Asıl kaosu AYM’nin iptal kararı başlatır

Anayasa Mahkemesi’nin anayasa paketini görüşemeyeceğini, iptal kararı vermesi halinde Meclis’in bunu yok sayması gerektiğini savunan Raportör Can “Kaosu daima politikadan beklemek doğru değil, kurumlardan da beklenmeli” dedi.

Anayasa Mahkemesi raportörü Doç. Dr.Osman Can, tüm tepki ve baskılara rağmen Yüksek Mahkeme’nin anayasa değişik paketini inceleme yetkisi olmadığını belirterek, Meclis’in “asli kurucu iktidar” olan yapısına sahip çıkması ve olası bir iptal kararının yok sayılması görüşünden geri adım atmadı. Demokrat Yargı Eşbaşkanı da olan Can, NTV’ye verdiği demeçte “Tüm kararlar yok sayılsın demiyoruz, asıl kaos mahkemenin kararıyla başlar” dedi. Can, ortaya koyduğu “hukuksal argümanlara hukuksal yanıtların verilmesi”nı beklediğini belirterek “Ancak ortaya henüz bir hukuksal argüman konulabilmiş değil. Daha çok Osman Can’ın mahkemede raportör olarak devam edip edemeyeceği tartışılıyor” dedi.  Osman Can şunları kaydetti:

Çok ağır bir Anayasa ihlali olur

Anayasayı korumakla yükümlü olan Anayasa Mahkemesi’nin anayasanın yasakladığı bir alana girmek suretiyle, bir anayasa değişikliğine iptal kararını vermesi durumunda ağır hukuk ihlali ortaya çıkacak. Ve bu ağır hukuk ihlali, aynı zamanda ağır bir anayasa ihlali olacak. Böyle ağır bir anayasa ihlalinde öncelikle Anayasa Mahkemesi kararının yok hükmünde olacağını ve aslında olamayacağını söylemeye çalışıyoruz.

Militarist zihniyet muhafızlığı

Bunun bütün hukuksal temelleri anayasamızın birçok maddesinde vardır. Anayasanın değiştirilemez ilkelerinden başlayın 6. maddesi de hiç kimsenin yetkili olmadığı konularda karar veremeyeceğine ilişkin hükümlere bakın. Ardından 138. maddeye, 148. maddeye bakın. Şimdi bu tabloya baktığımızda çerçeveyi bir kenara atarak politik, ideolojik ve hatta şöyle söyleyelim militarist bir zihniyetin muhafızlığını üstlenmek anayasal çerçeve içerisinde mümkün değildir.

Anayasayı korumakla yükümlüler

Anayasa paketine böyle bir iptal kararının verilmesi durumunda parlamentonun da bu anayasaya bağlı olması nedeniyle bu anayasayı koruma yemini ettiğini hatırlatıyoruz. Parlamentonun bu anayasayı gerektiğinde bir mahkemeye karşı korumak durumunda olduğunu ve sorumluluğu bulunduğunu vurguluyoruz. Yüksek mahkemenin bir iptal kararı vermesi durumunda parlamentonun bu kararı yok saymasını kesinlikle isterim.

Mahkemeye görevini hatırlattık

Anayasa Mahkemesi’nin ‘ben sadece şekil denetimi yaparım, diğer alanlara girdiğimde bu beni siyasallaştırır’ demek zaten görevi. Biz bunu hatırlatıyoruz. Anayasal çerçevede kalındığı sürece kimsenin Meclis’ten bu yönde adım atmasını beklemez. Biz sadece ve sadece anayasa değişikliklerinde böyle ağır bir ihlalin yapılması durumunda bu ihlalin tepki görmesi gerektiğini savunuyoruz. Ama karıştırıyorlar, yasa çıkarıldığında da Anayasa Mahkemesi’nin iptal etmesi durumunda TBMM’nin yine yok sayacağı söyleniyor, biz bunu savunmuyoruz.

Ulus mahrum bırakılıyor

Anayasa değişikliklerinin bile engellenmesi, anayasal düzen hakkında son sözü söyleyecek ulusun bu sözü söyleme hakkından mahrum bırakılması anlamına geliyor. Zaten, anayasa, Anayasa Mahkemesi’ne o yüzden bu yasağı getirmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin kaldırılmasını veya verdiği tüm kararların yok sayılması gibi bir görüşümüz yok.

Her bir darbe kaostur ve kurumlar yapıyor

Anayasa Mahkemesi’nin anayasayı ihlal ederek alacağı bir karar zaten kaosun başlangıcıdır, bu bir realite. O yüzden Meclis’in kararı yok saymasından doğacak kaostan endişe etmiyorum. Kaosu daima politikadan beklemek doğru değildir, kurumlardan bekleyelim. Her bir darbe bir kaostur ve bunu kurumlar yapıyor Türkiye’de.

Star
 

Güncel Haberleri