Mektupta "Sizi küçük düşürmek gibi bir niyetim hiçbir şekilde yoktu. Girişimimin yapılış biçimi ve algılanışı nedeniyle özür dilerim. Lütfen bunu büyük saygı duyduğumuz Türk halkına iletiniz." ifadeleri yer alıyor. Mektubun gelmesinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün sözleri etkili oldu. İsrail'e durumu düzeltmesi için dün akşama kadar süre veren Gül, aksi durumda Büyükelçi Çelikkol'un Ankara'ya döneceğini bildirdi. Bu çıkışa önce aldırış etmeyen İsrail, Cumhurbaşkanı Şimon Peres'in devreye girmesi üzerine resmi özür mektubu yazdı.
Ankara-Tel Aviv hattında dün geç saatlere kadar hareketli anlar yaşandı. Türkiye'nin izahat ve özür istemesi üzerine ilk adım, Çelikkol ile skandal görüşmeye imza atan İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalon'dan geldi. Ayalon yazılı bir açıklama yaparak "Amacım elçilerin onurlarıyla oynamak değildir." dedi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da bu sözlerin özür olduğunu savundu.
Ancak basın bildirisi şeklindeki bu iki açıklama Ankara'yı tatmin etmekten çok uzak kaldı. Hatta Zaman'a değerlendirme yapan diplomatik kaynaklar bu basın bildirilerini yok sayarak Türkiye'ye herhangi bir mektup ulaşmadığını kaydetti. Gelişmeye en sert tepki öğle saatlerinde devletin tepesinden geldi. İsrail'e durumu düzeltmesi için akşama kadar süre veren Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bunun için İsrail'in üst yönetiminin muhatap alınacağını da vurguladı. Abdullah Gül, "Aksi halde büyükelçi sabah ilk uçakla Türkiye'ye gelir." diyerek Ankara'nın kararlılığını açık sözlerle ortaya koydu. Yaşananlardan İsrail'in sorumlu olduğunu vurgulayan Gül, Büyükelçi Çelikkol'u aşağılayan tutum sergileyen İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalon'un tavrını "Ne yaptığını bilmez adamın yaptığı bir iş." sözleriyle değerlendirdi. İlişkilerin maslahatgüzar seviyesine inebileceğine işaret eden Cumhurbaşkanı, Tel Aviv'i kendine çekidüzen vermeye çağırdı.
İSRAİL ÖNCE, 'YENİ ÖZÜR YOK' DEDİ
İsrail Dışişleri yetkilileri Cumhurbaşkanı Gül'ün bu sözlerine önce kayıtsız kaldı. İsrailli yetkililer iki basın bildirisine işaret ederek gerekenin yapıldığını ve Türkiye'ye karşı başka bir adım atılmayacağını bildirdi. Ancak bu açıklamadan sonra devreye İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres girdi. Peres'in telkinleri üzerine özür dileme kararı alındı. Hatta Başbakan Binyamin Netanyahu mektubun kaleme alınmasına bizzat katıldı. Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon tarafından Büyükelçi Çelikkol'a hitaben yazılan mektup geç saatlerde Türk tarafına gönderildi. Büyükelçi Çelikkol'un Zaman'a verdiği bilgiye göre mektup hemen Ankara'ya yollandı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Başbakanlık ve Çankaya mektubu değerlendirdi. Dışişleri Bakanlığı özrün kabul edildiğine yönelik bir bildiri yayınlayarak mektubun içeriğini açıkladı.
İsrail'den beklenen özrün Dışişleri Bakan Yardımcısı Ayalon'un Büyükelçi Oğuz Çelikkol'a muhatap mektubuyla Türkiye'ye iletildiği belirtilen açıklamada mektupta şu ifadelerin yer aldığı bildirildi: "Şahsınıza ve Türk halkına saygılarımı iletir ve çeşitli konularda farklı görüşlere sahip olmamıza rağmen, sizi temin ederim ki bunların hükümetlerimiz arasında açık, karşılıklı ve saygıya dayalı diplomatik kanallardan ele alınması ve çözümlenmesi gerekir. Sizi küçük düşürmek gibi bir niyetim hiçbir şekilde yoktu. Girişimimin yapılış biçimi ve algılanışı nedeniyle özür dilerim. Lütfen bunu büyük saygı duyduğumuz Türk halkına iletiniz."
Dün akşam Moskova'dan dönen Başbakan Tayyip Erdoğan, mektup için, "istediğimiz cevabı aldık" yorumunda bulundu. İsrail'deki muhalefet partisi Kadima ise geç kalan özürden dolayı hükümete yüklenerek, "İsrail'in uluslararası duruşuna zarar verildi." tepkisinde bulundu.
Bu arada İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın Ankara ziyareti sebebiyle Büyükelçi Çelikkol'un, bu hafta içinde önceden planlandığı üzere zaten Ankara'ya geleceğin bildirildi. Özür konusu tatlıya bağlandığı için Çelikkol'un bugün değil yarın Türkiye'ye gelmesi bekleniyor.
