Myanmar'da Arakan ve Rohingya bölgeleri arasında meydana gelen son etnik çatışmalar, demokratikleşme ve barış sürecine girmeye çalışan ülkede, temel güvenlik problemlerini de öne çıkardı.
Myanmar'da varlığı resmi olarak tanınmış 135 etnik grubun bir arada yaşaması konusunda herhangi bir sorun olmadığı halde, ülkenin Hindistan, Bangladeş, Çin ve Tayland sınırlarında yaşayan Budist çoğunluğu, Myanmar'ın bir parçası olan Rohingya'yı devlet tarafından dışlanması gereken bir bölge olarak görüyor.
Rohingyalılar nesillerdir Bangladeş ve Myanmar arasındaki sınır bölgesinde yaşarken, son çatışmaların da gösterdiği gibi, geri kalan Myanmarlılar Rohingya'nın içinde bulunduğu zor duruma yönelik fazla sempati beslemiyordu.
Arakan'da, sömürgecilik sonrasının tipik ''gerçek yerliler'' tartışması mevcut. Arakanlı Budistler kendilerini ülkenin gerçek sakinleri olarak görürken, Rohingyalı Müslümanları da Bengalli yerleşimciler olarak algılıyor.Ülkedeki son çatışmalara neden olduğu iddia edilen Budist kadının öldürülmesi ve bunun yerel medya tarafından kışkırtıcı şekilde ele alınması, Rohingyalıların da kendi protesto gösterilerini düzenlemelerine sebep oldu.Myanmar'ın 1982 tarihli Yurttaşlık Yasası, Rohingyalılar'ı, yurttaşlıkları resmi olarak onaylanmış 135 etnik grup arasında saymıyor.
Dolayısıyla Rohingyalılar Myanmar toplumu tarafından resmen dışlanmış olmalarından dolayı hayal kırıklığı yaşıyor. Ülkede demokratik reformlar mesafe kat ederken, haklarından mahrum edilmiş birçok Rohingyalı yurttaşlık haklarına kavuşmayı umuyor. Fakat şimdiye kadar bu konuda elde edilebilmiş herhangi bir kazanım yok.
Myanmar'da 2013 yılında nüfus sayımı yapılması planlanıyor. Ama Rohingya'nın durumunda herhangi bir değişiklik olması beklenmiyor. Demokrasi yanlısı popüler lider Aung San Suu Kyi, ''Sorun ancak yasanın tam olarak uygulanmasıyla çözülebilir.'' açıklamasında bulundu. Ama kastettiği şey, sorunun zaten kökeninde yer alan Yurttaşlık Yasası...
Ordu tarafından sert şekilde bastırılan 1988 tarihli demokrasi yanlısı gösterilerin önde gelen liderlerinden ve hapisten yeni çıkan Ko Ko Gyi bile Rohingyalıların yurttaşlık statüsü kazanmasına karşı çıkıyor.
Hükümet son çatışmalar nedeniyle Haziran'ın ortasında Arakan'ın bazı bölgelerinde savaş hali ve sokağa çıkma yasağı ilan etti. Çatışmaların alevlenmesinden bu yana ise şimdiye kadar 80'den fazla insan öldü ve yüzlerce ev de yakıldı.
Myanmar'da 800 binden fazla Rohingyalı yaşıyor. Fakat ülkedeki şiddet ortamı Müslümanların dalga dalga Bangladeş'e göç etmesine neden oluyor. Birleşmiş Milletler yetkilileri, Bangladeş'teki mülteci kamplarında 300 bin Rohingyalı'nın yaşadığını tahmin ediyor.
Temmuz'un başında Myanmar ile Bangladeş arasında Rohingya meselesi hakkında görüşmeler yapılacak. Bazıları zulüm gören Rohingya azınlığının kısmen yarı yurttaşlık haklarına kavuşacağını umuyor. Eğer bu umut gerçekleşmezse Rohingya komşu ülkelerde mülteci statüsü arayan bir bölge olmaya devam edecek.
Dünya Bülteni