Üstün yetenekli/zekalı öğrencilere dair birkaç önemli not…

Bahri YAĞMUR

-Çocukluğumuzda sınıfımızın en başarıları şimdi nerelerdeler ve çürüklerin yanında sağlam kalmaya direnen meyvelerin akıbeti…-

On yıllardır üstün yetenekli/üstün zekalı öğrencilerle çalışıyorum. Bu çocukların ortak kişilik noktaları, alışkanlıkları, hayata ve olaylara bakışları hep merak edilir, araştırılır, tartışılır olmuştur. Zaman zaman buradan onlar hakkında bilhassa bu tür çocukların ebeveynleri ve öğretmenleri tarafından bilinmesi gereken kritik ve püf noktaları konuyla ilgili okuyucularımla paylaşma arzusu içinde de oluyorum. Son haftalarda sosyal medyada da görüntülü olarak ele aldığım bu tür gönderilerin kısa özeti anlamında kaleme aldığım yazımda üstün yetenekli/üstün zekalı çocuklarımızla ilgili birkaç noktayı siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim.

Çocukluğunuzda sınıfınızın en başarıları ne şimdi ne iş yapıyor düşündünüz mü hiç? Şöyle bir etrafımıza baktığımızda çocukluğumuzda, gençliğimizde sınıfımızda çok başarılı olan, çocuk gözümüzle onlara o zamanlar “dahi” dediğimiz arkadaşlarımızın hayatta pek de başarılı olamadıklarını görürüz. Bunun bir nedeni de karakter özelliği... Çalışkanlık, azim, sebat, disiplin yani. Zekâ, bir motor; karakter ise onun yakıtıdır. “Çoğu insan motoru çalıştırsa da maalesef yolu bitirecek depoya sahip değildir.” O halde doğuştan getirdiğimiz yetenek, kabiliyet ve zekâmız tek başına yeterli değil her zaman. Onları besleyecek, diri ve ayakta tutacak kişilik özelliklerini de beraberinde taşımalıyız ki ayaklarımız üzerinde duralım. Yani zekâ ve kabiliyet tek başına yetmiyor maalesef… İnsanı hedefine götürecek bu yeteneklerle beraber çalışkanlık, azim, gayret gibi kişilik özellikleri olmadan başarı gemisi, muvaffakiyet limanlarına ulaşmıyor ne yazık ki…

Burada dikkate değer bir nokta daha var aslında hep göz ardı ettiğimiz: Ya çevremizdeki insanlar, günümüz modern tabiriyle etrafımızı saran o gizemli çevremiz, aslında bizi biz yapan gizli, esrarengiz gücümüz olan “networkumuz.” “Çürüyen, kokuşan meyve ve sebzelerin bir zamanlar yanlarında taptaze duran meyve ve sebzeleri de çürüttüğünü gördünüz mü hiç? İnsanlar da böyle değil mi aslında? Belli süre sonra arkadaşları gibi oluveriyor her bir insan. Ve her kuş kendi cinsiyle uçtuğu gibi başta üstün yetenekli bireyler olmak üzere her insan, kendi mizacına uygun, kabiliyetlerini geliştirecek insanlarla hem dem ve arkadaş olmalıdır. Unutmamalıdır ki beş profesörün yanında altıncısı siz, on dehanın yanında on birinci deha siz olursunuz. Yirmi arsız, ahlaksızın yanında yirmi birincisi de siz…” Jim Rohn bu konuda ne de anlamlı düşünüyor ve diyor ki “Dünyanın en zeki insanı da olsanız, bulunduğunuz ortam vasat ve vasatın altındaki kimselerden ibaretse, düzeyinizi bile koruma imkânınız yoktur.”

Babaannemin meşhur duasıydı. Bana duasında her daim “Allah seni iyilerle karşılaştırsın.” Derdi. O zamanlar bunu pek anlayamadım. Ne anlamlı bir temennidir bu aslında... “İyilerle, sizi yukarı çekenlerle, sizi siz yapabilenlerle, size siz olduğunuzu hatırlatıp gerçek sizi bulduranlarla tanışmanız, karşılaşmanız, beraber olmanız dileğiyle.”

Üstün yetenekli/zekalı çocuklar için hazırlanan daha fazla bilgi ve videom için bakınız: https://www.instagram.com/bahriyagmurrr/?hl=tr

@bahriyagmurrr

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.