemmiyetli bir ilâçtır. Çünkü ekser hastalıklar sû-i istimâlâttan, perhizsizlikten ve israftan ve hatîattan ve sefahetten ve dikkatsizlikten geliyor. Mütedeyyin hekim, elbette meşru bir dairede nasihat eder ve vesâyâda bulunur. Sû-i istimâlâttan, israfattan men eder, teselli verir. Hasta o vesâyâ ve o teselliye itimad edip hastalığı hafifleşir; sıkıntı yerinden bir ferahlık verir.

Yirmi Beşinci Lem'a

***

SEKİZİNCİ NÜKTE

Ramazan-ı Şerif, insanın hayat-ı şahsiyesine baktığı cihetindeki çok hikmetlerinden bir hikmeti şudur ki:

İnsana en mühim bir ilâç nev’inden maddî ve mânevî bir perhizdir. Ve tıbben bir hımyedir ki, insanın nefsi yemek, içmek hususunda keyfemâyeşâ hareket ettikçe, hem şahsın maddî hayatına tıbben zarar verdiği gibi, hem helâl-haram demeyip rast gelen şeye saldırmak, adeta mânevî hayatını da zehirler. Daha kalbe ve ruha itaat etmek, o nefse güç gelir, serkeşâne dizginini eline alır. Daha insan ona binemez; o insana biner.

Ramazan-ı Şerifte, oruç vasıtasıyla bir nevi perhize alışır, riyazete çalışır ve emir dinlemeyi öğrenir. Biçare zayıf mideye de, hazımdan evvel yemek yemek üzerine doldurmakla hastalıkları celb etmez. Ve emir vasıtasıyla helâli terk ettiği cihetle, haramdan çekinmek için akıl ve şeriattan gelen emri dinlemeye kàbiliyet peydâ eder. Hayat-ı mâneviyeyi bozmamaya çalışır.

Hem insanın ekseriyet-i mutlakası açlığa çok defa müptelâ olur. Sabır ve tahammül için bir idman veren açlık, riyazete muhtaçtır. Ramazan-ı Şerifteki oruç, on beş saat, sahursuz ise yirmi dört saat devam eden bir müddet-i açlığa sabır ve tahammül ve bir riyazettir ve bir idmandır. Demek, beşerin musibetini ikileştiren sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün bir ilâcı da oruçtur.

Hem o mide fabrikasının çok hademeleri var. Hem onunla alâkadar çok cihazat-ı insaniye var. Nefis, eğer muvakkat bir ayın gündüz zamanında tatil-i eşgal etmezse, o fabrikanın hademelerinin ve o cihazatın hususî ibadetlerini onlara unutturur, kendiyle meşgul eder, tahakkümü altında bırakır. O sair cihazat-ı insaniyeyi de, o mânevî fabrika çarklarının gürültüsü ve dumanlarıyla müşevveş eder. Nazar-ı dikkatlerini daima kendine celb eder. Ulvî vazifelerini muvakkaten unutturur. Ondandır ki, eskiden beri çok ehl-i velâyet, tekemmül için riyazete, az yemek ve içmeye kendilerini alıştırmışlar.

Fakat Ramazan-ı Şerif orucuyla o fabrikanın hademeleri anlarlar ki, sırf o fabrika için yaratılmamışlar. Ve sair cihazat, o fabrikanın süflî eğlencelerine bedel, Ramazan-ı Şerifte melekî ve ruhanî eğlencelerde telezzüz ederler, nazarlarını onlara dikerler. Onun içindir ki, Ramazan-ı Şerifte mü’minler derecâtına göre ayrı ayrı nurlara, feyizlere, mânevî sürurlara mazhar oluyorlar. Kalb ve ruh, akıl, sır gibi letâifin o mübarek ayda oruç vasıtasıyla çok terakkiyat ve tefeyyüzleri vardır. Midenin ağlamasına rağmen, onlar mâsumâne gülüyorlar.

 Yirmi Dokuzuncu Mektup - İkinci Risale olan İkinci Kısım

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Sağlık Haberleri