Büşra Erdal'ın haberi
Yayınlanan beyanların ast-üst ilişkisini bozabileceğini ve bunun da suç olduğunu ifade etti. Başbuğ'un dikkat çektiği maddeye bakıldığında özellikle askerlere yönelik bir düzenleme olduğu anlaşılıyor. Çünkü bu suçun benzeri 5237 sayılı TCK'nın 301'inci maddesinde sivillere yönelik düzenlenmiş.
İlker Başbuğ'un yaptığı açıklamalar, sivillerin askeri mahkemede yargılanması tartışmalarını tekrar gündeme getirdi. Başbuğ'un kendisine soru yönelten gazetecilere ilginç bir tehditte bulunduğu ortaya çıktı: "Askeri Ceza Kanunu'nun 95'inci maddesi, ast-üst ilişkilerini zedelemekle ilgilidir. Belgeyle ilgili yapılan beyanatlar, konuşmalar vesaire bunlar ast-üst ilişkilerini zedelemeye yönelik olursa vallahi siz düşünün. Biz şu anda kimse hakkında suç duyurusunda bulunmadık." Gazeteciler, Başbuğ'a, "Niyetiniz var mı?" diye soruyor. Bunun üzerine Genelkurmay Başkanı, "Belli olmaz. Eğer siz bunları ihlal ederseniz 95'e girersiniz. Spekülatif beyanlar ve haberler ast-üst ilişkisini zedeleyebilir. 95'inci madde üç yıldan altı yıla kadar ceza içeriyor." cevabını veriyor.
"Hilafı salahiyet askerlik işleri için toplananlar ve müzakere yapanların cezaları" başlıklı Askeri Ceza Kanunu'nun 95'inci maddesi 6 fıkradan oluşuyor. Başbuğ'un bahsettiği 'ast-üst ilişkisini zedelemek' suçu, maddenin dördüncü fıkrasında şu şekilde yer alıyor: "Astlık-üstlük münasebetlerini zedelemeye, amir veya komutanlara karşı güven hissini yok etmeye matuf olarak alenen tahkir veya tezyif edici fiil ve harekette bulunanlar altı aydan üç seneye kadar hapsolunur."
Bu maddedeki suçların basın yoluyla işlenmesi halinde ceza artırılarak veriliyor. Askeri Ceza Kanunu'ndaki bu suçun sivillere yönelik düzenlemesi, zaten çok tartışılan Türk Ceza Kanunu'nun 301'inci maddesinde var. 301'inci madde "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi 1. fıkra hükmüne göre cezalandırılır." şekliyle yer alıyor. Yani sivillerin askerlere yönelik "tahkir ve tezyif" etme suçu genel bir kanun olan TCK'da yer alıyor. Bu suçun benzeri olarak Askeri Ceza Kanunu'nda düzenlenen 95'inci maddenin ruhundan askerlere yönelik bir suç olduğu anlaşılıyor. Ancak Başbuğ, şimdiye kadar uygulaması olmayan, sivillerin yargılanmadığı bir suçu ilk defa gündeme getiriyor.
BAŞBUĞ, 95. MADDEYLE GÖVDE GÖSTERİSİ YAPAMAZ
Eski Cumhuriyet Savcısı Gültekin Avcı, Genelkurmay Başkanı'nın 95. maddeyi göstererek basın mensuplarına gövde gösterisi yapamayacağını anlatıyor: "Demokraside her türlü kurum tenkide açıktır. Kurumların daha iyi işleyişi için gazeteciler tabii ki de tenkitlerini yapacaklardır. Bunu Askeri Ceza Kanunu'na göre tevil etmek zaten mümkün değil. Kaldı ki böyle bir hengâmede sivillerin Askeri Ceza Kanunu'na tabi bir şekilde düşünülmesi ve değerlendirilmesi tamamen askeri bir bakış açısıdır. Bu, hukuk dışı bir tavırdır. Bunu kabullenmek mümkün değil. Genelkurmay Başkanı 95. maddeyi göstererek basın mensuplarına karşı gövde gösterisi yapamaz. Savaş gemileri içinden savaş naraları atarak demokrasi ve hukuka bağlılık vaatleri verilmez. Bunlar miletin ve hukukçuların zekâsına hakarettir."
Zaman