Büyükelçi Çelikkol'a yönelik yakışıksız bir tavır sergileyen Ayalon önceki gece yarısı bir açıklama yayımladı. "Amacım elçilerin onurlarıyla oynamak değildir." diyen Ayalon, "protestosunun Türkiye'nin İsrail karşıtı saldırılarına yönelik olduğunu" savundu. Ayalon, bundan sonra yabancı diplomatlara protestolarını daha diplomatik yollarla ifade edeceğini de kaydetti.
Dün İsrail Başbakanlığı'ndan yapılan açıklamada ise Başbakan Netanyahu'nun, Ayalon'un yaptığı 'özür' açıklamasından duyduğu memnuniyeti belirttiği ifade edildi. Açıklamada, Netanyahu'nun, Ayalon'un Türkiye'ye yönelik protestosunda haklı olduğuna inandığı kaydedilerek, "Ancak bu daha diplomatik yollarla dile getirilmeliydi." dediği belirtildi. Diplomatik ayıbın mimarı olarak gösterilen İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman ise Türkiye ile yıllardır iyi ilişkilere sahip olduklarını, Türk devleti ve halkına saygı duyduklarını söyledi. Türkiye'den kendilerine "saygılı ve ağırbaşlı" davranmasını beklediklerini ifade eden İsrailli 'şahin' bakan, bazı konularda aynı fikirde olunmasa bile sorunların doğrudan diyalog yoluyla ele alınabileceğini ifade etti. Ancak Dışişleri, Ayalon'un yaptığı açıklamayı yeterli bulmadı. Cumhurbaşkanı Gül, konuya ilişkin tepkisini Çankaya Köşkü'nde yapılan "7. e-Türkiye Ödül Töreni''nin ardından dile getirdi. Yaşananlardan İsrail'in sorumlu olduğunu söyleyen Gül, "Neden İsrail ile sorun yaşanıyor?" sorusuna, "Onların yaptıkları işe bakın. Bunu İsraillilere sormak lazım. Niye kendinizi bölgeden ve dünyadan dışlatıyorsunuz diye. Kendilerine çekidüzen vermeleri lazım." cevabını verdi.
Dün açıklama yapan MHP Grup Başkan Vekili Oktay Vural, TBMM'de yaptığı açıklamada, Büyükelçi Oğuz Çelikkol'un Ankara'ya çekilmesini istedi. Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş da büyükelçinin geri çekilmesini ve İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın ziyaretinin tek taraflı olarak iptal edilmesini istedi. CHP Grup Başkan Vekili Kemal Kılıçdaroğlu ise krizle ilgili AK Parti iktidarını suçlayarak, İsrail'de 'çuval geçirme' operasyonunun başka bir versiyonunun yaşandığını öne sürdü.
Ankara-Tel Aviv hattında 'one minute' kriziyle başlayan gerilim, Kurtlar Vadisi adlı dizide, İsrail karşıtı mesajlar verildiği gerekçesiyle, Türk Büyükelçi Çelikkol'un hafta başında İsrail Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmasıyla yeni bir boyut kazanmıştı. Büyükelçi Çelikkol'u kapıda bekleten İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon, İsrail basınını da görüşmeye davet ederek bu anın kameralarca çekilmesini sağlamıştı. Türk büyükelçiyi kendisinden daha aşağı seviyede bir kanepeye oturtan Ayalon, kameralara İbranice "Biz yüksekte oturuyoruz ve masada sadece İsrail bayrağı var, biz de gülümsemiyoruz, dikkatinizi çekerim." demişti.
Kriz, İsrail'i karıştırdı
İsrail Dışişleri Bakanı Lieberman sorunların diyalog yoluyla ele alınabileceğini açıklarken, İşçi Partisi milletvekili Ben Simon, Başbakan Netanyahu'ya Lieberman'ı görevden alma çağrısı yaptı. Ülkenin önde gelen liberal eğilimli gazetelerinden Haaretz ise "İsrail, Türk eleştirilerini dikkate alırsa iyi eder. Aşağılamak akıllı bir politikanın yerini alamaz." uyarısı yaptı.
