Ayasofya'nın ana kubbesindeki restorasyon çalışmalarında yeni aşamaya geçildi

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğünce Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde sürdürülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı koruma, restorasyon ve güçlendirme çalışmalarında yeni bir aşamaya geçildi

Ana kubbedeki restorasyonun güvenli koşullarda sürdürülebilmesi amacıyla kurulan geçici çelik çatının yüksek güvenlik standartlarına sahip koruyucu brandayla kaplanmasına başlandı.

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya'nın ibadete açılışının 6. yılı dolayısıyla NSosyal'deki hesabından yaptığı açıklamada, gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 6. yılını kutlayan Ersoy, Ayasofya'nın Fatih Sultan Mehmet'in emaneti ve İstanbul'un fethinin en büyük nişanesi olduğunu belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın tarihi kararıyla mabedin yeniden asli hüviyetine kavuştuğunu kaydetti.

Ayasofya'nın ana kubbesinde yapılacak çalışmaya ilişkin bilgi de veren Ersoy, bilim heyeti rehberliğinde yürütülen uygulamayla tarihi yapının iklim koşullarına karşı korunduğunu, mozaiklerin güvence altına alındığını ve tüm çalışmaların özgün dokuya zarar verilmeden büyük hassasiyetle sürdürüldüğünü aktardı.

Bakan Ersoy, "Medeniyetimizin en kıymetli miraslarından Ayasofya'yı bilimsel koruma anlayışıyla gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Fatih'in emaneti Ayasofya, ezanla, duayla ve tüm ihtişamıyla ilelebet yaşamaya devam edecek." ifadelerini kullandı.

"Cumhuriyet tarihinde Ayasofya'da gerçekleştirilen en kapsamlı çalışmalardan biri"

Ayasofya Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ökten de gazetecilere yaptığı açıklamada, yürütülen çalışmaların Cumhuriyet tarihinde Ayasofya'da gerçekleştirilen en kapsamlı çalışmalardan biri olduğunu söyledi.

Yapının deprem güvenliğini en üst seviyeye çıkarmayı amaçlayan güçlendirme ve onarım projelerinin hazırlandığını belirten Ökten, bu kapsamda ana kubbede çalışma yapılabilmesi için özel çelik iskele sistemi kurulduğunu anlattı.

İç mekandaki çelik iskelenin kurulumunun ramazan ayı öncesinde tamamlandığını aktaran Ökten, daha sonra kubbe üzerindeki çelik iskelenin inşasına geçildiğini bildirdi.

Mehmet Ökten, kubbe üzerindeki iskelenin temmuz ayında tamamlandığını belirterek, şunları kaydetti:

"Bu çok önemli bir aşama çünkü bizim güçlendirme projemizde kubbenin güçlendirilmesi var. Yapılan analizlerde bu müdahaleleri yapabilmek için kurşun örtünün kaldırılması gerekiyor. Kurşun örtüyü kaldırdığımız zaman kontrollü bir ortam yaratmamız, yapıyı dış etkilerden korumamız lazım. Şimdiki aşamada çelik iskelenin üstünü 8 dilim membranla kapatacağız ve 7 gün 24 saat kontrollü, güvenli bir çalışma ortamı sağlayacağız. Bu şekilde güçlendirme çalışmaları hızlı bir şekilde başlayacak ve devam edecek."

"Arkeolojik alan hassasiyetiyle çok nitelikli bir çalışma yapabileceğiz"

Ana kubbenin altındaki eşsiz mozaiklerin korunmasının öncelikli hedeflerden biri olduğunu vurgulayan Ökten, güçlendirme çalışmaları kapsamında kubbenin üst bölümüne ileri teknoloji lifli polimer sistemi uygulanacağını dile getirdi.

Prof. Dr. Mehmet Ökten, bu işlemin gerçekleştirilebilmesi için mevcut kurşun kaplamanın kaldırılmasının zorunlu olduğunu anlatarak, şu bilgileri verdi:

“Kurşun kaplamayı kaldırdığımız zaman yapıyı dış etkilerden korumamız lazım. Bir yağmur veya başka bir etki olduğunda mozaiklere zarar gelebilir. Birinci amaç atmosferik etkilerden yapıyı korumak. İkincisi ve bizi çok heyecanlandıran konu ise kurşun kaplamayı ve toprak katmanını kaldırdığımızda dönem içinde hasar görmüş kubbenin bölümlerini de görecek olmamız. Biz çeşitli taramalar ve varsayımlar üzerine bu projeyi oluşturuyoruz. Şimdi kubbenin gerçek halini göreceğiz ve adeta bir arkeolojik alan hassasiyetiyle çok nitelikli bir çalışma yapabileceğiz.”

Koruma amacıyla kullanılacak membranın ileri teknoloji ürünü olduğuna dikkati çeken Ökten, malzemenin alev yürütmez özellik taşıdığını ve atmosferik etkilere karşı da koruma sağlayacağını dile getirdi.

