Aralık 2010-Nisan 2011 tarihleri arasında yapılan çalışmalar sonucu ortaya çıkan taslak; Can Paker, Cengiz Güleç, Hasan Cemal, M.Salih Yıldırım, Ergun Özbudun, Serap Yazıcı, Mustafa Erdoğan, Ümit Cizre, Tosun Terzioğlu ve Etyen Mahçupyan imzasını taşıyor. İstanbul Conrad Otel'de yapılan basın toplantısıyla açıklanan çalışmaya ilişkin TESEV Başkanı Can Paker, "Türkiye'nin bir cumhuriyet olduğu ve bunun değişmeyeceği; kuruluş sürecine manevi bir referanstır. Sovyetler Birliği, İran ve Irak örneklerinde cumhuriyet siyasi olarak çok yanlış olarak kullanılsa da, gerçek anlamıyla, halkın kendi kendini yönetmesidir. Bu değişmez maddedir." dedi. Paker, yeni anayasanın devleti koruma ve güçlendirmek yerine 'sivil toplumu güçlendirip bireyi korumak' üzerine hazırlanması gerektiğini savundu. Buna örnek olarak da 1215'te İngiltere'de hazırlanan Magna Carta'yı gösterdi. Paker, seçim sürecinde, siyasi partilerin anayasa değişikliğiyle ilgili açıklamalarının takipçisi olacaklarını söyledi.
Çalışmanın yürütücüleri arasında yer alan anayasa hukukçusu Prof. Dr. Mustafa Erdoğan ise yeni anayasada devletin 'resmî ideoloji'si olamayacağını kaydetti. Devletin; tüm din ve mezheplere karşı tarafsız hareket etmesi gerektiğini savunduklarının altını çizdi. Erdoğan; buna gerekçe olarak, çoğulculuk ve demokrasinin engellenmesini gösterdi. Temel ilkelerini 'devletin teşkilat ve işleyiş bakımından sivilleşmesi' olarak sundu. Mustafa Erdoğan, "TSK'nın vesayet düzenini kaldıran yeni bir anayasa istiyoruz." dedi.
'Kuvvetler ayrılığı' başlığını açıklayan anayasa profesörü Serap Yazıcı da Türkiye'deki devlet organlarının, hukuku kendi güçleri lehine kullanarak, Anayasa'yı ihlal ettiğini vurguladı. Yazıcı, "Başkanlık sistemini değil, cumhurbaşkanının yetkilerinin azaltıldığı parlamenter sistemi savunuyoruz." ifadelerini kullandı. Çalışmada devletin temel amaç ve görevleri arasında ayrımcılığın reddi, devletin her türlü kimliği tanıması ve çoğulculuğa saygılı olunması sıralandı.
YSK kararlarını Anayasa Mahkemesi denetlesin
YURTTAŞLIK VE KÜLTÜREL HAKLAR: Vicdani ret hakkı, kimlik belgelerinde yer alan 'din hanesi' bölümünün kaldırılması, resmi dil olarak Türkçenin kullanımı, ilk ve ortaöğretimde anadillerin seçmeli derslerle öğretilmesi, anadilde eğitim-öğretimin anayasal güvence altına alınması.
HUKUK DEVLETİ: Yargı organlarının yapacağı denetimin, yerindelik denetimine dönüşmemesi, Meclis'in kabul ettiği anayasa değişikliklerinin esastan denetime tabi tutulamaması, YSK kararlarının bireysel başvuruyla AYM tarafından denetlenmesi.
KUVVETLER AYRILIĞI: Cumhurbaşkanının yetkilerinin azaltıldığı parlamenter sistemin oluşturulması, hakim ve savcıların özlük haklarının Yargı Konseyi'ne tevdii.
ASKER-SİVİL İLİŞKİLERİ: TSK'nın Milli Savunma Bakanlığı'na; Jandarma Genel Komutanlığı'nın da İçişleri Bakanlığı'na bağlanması. MGK'nın anayasal bir kurum olmaktan çıkması.
VİCDAN VE DİN ÖZGÜRLÜĞÜ VE LAİKLİK: Zorunlu din dersinin kaldırılması, seçmeli 'dinler kültürü' dersi okutulması, özel alandaki din eğitiminin anayasal güvence altına alınması.
Zaman