Ayasofya Cami imamı Boynukalın: Türkiye'de İslam, milletin rızası alınmadan zorla terkedildi

Ayasofya-i Kebir Camii Şerifi İmam-Hatibi Prof. Mehmet Boynukalın'ın laiklikle ilgili yaptığı, "1921 ve 24 anayasalarında devletin dini İslam'dı ve laiklik yoktu. Cumhuriyet fabrika ayarlarına dönsün" ifadesi bazı kesimlerin tepkisini çekti.

RİSALEHABER

Linç kampanyasına dönüşen tepkilere karşılık Boynukalın'a büyük destek verildi.

Tartışmalarla ilgili sosyal medya hesabından yeni açıklama yapan Boynukalın, İslam'ın bu ülkenin kurucu unsuru olduğunu, daha sonra bu unsurun milletin rızası alınmadan zorla terkedildiğini ve direnenlere zulmedildiğini söyledi.

Prof. Mehmet Boynukalın'ın sözleri şöyle:

Düşünce ve konuşma özgürlüğünü sadece kendileri için isteyenler büyük çoğunluğu Müslüman olan bu millete İslam'ı ve Kur'an'ı anlatmaya engel olamayacak. Dünya ve ahirette iyilik ancak İslam'la mümkündür. Bu ülkeyi işgalden kurtaran manevi güç İslam'dan başkası değildir. İstiklal savaşımız ezan, Kur'an, İslam, vatan ve namus gibi İslamî değerler üzerinden yapılmıştır. İslam bu toprakların bizim olmasını sağlayan ve milletimizi bir arada tutan en önemli unsurdur. "Müslümanlıkla yoğrulan yurdu Müslümansız bırakma Allahım."

İslam'a ve Hz. Peygamber'e düşmanlık eden Fransa vb. devletlerden alınan kanunlar bizim dinimizle ve örfümüzle çelişmektedir. İslam'ı bir bütün olarak anlayıp ona göre yaşamayı istersek Rabbimiz bize her yönüyle İslamî bir hayat nasip edecektir bugün veya yarın.

Şerefli imamlık görevim dışında İslam hukuku profesörüyüm ve İslam'ı anlatma görevim var. Bu görevi Rabbimiz bütün ilim sahiplerine yüklemiştir: "Hani Allah, kendilerine kitap verilenlerden, “Onu (Kitabı) mutlaka insanlara açıklayacaksınız, onu gizlemeyeceksiniz” diye sağlam söz almıştı. Fakat onlar verdikleri sözü, arkalarına atıp onu az bir karşılığa değiştiler. Yaptıkları bu alışveriş ne kadar kötüdür! (Al-i İmran Suresi, 3/187). 

Hz. Peygamber (s.a.s.) İslam'ı tebliğ etmek için hac mevsiminde Mekke'ye gelen müşrik Arapların yanına gider ve şunu söylerdi: "Kureyş, benim Rabbimin sözünü tebliğ etmeme mani oluyor." 

Kur'an'ın tebliğ edilmesi, anlatılması fitne değildir. Mekke müşrikleri de Hz. Peygamber'e fitneci gözüyle bakıyorlardı. Benim tek amacım bu İslam beldesinde Allah'ın sözünü olduğu gibi tebliğ etmektir.

Ayrıca ben bu ülkenin bir vatandaşıyım ve anayasanın oluşturulmasında benim de söz hakkım var. Benim gibi düşünen milyonlarca Müslüman var bu ülkede. 

Daha önce de dediğim gibi İslam bu ülkenin kurucu unsurudur; İstiklal savaşının ve Milli Mücadele'nin en güçlü dinamiğidir. Daha sonra bu unsur milletin rızası alınmadan zorla terkedilmiş ve direnenlere zulmedilmiştir. Bu ülkede sanki hiç bir şey olmamış gibi davranmamızı bekleyemezsiniz. Memleketimizde tam anlamıyla devlet-millet kaynaşmasını engelleyen en önemli husus budur. 

Bu ülkenin samimi bir ferdi olarak gelin ey akl-ı selim sahibi, bu ülkeyi seven insanlar, din-İslam-laiklik meselemizi sorun olmaktan çıkaralım. Bunu medeni insanlar gibi kavga etmeden, birbirine hakaret etmeden oturup konuşalım. Tek duam, temennim budur. Dua eden ve destek veren kardeşlerimden Allah razı olsun. Sizleri Allah için seviyorum. Gerilerine Allah hidayet versin. Şahit ol Ya Rab!

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (13)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

Güncel Haberleri