Lieberman: Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemiyoruz
Diplomatik ayıbın mimari İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemediklerini söyledi. Lieberman, Lefkoşa ziyaretinde yaptığı açıklamada, Türkiye ile yıllardır iyi ilişkilere sahip olduklarını, Türk devleti ve halkına saygı duyduklarını belirtti. Türkiye'den kendilerine "saygılı ve ağırbaşlı" davranmasını beklediklerini söyleyen İsrailli 'şahin' bakan, sorunların diyalogla çözülebileceğini kaydetti. Ankara ile sıkıntı istemediklerini belirten Lieberman, "Türkiye'nin bize saygılı ve ağırbaşlı davranmasını bekliyoruz." dedi. "İsrail'in Yahudi karşıtlığına ve Yahudilere yönelik tahriklere hoşgörü göstermeyeceğini" ifade eden Lieberman, "Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemediklerini" sözlerine ekledi. LEFKOŞA AA
'Danny Ayalon, Lieberman'ın yerini alma şansını azalttı'
Türkiye ile İsrail arasındaki siyasi krizin 'başkahramanı' Dışişleri Bakan Yardımcısı David Ayalon'un siyasi kariyerinin bittiği yorumları yapılıyor. Koalisyon ortağı 'İsrail Evimiz' partisinden yetkililer, Jerusalem Post gazetesine yaptıkları açıklamada, savcının parti lideri ve Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman'ı yolsuzluktan suçlaması halinde Ayalon'un parti lideri olma ihtimalinin bu olay yüzünden azaldığını söyledi. Bir parti yetkilisi, "Kariyerini yerle bir etti. Silinemeyecek bir leke olarak kalacak. Lieberman'a ve kendisine zarar verdi. Tamamen şansını yok etmedi, ancak insanlar bir karar vereceği zaman bu olayı hatırlayacak." dedi. İsrail Meclisi Hukuk Komitesi Başkanı David Rotem ise "Ayalon, İsrail ve Yahudilerin onurunu savundu. Lieberman, bakanlığı bırakmayacağı için sorun yok." diye konuştu. DIŞ HABERLER SERVİSİ
Çelikkol iki uçağa rezervasyon yaptırmış
Türkiye'nin Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'un Türkiye'ye dönmek üzere iki uçağa rezervasyon yaptırdığı ortaya çıktı. Her iki uçakta da olmayan Çelikkol'un dönüşünün ertelendiği öğrenildi. Büyükelçi Çelikkol, İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak'ın pazar günü yapacağı ziyaret öncesi Dışişleri Bakanlığı'nda durum değerlendirmesine katılacak. Büyükelçi Oğuz Çelikkol, İstanbul aktarmalı olarak Ankara'ya gitmek üzere THY'nin dün sabahki iki uçağına rezervasyon yaptırdı. Büyükelçi, saat 10.00'daki TK 118 sefer sayılı uçak ile 11.00'deki TK 120 sefer sayılı uçağa kaydını yaptırdı. Ancak Çelikkol, rezervasyon yaptırmasına rağmen uçağa binmedi. SEYFETTİN KOÇAK İSTANBUL, CİHAN
Heron'lar için giden heyet krizin ortasında kaldı
Tel Aviv Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'un İsrail Dışişleri Bakanlığı'nda maruz kaldığı diplomatik nezaket kurallarıyla bağdaşmayan tavır nedeniyle iki ülke arasında tırmanan kriz, Heron'lar için bu ülkeye giden heyeti de yakaladı. Yılan hikâyesine dönen ve İsrail'in bir türlü teslim etmediği insansız hava uçakları Heron'larla ilgili sorunu çözmek için salı günü bu ülkeye giden Türk heyeti de krizin ortasında kaldı. Geçtiğimiz hafta Başbakan Tayyip Erdoğan, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ve Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül'ün katıldığı Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısının ardından, Türk heyetinin 11 Ocak'ta son görüşmeleri yapmak için İsrail'e gitmesi doğrultusunda karar çıkmıştı. Askeri çevrelerden edinilen bilgiye göre, salı günü İsrail'e giden Türk heyeti 15 kişiden oluşuyor. Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nda şube müdürü düzeyinde bir yetkili ve yine Hava Kuvvetleri Komutanlığı'ndan subaylar heyette yer alıyor. Heyet, İsrail'de Heron'ların Türkiye'nin istediği donanım ve özelliklere sahip olup ol
Krize dönüşen Heron projesinde, 2004 yılında çıkılan ihale sürecinde İsrail'den 183 milyon dolar bedelle 10 adet insansız hava aracı (İHA) alınacaktı. Fakat İsrail'in Heron'ları istenilen yüksekliğe çıkamadı ve şartnamede yer alan havada kalma süresini gerçekleştiremedi. Heron'lara Aselsan'ın ASELFLİR-300 adı verilen kamera ve hedefleme sistemi de entegre edildi. İsrailli firma bu sistemin ağırlığından dolayı uçağın yükselme ve havada kalma süresini olumsuz etkilediğini öne sürdü. Karşılıklı suçlamalar devam ederken, Heron'lar da hâlâ teslim edilemedi. İhaleyi kazanan İsrail IUP konsorsiyumuna da yüklü bir ceza kesilecek. Geçtiğimiz hafta yapılan Savunma Sanayii İcra Komitesi toplantısının ardından, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Türkiye'den bir heyetin teslimat için İsrail'e gideceğini duyurmuştu. Söz konusu heyet, salı günü İsrail'e gitti. İsrail'le patlak veren diplomatik krizin gölgesinde Heron'ların denetimine başlayan Türk ekibinin en geç 15 gün içinde yurda döneceği ifade ediliyor.
Zaman