Son olarak 5 yıldır İstanbul Barosu Avukat Hakları Merkezi başkanlığı yapan av. Uğur Poyraz görevinden istifa etti. Baronun avukatlık mesleğinin sorunlarıyla ilgilenmemesini eleştiren Poyraz, "Baro önce kendini düzeltsin daha sonra siyasetle uğraşsın." çağrısında bulundu.
Poyraz, yıllardır avukatlık mesleğinin onuruyla ilgili verdiği mücadele ile tanınıyor. Yargının hakim ve savcılarla birlikte kurucu unsuru olan avukatların duruşma salonunda da eşit muamele görmesini istiyor. Bu kapsamda mahkeme salonlarında savcılar ve avukatların eşit statüde durması, avukatların da oturarak konuşması, karar anında oturarak dinlemesi gerektiğine ilişkin mücadele veriyor. Bu nedenle hakim ve savcıların şikayetleri ile hakkında açılan birçok dava çeşitli adliyelerde sürüyor. Buna rağmen mücadelesinden vazgeçmeyen Poyraz, son olarak bağlı bulunduğu meslek örgütünün kendisine sahip çıkmaması nedeniyle istifa ederek, tepkisini gösterdi. İstifaya neden olan süreçte bardağı taşıran son damla, 4 dosyayla ilgili hakkında inceleme yapılan Poyraz'ın baro yönetim kurulunca oybirliği ile disipline sevk edilmesi oldu. Avukatların birçok problemi bulunduğuna dikkat çeken Poyraz, uzun yıllardır mücadele verdiğini, ancak ne barodan ne de meslektaşlarından destek görmediğini vurguladı.
Baronun daha çok güncel siyasi tartışmalarla gündeme gelmesinden de rahatsız olan Poyraz, şunları söyledi: "Baro önce kendini düzeltsin, daha sonra siyasetle uğraşsın. Barolar, hukukla ilgili siyasi konulara uzak kalamaz. Ama kendi sorunlarına sahip çıkmadan başka sorunlara sahip çıkması absürt kaçıyor. Her yere hukuk fakültesi kondurdular. Meslek kalitesi yerlere düştü. Avukatlık ücretleri çok düşük, bin-2 bin liraya ağır ceza mahkemesi davasına bakanlar var. Baro bunlar için mücadele etmiyor. Ben de anlaşamadığım için yolumu ayırdım."
'Katsayı, yargı reformuyla çözülür'
Demokrasi ve Özgürlük İçin Yargıçlar ve Savcılar Birliği (Demokrat Yargı) Eşbaşkanı Orhan Gazi Ertekin, Danıştay'ın katsayı kararının, hukuksal zeminden yoksun siyasi bir karar olduğunu belirtti. Demokratikleşebilmek için katsayı sorununu artık yargı reformuyla birlikte çözmek gerektiğini vurgulayan Ertekin, "Sadece yasama ve yürütmenin değil, aynı zamanda yargının da yasalara uygun davranması konusunun tüm taraflara sürekli yinelenmesi gerekir." dedi.
Kararın çok tehlikeli sınıf ilişkileri üretilmesine sebep olduğuna işaret eden Ertekin, buna şöyle açıklık getirdi: "Ailenin veya 14-15 yaşında bir çocuğun almış olduğu bir kararın bütün hayatının sabitlendiği bir karar olarak değerlendirilmesi, daha sonraki hayatında farklı tercihlerde bulunma hakkının verilmemesi özgürlüklerinin elinden alınması anlamına gelir. Bizce bu karar, kişinin temel hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi adına hukuk devletinin bir aracı olma niteliğini kaybettiğini gösteren örnek bir karardır." Demokratikleşmek içinse şunları önerdi: "Katsayı tartışmasının yargı reformu ile bir düşünülmesi gerekir. Çünkü yasal değişiklikler son 3-4 yıldır çok ciddi sonuçlar doğurmuyor. Yargının bu konuda ciddi bir direnci var. Bu direncin daha demokratik yönde işleyebilmesi için yargı reformu yapılmalıdır."
Zaman