'Arap Baharı' henüz gelmedi'

'Arap Baharı' geldi mi, yoksa kışa mı dönüşecek, tartışmaları sürerken, İstanbul'da Genç Siviller'in organizasyonuyla Nahda Network isimli bir toplantı yapıldı.

Değişimi yaşayan Arap ülkelerinden gelen aktivistler ve gazeteciler, son durumu anlattı. Hepsinin ortak görüşü aynı: Arap Baharı henüz gelmedi, çünkü mücadele henüz sona ermedi. Hatta daha alınacak çok yol var.

Genç Siviller'in inisiyatifiyle 18-19 Kasım günlerinde İstanbul'da düzenlenen ve bölge ülkelerinin deneyimlerini tartışmak için yapılan Nahda Network toplantısında, Mısırlı gazeteci ve aktivist Wael Abbas, "Keşke cazip ve mutlu sonla biten bir hikâyem olsaydı." diye başlıyor sözlerine, "Çünkü mücadele henüz sona ermedi. Bugün bile Tahrir'de güvenlik güçleri çok sayıda insanı yaraladı ya da tutukladı. Henüz hikâyemiz tamamlanmadı." Facebook ve YouTube hesabı, Mübarek iktidarının baskısıyla kapatılan 37 yaşındaki Abbas, Mısır'da yaşanan şiddeti ilk kez dünyayla paylaşanlardan biriydi. 2006 yılında BBC, 2007'de ise CNN tarafından Ortadoğu'da en etkili isimlerin başında gösteriliyordu. Abbas, 28 Kasım'da yapılması planlanan seçimlerden umutsuz: "Seçim için şartlar son derece sağlıksız. Seçim kanunu, siyasî partiler kanunu askerî konsey tarafından yapıldı. Hâlâ binlerce insan askerî mahkemelerce yapılan yargılamalarla hapiste."

2011'de Omar Otellan Uluslararası Gazetecilik Ödülü'nü alan Tunuslu gazeteci Sofiene Chourabi, Tunus'un diğer Arap ülkelerinden çok daha avantajlı olduğunu söylüyor. Tunus'un devrik diktatörü Zeynel Abidin bin Ali, 17 Aralık 2010'da başlayan sürece birkaç hafta dayanabilmişti. Tunus'ta "devrimin amaçlarına ulaşabilmek" için kurulan Yüksek Konsey'in de üyesi olan Chourabi, Türkiye modelini bir hayli benimseyen Ennahda'dan farklı düşünüyor: "Türkiye'nin bir sürü eksiğine rağmen 19. yüzyıldan bu yana bir demokrasi deneyimi var. Tunus'ta bunun eksikliğini hissedeceğiz." Tunus'taki devrimle ilgili tartışmaların sığlığından şikâyet eden Chourabi şunları kaydetti: "Tunus'un tarihini, Araplığını, Akdenizliliğini, Fransa'yla ilişkilerini, Müslümanlığını tartışmadıkça Tunus'taki devrimin cevheri anlaşılmaz."

Şu an Ankara'da yaşayan Suriyeli muhalif gazeteci Ömer El-Muklad, Suriye'deki 'devrim'in görülmemesinden ve Beşşar Esed rejiminin uluslararası güçlerce bir şekilde desteklenmesinden şikâyet etti. Suriye için Libya'daki gibi bir askerî harekâta gerek olmayacağını söyleyen El-Muklad, Suriye'nin coğrafî konumu sebebiyle rejim değişikliğine uluslararası toplumun ikna olmasının zor olduğunu belirtiyor. El-Muklad, Beşşar Esed'in Suriye'de kalacağı bir çözüme de karşı. "9 aydır hiçbir reform olmadı. Evim birkaç kez basıldı. Arkadaşlarım hapiste. Ve evet, devrim için kişisel motivasyonum şu: Annem orada." şeklinde konuşuyor.

Zaman

Güncel Haberleri