Başörtüsü meselesi için bir formül

Nevzat TARHAN

Hilmi Özkök paşa Milliyet gazetesinde çok önemli iki vurguda bulundu bu vurguları başörtüsü konusunda da uygulamak mümkündür.

Birincisi kimlik konusunu tanımlamakta kendisini yetkin görmediğini bilim adamlarına bırakmak gerektiğini söyledi. İkincisi Kürt ve Türk kelimelerinin lafzi ve öznesel manalarından çok, sıfat ve nesnesel özelliklerine dikkat etmek gerektiğini hatırlattı.

Bölücülük gibi irticaya da bilimsel yaklaşım

YÖK Genel Kurulu bilimsel dayanağı, sosyal faydası olmayan ve irrasyonel irtica korkusunun eseri olan katsayı yasağını kaldırdı.

Eski YÖK açıkça çıkıp İmam Hatipler kapansın demek yerine katsayı ile oynayarak meslek liselerine toptan ayrımcılık yapmıştı.

İmam Hatip konusu bana hep 1974 Kıbrıs harekatı günleri Tuzla Piyade Okulu’nda gönüllü  Kıbrısa gitmek isteyen asteğmenlerin yüzde sekseninin İmam Hatip kökenli olmasını hatırlatır.

İrtica  tehlikesinin bilimsel dayanağı yok

İnsanlar niçin çocuklarını İmam Hatip’e göndermek istiyorlar konusunda yapılmış bir tane bilimsel araştırma bilmiyorum.

Türkiye için irtica tehlikesi reel ve rasyonel mi? Hiç bir üniversite böyle bir araştırma yapamadı.

Bilgi ve veriye dayanmayan kararlar verildi. Bilgi veri olarak MGK’da sunulan bilgilerin de asimetrik psikolojik savaşla yetiştirilmiş, geliştirilmiş, oynanmış ve kara propaganda edilmiş bilgiler olduğu bugün anlaşıldı.

Siyasi simge çağrışımı aşılabilir mi?

Eski YÖK’ün diğer uygulaması da başörtüsüne siyasi simge diyerek üniversitelerde yasaklaması oldu. Başını örtmeye devam edenlere siyasi simge ile dolaşarak kamu düzenini bozuyorsun diye ceza verildi. Bir kaç ceza sonrası kızlar okula alınmadılar.

Üniversitelerde baş örtüsünün siyasi simge olduğu ve irtica tehdidi anlamına geldiği ve rejime tehdit olduğu ile ilgili hiç bir bilimsel araştırma yoktur.

Bütün kışkırtmalara rağmen başörtüsü konusu toplumsal kalkışmaya dönüşmedi. Demek ki siyasi simge değilmiş. Siyasi simge olsa insanlar dağa çıkarlardı.

Fakat propagandalar sonucu toplumun bir kesiminde çarşaf için oluşmuş fobik tepki benzeri fobi ‘Şule baş’ biçimi örtünme için de oluştu. Fobi bilindiği gibi akla uygun olmayan orantısız korku nefret gibi duygusal tepki demektir. Fobi nin düzelmesi için kademeli duyarsızlaşma yapılır.

Orduevlerinde sorun çözüldü mü?

Başörtüsü yasağı bilindiği gibi ilk orduevlerinde başladı. Başlangıçta her türlü başörtüsü yasaktı. Daha sonra ve bugün Orduevleri Babaannem gibi geleneksel biçimde başını örtenleri ve şapka gibi kendi özel tasarımlarını geliştirenleri serbestçe sorun çıkarmadan içeri alıyor.

Eski sorulara yeni cevaplar gerekiyor...

Laiklik bütün yaşam tarzlarına eşit duran yaklaşım ve yaşam tarzı  değil midir?

Ateist, deist,  materyalist yaşam tarzı,

Müslüman, Hindu yaşam tarzı,

Yahudi, Hıristiyan yaşam tarzı gibi çeşitli yaşam tarzları ve bu yaşam tarzlarını besleyen ideolojiler vardır.

Laikliği bu yaşam tarzlarından materyalist yaşam tarzını öneriyorsa laiklik taraflardan birisini tutuyor demektir.

Laikliği böyle bir  konumuna koyarsanız laikliği ideoloji haline getirmişsiniz demektir.

Laikliği taraflar arasında eşit ilişki kurma ve yönetim biçimi olarak tanımlamak modern dünyanın uygulamasıdır.

‘Ladini’ olarak tanımlanan eski yaklaşım bütün dünyada marjinal kaldı. Türkiyede sadece yüksek yargı ve askeri bürokrasinin bir kısım dinazorları bunun farkında değil.

Dinazor neslini yok eden ‘küçük beyin büyük zırh’ idi.

İnsansal dinazorları yok eden ise eski sorulara eski cevaplar vermeye devam etmeleri olmuştur.

Dinazorlar küçük beyinleri nedeniyle çok korkuyorlardı her şeyden kaçıyorlardı. Değişen dünyaya uyum sağlayamadılar. İnsansal dinazorlar ise dini tezahürlerden çok korkuyorlar. Anlamaya çalışmazlarsa tükenmek zorundadırlar.

Yerli dinazorların Yüksek Yargı’daki ve askeri bürokrasideki temsilcileri bakar kör olmaya devam edebilirler bu onların tercihidir.

Üniversiteli öğrencisinin dini tercihinden YÖK’e ne?

Laikliği dinden uzak durmak olarak anlamak bir çeşit dinazor olmaktır. Üniversite öğrencisi bir kişinin dindar olma hakkı var.

Eski YÖK’ün gerekçesi olan başörtüsünün ‘siyasi simge’ olması bilimsel bir veriye dayanmıyor. Tek tip üniforma gibi giyinenler varsa onları kısıtlayalım kendi özel tasarımını geliştirmiş kimliği belli olan bir genç kızın tesettüründen bize ne?

’Sıkma baş’ alerjisi olanları tahrik etmeyen ‘özel tasarımlarını’ genç kızlarımız zaten geliştirebilirler. İlahiyat Fakülteleri ve Orduevleri bunu başardı.

YÖK tarafından Üniversite rektörlerine inisiyatif vererek üniforma çağrıştırmayan kıyafetleri bir genelge ile serbest bırakmak mümkün. Rehberimiz akıl ve bilimdir. İtiraz edenlerden bilimsel veri istenmelidir.

Haber 7

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.