Adem Yılmaz'ın haberi
Avukatlar, Maarif Meydanı'nda toplanarak, basın açıklaması yaptı. Kararı, hukuki olmaktan ziyade siyasi bulan avukatlar, bu kararla kamu vicdanının yaralandığına dikkat çekti. Avukatlar adına basın açıklamasını Avukat Halil Kılıç yaptı. Halil Kılıç, Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu hatırlatarak, herkesin kanunlar önünde eşit olduğuna vurgu yaptı. Her kim olursa olsun, suç işleyen herkesin adalet önünde hesap vermeye mecbur olduğunu belirten Kılıç, bu kapsamda Erzurum özel yetkili cumhuriyet savcılarının kanunun verdiği yetkiyle yaptıkları bir soruşturma dolayısıyla hiçbir inceleme ve soruşturma yapılmaksızın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından yetkilerinin ellerinden alınmasını doğru bulmadıklarını ifade etti. Kararın, hukukla, adaletle, hakim ve savcı bağımsızlığı ile bağdaştırılamayacağının altını çizen Kılıç, HSYK'nın bu kararının yasal düzenlemelere de aykırı düştüğünü dile getirdi. Kurulca alınan bu kararın, hukuki olmaktan ziyade siyasi bir karar olmakla kamu vicdanını da yaraladığını kaydeden Kılıç, şöyle dedi: "Kabul edilemez bu kararı; adalet ve özgürlük anlayışımıza vurulmuş bir darbe olarak görüyoruz. Bu karardan sonra savcılar, görevlerini ifa ederken HSYK'nın baskılarını üzerlerinde hissedeceklerdir. Kararları yargı denetimine tabi olmayan ve idari görev ifa eden HSYK'nın bir yargı kuruluşu gibi yargılama sürecine müdahale ederek, yasal görevlerini ifa eden savcıların yetkilerinin alınmasını kabul etmiyoruz."
HSYK'nın, bu yapısı ile devam etmesi halinde, hakim ve savcıların sağlıklı karar verebilme yeteneğinin kaybolacağını belirten Kılıç, 17 Şubat 2010 tarihini, demokrasi ve hukuku zaafa uğratarak, adaleti baskı altına alan ikinci Şemdinli vakası olarak değerlendirdi. Yargıtay üyelerinin önlerine gelecek bir davada görüş belirtmelerinin de açıkça ihsas-ı rey oluşturduğunu söyleyen Kılıç, "Ayrıca ceza yargılamasında yetki ve görevi bulunmayan Danıştay'ın da, HSYK'ya yapmış olduğu destek ziyaretini hukukçular olarak manidar bulmaktayız. Buradan Meclis'e ve hükümete çağrıda bulunuyoruz; kısır ve gündelik siyasi çekişmeleri bir kenara bırakıp ülkenin acil ihtiyacı olan tarafsız ve bağımsız Türk yargısı oluşturulması için geniş tabanlı katılımlarla hazırlanacak 'Yargı Reformunu' geciktirmeksizin hayata geçiriniz." diye konuştu.
Kılıç, HSYK'nın kararını, kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanma işlemi olarak değerlendirdi. Basın açıklamasının ardından avukatlar, karara alkışlarla tepki gösterdi.