Anayasa'nın değişmesi kaçınılmaz

İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin hukuk danışmanı ve dünyanın en önde gelen insan hakları uzmanından biri olan Prof. Dr. Mahmoud Cherif Bassiouni, anayasa değişikliği çalışmalarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Toplumsal ihtiyaçlarla birlikte anayasaların da değişeceğini söyleyen Bassiouni, "İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra ülkelerin çoğu bu değişiklikleri yapmış. Dünyada 100 yıldan uzun süre aynı anayasaya sahip çok az ülke vardır. Toplumlar olgunlaştığından ve ihtiyaçları değiştiğinden, anayasaları da değişir." dedi. Osmanlı Devleti'nden sonra kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin kimlik olarak Avrupa'yı benimsediğini kaydeden Bassiouni, Türkiye'nin ihtiyaçlarının 1923 yılından farklı olduğunu vurguladı. Dünyanın en hızlı gelişen ülkelerinden birisinin Türkiye olduğunu belirtti. Bunların göz önünde bulundurulmasını isteyen Prof. Dr. Bassiouni, şöyle devam etti: "Türkiye'nin gelecek 50 yıldaki ihtiyaçlarının ne olacağı önemlidir. Bunlardan birisi anayasadır ve 50 yıl daha yetip yetmeyeceği belirlenmelidir. Türkiye, devam eden ekonomik gelişmesi, modernleşmesi, dünyadaki liderlik durumu ve bazı bölgelerdeki etkileriyle değişmektedir. Önemli bir misyonu da İslami değerlere sahip bir toplum olarak modern dünyaya katacaklarıdır."

Mahmoud Cherif Bassiouni, İzmir Uluslararası Kültürel İşbirliği Der-neği'nin misafiri olarak Türkiye'ye geldi. Türkiye gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan Bassiouni, Ergenekon davası ve anayasa değişikliği çalışmalarının 'tarihî ve çok önemli' konular olduğunu kaydetti. Bassiouni, her toplumun kendi gelişimi için farklı aşamalardan geçtiğini belirterek, "En önemlisi, kurumsal bozulmanın önüne geçmektir. Eminim Türkiye, bu meydan okumayı aşacaktır." ifadelerini kullandı. Parlamentoya ve yargıya saygının çok önemli olduğunu dile getirdi. Ordunun siyasete karışmamasını, bununla birlikte İslami değerlerin politize edilmemesini istedi.

Cherif Bassiouni, medeniyetler arası diyaloğun önemine de değindi. Hz. Muhammed (sas) ve ilk Müslümanlarla o zamanki müşriklerin bir arada yaşama anlaşması olan Medine Vesikası'na işaret eden Bassiouni, bunun insanların sosyal ve dini çeşitliliklerini gözeten bir belge olduğunu anlattı. Bu belgenin, birlikte yaşamanın temelini oluşturduğunu, toplumlar arası ilişkilerin yönetimler tarafından şekillendirildiğini, Türkiye'nin de buna uygun bir içerik taşıdığını kaydetti. Mahmoud Cherif Bassiouni, şöyle devam etti: "İnanıyorum ki Türkiye, çeşitliliğini koruyan ve İslami değerlere önem veren demokratik hükümetiyle geleceğin temellerini atmaktadır."
Zaman

Güncel Haberleri