Eş zamanlı çalışmalar yürütülüyor

Ökten, restorasyon sürecinin sanat tarihçileri, mimarlar, malzeme uzmanları ve inşaat mühendislerinden oluşan bilim kurulunun denetiminde yürütüldüğünü, kubbenin üzerinin membranla kapatılmasının ardından kurşun örtünün kaldırılacağını ve yerinde tespit çalışmalarına başlanacağını söyledi.

Yapı radarları ve gelişmiş tarama sistemleriyle kubbenin bugüne kadarki en ayrıntılı incelemelerinden birinin gerçekleştirileceğini aktaran Ökten, "Yapı radarı tarama sistemleriyle kubbenin adeta röntgenini çekeceğiz. Bu hem bilimsel veriler hem de uygulama açısından son derece heyecan verici bir yöntem olacak." dedi.

Mehmet Ökten, restorasyonun yalnızca ana kubbeyle sınırlı olmadığını, yapının yer altı ve yer üstündeki farklı bölümlerinde eş zamanlı çalışmalar yürütüldüğünün altını çizdi.

Beyazıt Minaresi'ndeki güçlendirme çalışmalarının tamamlandığını bildiren Ökten, sonraki etapta Fatih ve Mimar Sinan minarelerinde güçlendirme çalışmalarına başlanacağını, cephe restorasyonlarının da sürdüğünü kaydetti.

Çalışmaların belirli bitiş tarihinin bulunmadığını sözlerine ekleyen Ökten, "Sayın Bakanımızın da dediği gibi bu sürekli bir bakım süreci. Dünyadaki konsept de tarihi yapıları sürekli izlemek, bakımını yapmak ve aynı zamanda sanat eseri gibi paylaşmak." değerlendirmesinde bulundu.

Ana kubbede güçlendirme ihtiyacı belirlendi

Tarihi ve mimari özellikleriyle dünya kültür mirasının en önemli eserleri arasında yer alan Ayasofya'da yapılan kapsamlı analiz ve incelemelerde, kubbenin güçlendirilmesi gerektiği tespit edildi. Kubbedeki kurşun örtünün onarılması ve kapsamlı güçlendirme uygulamalarının gerçekleştirilebilmesi için mevcut kurşun kaplamaların sökülerek onarılması veya yenilenmesi zorunluluğu ortaya çıktı.

Kubbenin dış yüzeyindeki güçlendirme çalışmalarıyla eş zamanlı olarak iç yüzeyde bulunan mozaik süslemelerin konservasyon, restorasyon ve güçlendirme işlemlerinin de bütüncül, sağlıklı ve güvenli şekilde yürütülmesi planlandı.

Yapılacak uygulamaların hassasiyeti nedeniyle kubbenin kurşun örtüsü kaldırılırken, yapının mevsimsel hava şartlarından etkilenmemesi ve iç kısımda bulunan mozaiklerin zarar görmemesi için koruma tedbirleri değerlendirildi. Gerçekleştirilen bilim heyeti toplantılarında, kubbe yüzeyinin geçici olarak kapatılması gerektiği kararlaştırıldı.

Bu doğrultuda kubbenin üzerinin geçici çelik konstrüksiyon ve uygun nitelikte koruyucu brandayla kapatılmasının ardından imalatlara başlanması uygun bulundu.

Brandayla kaplama işlemine başlandı

Ana kubbenin gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında alanın dış etkenlerden korunması için kurulan geçici çelik çatının brandayla kapatılması aşamasına gelindi. Kubbe üzerindeki restorasyon çalışmalarının iklim koşullarından etkilenmeden ve güvenli ortamda sürdürülebilmesi amacıyla geçici çelik çatının koruyucu brandayla kaplanması işlemine başlandı.

Proje kapsamında kullanılacak koruma örtüsü, alanında uzman akademisyenler ile koruma uzmanlarından oluşan Bilim Heyeti tarafından gerçekleştirilen detaylı teknik incelemeler sonucunda belirlendi. Kubbenin kurşun görünümüyle uyum sağlaması amacıyla gri renkte seçilen branda, yangın risklerine karşı en yüksek güvenlik standartlarını karşılayan alev yürütmez malzemeden üretildi.

Uygulama öncesi kubbenin mevcut yük dengesi ve geçici çelik konstrüksiyonun taşıma kapasitesi dikkate alınarak mimari ve mühendislik gereklilikleri doğrultusunda ağırlık ve rüzgar yüküne ilişkin hesaplamalar tamamlandı.

Geçici koruma uygulaması, tarihi yapının özgün dokusuna ve malzeme bütünlüğüne zarar vermeyecek şekilde titizlikle planlandı. Uygulama sayesinde hem kubbenin iç ve dış yüzeylerinde yürütülecek restorasyon çalışmaları hava koşullarından korunacak hem de çalışma alanındaki iş güvenliği en üst seviyede tutulacak.

Restorasyon süreci boyunca Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, ibadete ve ziyaretçilere açık olmaya devam edecek.

aa

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Ayasofya Haberleri