Daha önce Bonn ve Osnabrück’te gerçekleştirilen sempozyum, ilk kez Hannover’de düzenlenirken yoğun katılım ve canlı tartışmalarla dikkat çekti.
Osnabrück merkezli ve Almanya’da İslami Manevi Bakım alanındaki öncü çalışmalarıyla tanınan Islamkolleg tarafından organize edilen sempozyumun teması, “Risale-i Nur’un Işığında İslami Manevi Bakım: Said Nursi’nin İnanç, Dayanıklılık ve Modern Yaşam Alanlarına İlişkin Yaklaşımları” olarak belirlendi.
İlahiyatçı ve biyolog Nurdan Kudu’nun sunuculuğunu üstlendiği programın açılış konuşmasını Islamkolleg Bilimsel Direktörü Dr. Yılmaz Gümüş yaptı. Gümüş, konuşmasında Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî, İmam-ı Rabbânî ve Bediüzzaman Said Nursi’nin manevi bakım anlayışına sundukları katkıları ele alarak, bu büyük şahsiyetlerin günümüz insanının manevi ihtiyaçlarına ışık tutmaya devam ettiğini vurguladı.
İNSANIN RUH DÜNYASINA HİTAP EDEN GÜÇLÜ BİR MANEVİ DESTEK
Ardından söz alan Islamkolleg Yönetim Kurulu Üyesi Avni Altıner, Said Nursi’nin özellikle hastalar, mahkûmlar ve zor hayat şartlarıyla mücadele eden insanlar için geliştirdiği manevi rehberlik yaklaşımına dikkat çekti. Altıner, Risale-i Nur’un sadece teorik bir eserler bütünü olmadığını, aynı zamanda insanın ruh dünyasına hitap eden güçlü bir manevi destek kaynağı olduğunu ifade etti.
Sempozyumda konuşan sosyolog ve din psikoloğu Dr. Cemil Şahinöz ise İslam’da manevi bakım geleneğinin tarihsel kökenlerini anlatarak Almanya’daki güncel uygulamalar hakkında bilgi verdi. Şahinöz, Said Nursi’nin eserlerinin modern manevi bakım çalışmalarına sunduğu katkıları değerlendirirken, özellikle anlam arayışı, sabır, umut ve dayanıklılık gibi konuların günümüz toplumunda giderek daha fazla önem kazandığını belirtti.
“İNSANIN RUHSAL YARALARINA ŞİFA SUNAN BİR ECZANE”
Programın dikkat çeken sunumlarından birini gerçekleştiren ilahiyatçı ve psikoterapist Dr. Christina Kayales, Risale-i Nur ile modern psikoterapi yöntemleri arasındaki ortak noktaları ele aldı. Kayales, Risale-i Nur Külliyatı’nı “insanın ruhsal yaralarına şifa sunan bir eczane” olarak nitelendirirken, bu benzetme salondan büyük alkış aldı. Konuşmasında, eserlerin bireyin iç dünyasını güçlendiren yönlerine ve psikolojik dayanıklılığa yaptığı katkılara da vurgu yaptı.
Sempozyumun son bölümünde telefonla manevi bakım hizmeti yürüten Mohammad Imran Sagir, Sosyal Hizmetler sunan Duha e.V. derneğinin kurucusu ve başkanı Mustafa Dedekeloğlu, Almanya Bosna Hersek İslam Toplumu Müftüsü Aldin Kusur ve Islamkolleg Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Coşkun Sağlam söz aldı. Konuşmacılar, kendi çalışma alanlarından örnekler vererek manevi bakımın bireyler ve toplum üzerindeki etkilerini değerlendirdiler. Ayrıca Risale-i Nur’un, farklı sosyal ve kültürel alanlarda nasıl bir rehberlik sunduğuna dair tecrübelerini paylaştılar.
Programın ardından Hannover’de bulunan Risale-i Nur Medresesi’nde katılımcılara yemek ikram edildi. Samimi bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, katılımcılar Bediüzzaman Said Nursi’nin fikirleri, Risale-i Nur’un günümüzdeki önemi ve manevi bakım çalışmalarının geleceği üzerine uzun sohbetler gerçekleştirdi. Böylece sempozyum, yalnızca akademik bir toplantı olmanın ötesine geçerek fikir alışverişinin ve kardeşlik bağlarının güçlendiği anlamlı bir buluşmaya dönüştü.