Alman Bakan: "İslamiyet zenginliğimiz"

İftar yemeğine katılan Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, önemli mesajlar verdi.

Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble, ülkede farklı kültür ve dinlerle oluşan çeşitliliğin Almanlar ile Müslümanları bir arada tuttuğunu belirterek, "Farklılıkları ve çeşitlilikleri zenginlik olarak algılamalıyız." dedi. Almanya'nın Hıristiyanlık ve Yahudilik mirası ile şekillendiğini ifade eden Schaeuble, "Müslümanları tarihî mirasımızı birlikte şekillendirmeye davet ediyoruz." ifadelerini kullandı.

Zaman Gazetesi, Samanyolu Televizyonu ve Almanca yayınlanan Zukunft dergisi gibi medya kuruluşlarının dahil olduğu World Media Group AG'nin Berlin'de dün verdiği iftar yemeğinde Almanya İçişleri Bakanı Wolfgang Schaeuble'nin yanı sıra Birlik 90/Yeşiller Partisi Başkanı Renate Künast, CDU'lu milletvekilleri Reinhard Grindel ve Thomas Bareiss da hazır bulundu. World Media Grubu'nun Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yeşil ve yardımcısı Fatih Gök ile Avrupa Zaman'ın Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Çebi ve Peyk Media Genel Müdürü Mustafa Altaş tarafından temsil edildiği geleneksel iftar programında Berlin Büyükelçisi Ali Ahmet Acet de yer aldı.

Yemeğe Berlin Uyum Sorumlusu Günter Piening'in yanı sıra ABD, Yunanistan, Azerbaycan, Endonezya ve Bulgaristan elçilikleri de ilgi gösterdi. İftar programı Federal Savunma Bakanlığı Başmüsteşarı ve Alman-Türk Parlamento Dostluk Grubu Başkanı CDU milletvekili Thomas Kossendey'ın himayesinde gerçekleşti. İftar öncesi bir konuşma yapan Almanya İçişleri Bakanı Schaeuble, oruç tutmanın önemine vurgu yaparak, "Bu ayda insan yemeden kısarak asıl ehemmiyetli olana yoğunlaşıyor. Bu Hıristiyanlık'ta da var. Sadece tüketime yönelmek yerine geleneklerle bağlar kuvvetlendirilmelidir." dedi. Dinin toplumda önemli bir rol oynadığını ve hayata bir anlam kattığını kaydeden Schaeuble, Almanya'da din deyince akla kilise ve Hıristiyanlığın geldiğini hatırlatarak, bu durumun İslam dininin mevcudiyeti ile değiştiğini şöyle anlattı: "Almanya'da çok uzun yıllar boyunca din, Hıristiyanlık ve kilise ile özdeşleşmişti. Ama bu artık geçerli değil. İslam Konferansı'nın kurumsallaşması ile İslamiyet'in bizim toplumumuz ile bütünleşmesi yolunda bir adım attık."

Schaeuble, Hıristiyan ve Müslümanların benzer yanlarına atıfta bulunarak, "Bu ortak yanlarımızı göz önünde bulundurmalı ve bu temel üzerine inşa edeceğimiz diyaloğu da korumak için çaba göstermeliyiz." dedi. Schaeuble, "Almanya'da entegre olan bir İslam istiyoruz." ifadesini de kullandı. Müslümanların İslam din dersinin Alman okullarında Alman dili ile okutulmasını istemeleri durumunda gerekli imkânların sağlanacağını ifade etti. Alman-Türk Parlamento Dostluk Grubu Başkanı Thomas Kossendey ise konuşmasına Türkçe 'hoş geldiniz' diyerek başlarken, Almanya ile Türkiye arasında güvenilir bir dostluğun bulunmasına rağmen mevcut dostluğun iki ülke insanları arasında istenildiği gibi tabana yansımadığından yakındı.

Zaman

İslam Haberleri