Ana Yüreği

Caner Kutlu'nun yazısı...

Dağın arkasından güneş vurduğunda,
öğlenin ortasında,
en tepeye, zirveye çıkardım.
Oradan olabildiğince aşağı sarkardım.
Böylece gölgemin ovanın son ucuna, karşı tepeye ulaşmasını sağlardım.
Her öğle güneşiyle gölgem doğduğum eve, annemin kucağına otururdu. Kendisi bunu bilmese de evlat gölgesi ile gözleri açılır, güneşin acı ateşini alırdı.

İçimdeki siyahlığın dolaştığı..
kalbimin vücudumdan çıkaramadığım hayaleti,
zirveden,
güneşin eliyle başka bir yere, ana yüreğine düşerdi.

Ana yüreği ne kadar ısınsa da, bir gölgenin,
unutulmuş bir evladın serinliğiyle arada bir ferahlamak isteyecektir.
Evlat yükseldikçe ateş, bir serin ve emin gölgeye dönüşecektir.
Firavunun bir mancınıkla gerçekleştirdiği bu düzenek ceza olarak görülse de evlat için acı ama ana yüreği için güzel bir buluştur.

Evladın düştüğü yer anne için kutsal bir göldür,
balıkları yenmez, suyu içilmez bir dua makamıdır.

Ananın yüreği Allah'ın şefkatinden bir damladır ancak.

 

Edebiyat Haberleri