Milliyet Gazetesinden Devrim Sevimay’ın, El-Cezire Türkiye Temsilcisi Yusuf El Şerif ile yaptığı röportajdan:
- Size göre İslami Direniş Hareketi (HAMAS) terörist bir örgüt mü, değil mi?
Kesinlikle değil. Elbette HAMAS’ın sivillere karşı intihar eylemleri gibi kimi eylemleri kabul edilemez, ama unutmayalım işgal altındaki bir halkın bu işgalden kurtulmak için silah kullanma hakkı vardır. Bu BM yasalarında da böyledir, tarihte de böyledir.
- Altı yıl boyunca yerleşim alanlarına füze atma hakkı var mıdır?
İşgal devam ettiği sürece füzeleri atmak zorunda, yapacak başka bir şeyi yok. Düşünün, bütün sınır kapılarını İsrail kontrol ediyor; karayı kontrol ediyor, havayı kontrol ediyor, denizi kontrol ediyor, kendi ülkenizde balık dahi tutamıyorsunuz. Her şeyinizi bloke ediyor; ne yapacaksınız?
- Bir ihtimal dünyanın insafa gelip, ambargoyu kaldırtmasını bekleyeceksiniz?
Ama dünya insaf etmiyor! “Ateşkes yapalım. Ben füze atmayayım, sen de şu ambargoyu kaldır” diyorsun, onu da İsrail kabul etmiyor. Başka ne çare var?
- HAMAS’ın değişmesi?..
Size çok net bir şey söyleyeceğim: Eğer Türkiye’ye bir fırsat verilseydi 2006 yılında HAMAS hakikaten değiştirilebilirdi. Türkiye bunu yapmaya gerçekten çok yakındı, ama kimse bunu istemedi. Kimse bir şans tanımadı.
- Sizce niye?
Avrupa’nın meseleye daha yeni ikna olması, baştan Türkiye’ye destek çıkmaması bir engeldi, ama bence en büyük engel İsrail’in kendi Ergenekonu. Bu ifadeyi kestirmeden anlatmama yardım ettiği için kullanıyorum, ama gerçekten de İsrail’in içinde, kendine özgü büyük bir Ergenekon var. Son 20 yılı incelemeye alın, ne zaman barışa yaklaşılsa bir şey çıkıyor ve hemen arkasından İsrail itiraz ediyor ve barış fırsatı kaçırılıyor. Bu kaç kez oldu.
- Niye yapsın peki?
Çünkü korkuyla büyüyen bir ülke İsrail. İsrail’i birleştiren, ayakta tutan tek şey “Aman bütün Araplar bizi yok etmeye çalışıyor” korkusu. Bundan besleniyorlar, güçleniyorlar, paralar topluyor, silahlanıyor, ABD’yi arkalarına alıyorlar; hep bu korku sayesinde.
- Peki sizce Oslo barış süreci sırasında HAMAS’ın yaptığı intihar saldırıları da “Ergenekon”a giriyor mu?
Giriyor, ama şunu da sormamız gerekiyor; acaba bütün intihar saldırılarını Filistinliler mi yapıyordu? Yani bunu belki Mahmut Abbas da anlatabilir, Filistinli yetkililer de anlatabilir. Filistin içinde maalesef İsrail’in tuzağına düşen birkaç tane casus var. Ayrıca karşılıklı olarak çözüm istemeyen taraflar direkt olmasa, bilerek olmasa bile bazen sanki işbirliği varmış gibi hareket de edebiliyorlar.
- Sonuç olarak siz, Filistin’in de bir Ergenekon’u var diyor musunuz?
Filistin’in bir Ergenekon’u yok, Filistin’in dağınık bir kafası var. Zaten işgal altındaki bir ülkede ne Ergenekonu olacak. Ama İsrail öyle değil. Yerleşik bir devlet yapısı var ve nedense bütün siyasi liderleri ya istihbarat ya asker kökenli. Şunu iyi görmemiz lazım: İsrail içinde barış istemeyen büyük bir lobi var. Bu grup elde ettiği rantı bırakmak istemiyor ve sürekli HAMAS’ı bahane ediyor. “Peki HAMAS olmasın, oturun Abbas’la çözün” diyorsunuz, 15 yıl masada otur kalk, otur kalk yapıyor, ama yine hiçbir şey çözmüyor. Bilakis zaman içersinde daha fazla toprak işgal ediyor.