Dicle Baştürk'ün haberi
Bu ay sonunda Meclis’te oylanması beklenen Anayasa paketinde özel hayatın gizliliğini korumak amacıyla yapılan düzenlemeler dikkat çekiyor. Değişiklik teklifinin 20. Maddesi’nde, “Herkes kendisi ile ilgili kişisel verilerin korunmasını isteme hakkına sahiptir. Bu hak, kişinin kendisi ile ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirme, bu verilere erişme, bunların düzeltilmesini veya silinmesini talep etme ve amaçları doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığını öğrenmeyi de kapsar” deniyor.
Değişiklik taslağıyla ilgili Taraf ’a konuşan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fazıl Hüsnü Erdem, bilişim ve iletişim sektöründe yaşanan hızlı gelişmeye paralel olarak böyle bir önlemin ihtiyaç haline geldiğini söyledi.
Avrupa’da kanunlar koruyor
Avrupa ve Türkiye’deki uygulamaları kıyaslayan Erdem, “Kimi Batılı anayasalarda bu hak anayasal güvence altına alınmamış, kanunlar tarafından düzenlenmiştir. Kimi yeni anayasalarda ise bunun anayasaya konduğunu görüyoruz” dedi. “Bizde kişisel verilerin kullanımı konusu olağanüstü bir şekilde suiistimal edildiği için anayasal güvence altına alınması önemlidir” diyen Erdem, şunları söyledi: “Çünkü bizde kişilerin güvenlik amacıyla fişlenmesinden tutun da başka şekilde fişlendiğini, birçok kurum tarafından yasadışı fişlendiğini biliyoruz. Bunun da ötesinde özel hayatın gizliliğini ihlal edecek şekilde kişisel verilerin kullanıldığına tanıklık ediyoruz. Bu yüzden bu hakkın anayasal güvence altına alınması bir gereklilikti. Yeni pakette yer alması olumludur.”
Kaboğlu: Kimin kontrol edeceği önemli
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, maddeyle ilgili ciddi eksikliklerin olduğunu söyleyerek, “Burada önemli olan şu: İletişim bilgi ağını kim kontrol edecek? Güvenceyi kim sağlayacak? Bunu uygulamaya geçirecek mekanizma ne olacak? Bu birimin statüsü ne olacak? Özerk mi olacak, yoksa hükümete bağlı mı olacak” diye konuştu.
Anayasa’nın 40. Maddesi’ndeki “Hak ve özgürlüklerin korunması” başlığını hatırlatan Kaboğlu, “30 yıldır bu madde var ama belki 30 kere uygulanmamıştır bile. Çünkü mekanizma belli değil. Bu madde kulağa hoş geliyor ama ciddi bir eksiklik var. Bu hakka denk düşen güvence mekanizmasının getirilmesi gerek. Avrupa’da bu hassas alanlar, bağımsız, özerk, uzman dediğimiz birimlerin yetki alanına devrediliyor” dedi.
Taraf