Türk tarafı vize konusunda AB'yi ağır şekilde eleştirdi. AB ise 12 Eylül'de kabul edilen anayasa paketini överken Kıbrıs'la ilgili katma protokol ile ifade ve basın hürriyetini gündeme getirdi.
Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin girdiği sorunlu süreç kendisini dünkü 49. Ortaklık Konseyi'ne de yansıttı. Türk tarafı Kıbrıs, vize, müzakere fasıllarının dondurulması ve teknik süreçle ilgisi olmayan siyasi kriterler üretilmesine tepki gösterirken, AB tarafı da Kıbrıs'la ilgili ek protokol, ifade ve basın hürriyeti ile siyasi reformlardaki yavaşlamadan şikayet etti. Kaynaklar, Konsey toplantısının gerilimli geçtiğini ve havanın olumsuz olduğunu aktarırken, Macaristan dönem başkanlığında açılması beklenen rekabet faslının akıbetinin hâlâ belli olmadığına işaret etti. Macar Dışişleri Bakanı Mortanyi, rekabet faslının kendi dönem başkanlıkları sırasında müzakerelere açılabilmesi için Türkiye'den birkaç adım daha beklediklerini ifade etti.
1 Temmuz'da görevi Polonya'ya devredecek olan Macar dönem başkanlığında da başlık açılmaması durumunda son bir yıldır müzakerelerde hiçbir ilerleme sağlanmamış olacak. AB, Türkiye ile en son 30 Haziran 2010'da İspanya dönem başkanlığının son gününde gıda güvenliği, veterinerlik ve bitki sağlığı faslını açmıştı.
Ortaklık Konseyi'nin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başmüzakereci Egemen Bağış, Macaristan Dışişleri Bakanı Janos Mortanyi ve Genişleme Komiseri Stefan Füle karşılıklı şikayetlerini dile getirdi. Türk tarafı vize konusunda AB'yi ağır şekilde eleştirirken, AB de Kıbrıs'la ilgili katma protokol ile ifade ve basın hürriyetini gündeme getirdi. AB tarafı 12 Eylül'de kabul edilen anayasa paketini överken yargı reformu ve asker-sivil ilişkilerindeki ilerlemeleri de not etti.
VALENCİA'DA OYNAYAN TOPAL'IN EŞİ BİLE VİZE ALAMADI
Türk vatandaşlarının Avrupa'da maruz kaldığı vize sorununu çarpıcı bir misalle gündeme getiren Bağış, Valencia'nın Türk futbolcusu Mehmet Topal'ın eşinin bile vize alamadığına işaret etti. Davutoğlu ise AB'nin vize talebinin "haksız ve hukuki taahhütler anlamında sağlam temellere dayanmayan bir uygulama olduğunu" söyledi. Davutoğlu, Gümrük Birliği kapsamında başlatılan süreç ve çeşitli Avrupa mahkemelerinden alınan aksi yöndeki kararlara rağmen Türkiye'ye vize uygulanmasını kabullenmelerinin mümkün olmadığını vurgulayarak "Vize konusunda 3 şart gündeme getirildi. Biyometrik pasaportlara geçiş, geri kabul anlaşmasını tamamlama ve entegre sınır yönetimini başlatma. Bu üç konuda da kısa sürede ciddi aşamalar kaydettik. Biyometrik pasaporta geçtik, geri kabul anlaşması karşılıklı mutabakat halinde imzaya hazır hale geldi ve entegre sınır yönetimi konusunda önemli adımlar attık. Ancak hâlâ AB tarafından vize muafiyeti görüşmeleri için yetkilendirilmiş bir muhatap bulamıyoruz." diye konuştu.
YSK kararının toplantıda gündeme gelmediğine işaret eden Davutoğlu, Türkiye'nin köklü seçim geleneği içinde sorunun halledilmesini ümit ettiği söyledi. YSK kararına ilişkin endişelerini ifade eden Füle ise "Haziran seçimlerinde mümkün olan en geniş katılımın sağlanmasına yardımcı olacak her türlü tedbiri, adayların orantısız şekilde seçimden men edilmesini ortadan kaldıracak tedbirleri memnuniyetle karşılayacağız." dedi
Zaman