Daha önce 1976-1983 yılları arasındaki cunta rejiminin liderini ömür boyu hapse mahkûm eden Arjantin, darbecilerle hesaplaşmasını sürdürüyor.
Şimdi de, aralarında "Sarışın Ölüm Meleği" olarak tanınan Alfredo Astiz'in de olduğu 12 eski deniz subayı ömür boyu hapis cezasına mahkûm oldu. Eski subaylar, 1976 ile 1983 arasındaki diktatörlük döneminde cunta karşıtlarının kaçırılması, eski deniz harp okulu ESMA'da işkence görmesi ve öldürülmesiyle ilgili olarak yargılanıyordu. Mahkeme dört eski subaya da 18 ile 25 yıl arasında değişen hapis cezaları verdi. Yargılamanın yapıldığı mahkeme binası etrafında toplanan yüzlerce kişi, yargılanan eski subaylar ve cunta rejimi aleyhine sloganlar attı.
Bugün müze ve anıt olarak hizmet veren ESMA'da yaklaşık 5.000 kişi yasa dışı olarak tutulmuş ve işkence görmüştü. Burada alıkonan cunta karşıtlarının bir bölümü "ölüm uçuşları" çerçevesinde deniz kuvvetlerine ait uçaklardan denize atılmıştı. Yine burada tutulan ve işkence görenlerin yüzde doksanının hayatını kaybettiği ifade ediliyor. ESMA'dan kurtulan 70 kişi 22 ay süren yargılama sırasında tanık olarak mahkemede ifade vermişlerdi. Elli dokuz yaşındaki Astiz, Arjantin'deki baskı rejiminin en ünlü sembollerinden. Genç donanma istihbaratçısı olarak cunta yönetimi sırasında kaybolanları bulmak üzere kurulan 'Plaza de Mayo Anneleri' isimli insan hakları grubunun arasına sızıp grubun kurucularından Azucena Villaflor, Esther Ballestrino ve Maria Ponce'nin kaçırılıp öldürülmesini örgütlemişti. Ayrıca iki Fransız rahibenin ve bir gazetecinin öldürülmesinden sorumlu tutulan Astiz, cunta yönetiminin suçlarının hesaplarının sorulması yönündeki toplumsal talebin sembolü haline gelmişti. Astiz, savunmasında Arjantin'i solcu "terör"den kurtarmak için mücadele ettiğini savunarak, davayı "siyasi intikam" olarak nitelemişti. Arjantin'de 1976-1983 arasında süren baskıcı askerî diktatörlük dönemi "kirli savaş" olarak biliniyor. Bu süre içerisinde işkence sonucu ölen veya kendisinden bir daha haber alınamayanların sayısı resmi rakamlara göre 13 bin civarındayken insan hakları örgütleri bu sayının 30 bin civarında olduğunu iddia ediyor. Dönemin sorumluları son yıllarda tek tek mahkemeye çıkıp mahkûm olurken, cuntanın lideri Jorge Rafael Videla, 2010 yılında ömür boyu hapse mahkum edilmişti. DIŞ HABERLER SERVİSİ
Uruguay, darbecilerin koruma zırhını kaldırdı
1973-1985 yılları arasında askeri diktatörlükle yönetilen Uruguay'da kongre, çarşamba günü, dönemin askerî ve sivil memurlarını kapsayan genel affı iptal etti. 1989 ve 2009 yıllarında iki ayrı referandumda kabul edilen genel affa göre, askerî rejim sırasında görevli olan memurlar, meydana gelen işkence, gözaltında kaybolma ve cinayetlerden ötürü yargıya hesap veremiyordu. Öte yandan Brezilya'da da ülkenin darbeci geçmişiyle hesaplaşılması yolunda bir adım atıldı. Ülkenin askerî cunta tarafından yönetildiği 1964 ve 1985 yılları arasında meydana gelen hak ihlallerinin araştırılması için bir hakikat komisyonu kurulması kararı Temsilciler Meclisi'nde kabul edilerek imzalanmak üzere Devlet Başkanı Dilma Rousseff'e gönderildi. 1979 yılında kabul edilen bir genel af sebebiyle dönemin sorumlularının yargılanması mümkün görünmese de bu karar, ülkenin geçmişiyle hesaplaşması yolunda önemli bulunuyor.
Zaman