Şeriat ibaresinin anayasaya yeni bir şey eklemeyeceğini, hatta Şeriat'ın gerçek manada bilmeyenleri de korkutacağını belirten Tunuslu lider, mevcut Anayasa'nın 59'uncu maddesinde yer alan "Tunus bağımsız, özgür ve dili Arapça olan Müslüman bir ülkedir." ibaresiyle yetindiklerini belirtti. Gannuşi, "Çünkü onlar Şeriat'ı adalet, merhamet olduğunu bilmiyor, sertlik ve ceza olarak algılıyorlar. Ayrıca anayasalar halkın müşterek olduğu açık naslar üzerine kurulmalı." değerlendirmesinde bulundu.
Arap Baharı'nın ilk durağı Tunus'ta yaşanan ve eski diktatör Zeynel Abidin Bin Ali'nin ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanan devrime kadar 22 yıl kaldığı sürgün yeri Londra'ya bir ziyaret gerçekleştiren Gannuşi, buradaki evinde Cihan Haber Ajansı'na özel bir mülakat verdi.
Kanunların çok şey değiştiremeyeceğine inandıklarını ifade eden Gannuşi, "Devlet, halkın nasıl yaşayacağını dikte edemez. Devletin işi güveni sağlamak, halka eşit fırsatlar tanımak ve halkın yaşantısını kolaylaştıracak hizmetler yapmaktır. Halkın nasıl yaşayacağı devletin işi değildir." diye konuştu.
Mısır'daki son gelişmeleri "siyasi mücadele" olarak nitelendiren Nahda hareketinin lideri, yönetime karşı protestolarla ilgili “Cumhurbaşkanını zayıflatarak yetkilerini azaltmayı amaçlıyorlar. Bunun için de yargıyı siyasi amaçlarına alet ediyorlar." diye konuştu. Bölgede diktatörlük döneminin bir daha geri dönmemek üzere gittiğini, fakat geçiş sürecinde bazı zorlukların yaşanabileceğini belirten Gannuşi, "Tarih geriye akmaz!" ifadesini kullandı.
Zaman