Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Hakan Yılmaz, ''Bugün Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği hakkında bir referandum yapılacak olsa Avrupa'da 'hayır' diyeceklerin oranı yüzde 51.8'' dedi.
BÜ Avrupa Çalışmaları Merkezinin Madrid Özerk Üniversitesi, Granada Üniversitesi ve Avrupa ile Diyalog Derneğinin, 5 Avrupa ülkesinde 5 bin kişi ile gerçekleştirdiği, ''Avrupalıların Müstakbel Bir AB Üyesi Olarak Türkiye'ye Bakışları ve Türkiye'nin Avrupalılaşma Sorunları'' araştırmasının sonuçları düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı.
Toplantıda konuşan proje koordinatörü Yılmaz, böyle bir çalışmanın Avrupa'da ilk kez yapıldığını söyledi.
Yılmaz, genel olarak Avrupa kamuoyunu temsil eden Fransa, İngiltere, Almanya, İspanya ve Polonya ülkelerinin dahil olduğu araştırmada, Avrupalıların Türkiye hakkındaki düşüncelerini ortaya koymaya çalıştıklarını kaydetti.
Avrupa'da, halkın kararlardan uzak tutulması nedeniyle bir ''Demokrasi açığı'' oluştuğunu savunan Yılmaz, ''Bu nedenle, önüne bir karar konulduğunda hükümetin dediğinin tersine davranıyor. Dolayısıyla Türkiye konusundaki kararlar da biraz bu demokrasi açığından etkileniyor'' diye konuştu.
Hakan Yılmaz, birliğe yeni ülke alınması konusunda Fransa dışında diğer ülkelerin yüzde 61,4 ile olumlu görüş bildirdiğini ifade ederek, ''Fransa'da genişleme yorgunluğu, halkın çoğunluğunu kapsıyor. Fransa'nın karşıtlığı, Türkiye karşıtlığı olmanın ötesinde AB'ye yeni üye alınması konusunda da geçerli. Türkiye karşıtlığı da bu genel eğilimin bir parçası aynı zamanda'' dedi.
''İNGİLTERE, GENİŞLEMEYE KARŞI ÜLKELER ARASINA GİREBİLİR''
BÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz, İngiltere'de de genişleme yanlılarının sayısının azaldığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:
''İngiltere genelde biraz daha gevşek bir Avrupa'dan yana diye bilinir, ancak son genişlemeler ve peşinden gelen göçler İngiltere halkında da genişleme yorgunluğu yarattı. İngiltere, genişleme karşıtı ülkeler arasına girebilir. Bu bizim için alarm verici bir durum, çünkü İngiltere genelde Türkiye'nin AB'ye girmesini destekleyen bir ülke. Kamuoyu Türkiye'nin karşısına geçerse İngiltere hükümetleri de özellikle muhafazakar hükümetler Türkiye karşıtı pozisyon alabilir. Bu Türkiye için çok buyuk kayıp olur.''
Türkiye'nin AB'ye üyeliğine katılımcıların yüzde 47,1'inin karşı, yüzde 46,5'inin de taraf olduğunu aktaran Yılmaz, en yüksek desteğin yüzde 61,8 ile İspanya'dan geldiğini bildirdi.
Yılmaz, Türkiye'nin AB'ye üyeliğine verilen destek bakımından kadınlar ile erkekler arasında bir fark bulunmadığını ve eğitim düzeyi yükseldikçe destek oranının artığını belirterek, en büyük farkın yaş grupları arasında yaşandığını dile getirdi.
Avrupalıların Türkiye'nin üyeliğine dair tutumlarını belirleyen ana etkenlerle ilgili görüşlerini de aktaran Yılmaz, ''Türkiye karşısındaki tavrın arkasındaki en önemli neden kültürel etkenler'' şeklinde konuştu.
Yılmaz, Avrupalıların yüzde 30,7'sinin, Türkiye'nin üyeliğine karşı ileri sürülen argümanların ikna edici olmadığını belirttiğini dile getirerek, yüzde 57,8'inin de Türkiye'ye verilen sözlerin tutulmamasının ve anlaşmalardan cayılmasının haksızlık olacağı görüşünde olduğunu aktardı.
HER 5 AVRUPALIDAN BİRİ BAŞBAKAN ERDOĞAN'I TANIYOR
Prof. Dr. Yılmaz, Türkiye'nin tanınırlığını öğrenmek amacıyla bazı kavramların seçildiğini dile getirerek, İstanbul'un yüzde 91,1, Atatürk'ün yüzde 40, Tarkan'ın yüzde 23,4 ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yüzde 22,4 oranında tanındığını söyledi.
Türkiye'ye ilişkin algılar konusunda da yüzde 46,5 oranıyla ''Aile bağları'' kavramının daha çok Türklere uygun görüldüğünün belirtildiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin sadece yüzde 2,3 oranında ''Cinsel bakımdan serbest'' görüldüğünü kaydetti.
Yılmaz, Türkiye'nin Birliğe üyelik konusunda referandum yapılmamasını sağlaması gerektiğini vurgulayarak, ''Bugün Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği hakkında bir referandum yapılacak olsa Avrupa'da hayır diyeceklerin oranı yüzde 51,8'' dedi.
Türkiye'nin, zihinsel açıdan Avrupa'dan dışlandığını ileri süren Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye, her bakımdan ciddi bir Avrupa ülkesi. Bizim, çok taraflı, farklılaştırılmış, ama özünde gerçekleri söyleyen, Türkiye'nin Avrupa ile ilişkilerini anlatan bir tanıtım anlayışına ihtiyacımız var. Bu anlayışın içerisinde, hukuk ve siyasetin öne çıkarılması gerekiyor. Türkiye'nin imajını hukuksallaştırmak, siyasileştirmek ve ekonomikleştirmek gerekiyor. Türkiye algısında ciddi ön yargılara neden olan kültürel meselelerin ise biraz daha geri planda tutulmasında fayda var.''
BÜ Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakan Yılmaz, ''Medeniyetler ittifakı'' ve ''Köprü ülke'' gibi söylemlerin tehlikeli olduğunu savunarak, bu gibi argümanları daha az kullanmanın faydalı olacağını sözlerine ekledi.
Haber 7