Allah'ım, son sözümüzü 'Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah' eyle

Celcelutiye'den ilhamla dualar...

Bismillahirrahmânirrahîm

​Ey yerin ve göğün ordularını kudret elinde tutan Azîzü’l-Cund, ey salih kullarını velayet nurlarıyla dost edinen Velî ve Hamîd, ey müminlerin kalplerini tek bir şahs-ı manevi dairesinde birleştiren Câmi’ ve Rauf, ey en cüzi duaları külli cemaatlerin bereketine tebdil eden Vâsiu'l-Kerîm!

​Ya Allah, Ya Velî, Ya Mü’min! 'Kežâl âlu vel eśĥâbu cem’án cemîúhum' imanı ve sadakatiyle, bütün asırların nurlu sînelerine sığınarak huzuruna geldim. Ya Rabbi! İnsanlığın yüz akı, hidayet rehberleri olan o nebevi ailenin, Âl-i Beyt’in ve Senin dinini dünyaya yaymak için canını, malını feda eden o kahraman ashab-ı kiramın tamamından, istisnasız hepsinden ebediyen razı ol. Onların şanlı hatıralarını kalbimin sönmez meşalesi eyle; sînemi ashabın sevgisiyle nurlandır.

​Ya Hayy, Ya Kayyûm, Ya Nâsır! 'Meál evliyâi veś śâliĥîne ve mâ ĥavet' müjdesinin o muazzam genişliğine, o tatlı tesellisine tutunarak Sana yalvarıyorum. Ya Rabbi! Asırlar boyu yeryüzünü zikirleriyle, ilimleriyle ve ihlaslarıyla aydınlatan abdallardan, gavslardan, kutuplardan, bütün evliyaullah ve salih kullarından ebediyen razı ol. Ve bu mukaddes dairenin içine aldığı, kıyamete kadar gelecek olan, Senin rızanı arayan o garip, mazlum ve sadık müminlerin, bu aciz kulunun ve dertli kardeşlerinin tamamından da razı ol. Bizleri o nurani şecerenin kurumayan taze yaprakları eyle. Kendimizi yalnız, kimsesiz ve çaresiz hissettiğimizde, bu azim şahs-ı manevinin sarsılmaz himayesini, duasını ve dostluğunu ruhumuza ihsan eyle.

Allah’ım! Ahir zamanın dehşetli yalnızlığı, tefrikaları, cemaatleri sarsan fitneleri ve Müslümanları birbirine düşürmek isteyen şer odaklarının sinsi planları karşısında bunalan ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.) acilen bu mukaddes 'Külli Veraset ve Manevi Ordu' sırrıyla muazzam bir kenetlenme, kalbi ittihad ve sarsılmaz bir ruhani kuvvet ihsan eyle. Müslümanların kalplerine evliyanın ihlasını, salihlerin teslimiyetini ve ashabın şecaatini yeniden lütfeyle. Yeryüzünün dört bir yanında, zindanlarda, esaret altında veya batılın baskısı altında ezilen, sesleri kısılmış, sığınacak bir yer arayan bütün mazlum din kardeşlerimizi, bu 've mâ havet' sırrının muazzam koruyucu kalkanı içine al; onlara katından görünmez ordularınla acil zaferler ve necatlar nasip eyle. Bizleri dünyada bu mukaddes cemaatin izinden ayırma; ahirette ise bu azim evliya ve ashab ordusuyla birlikte, Efendimiz’in (s.a.v.) sancağı altında ebedi rızana eren mesutlardan eyle.

​Ruhumuzu evliyanın nurlarıyla aziz kıl, akıbetimizi bütün salihlerin erdiği o ebedi saadet selametiyle taçlandır.

​Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bütün ashabı, evliyayı ve salihleri kuşatan bu külli rıza niyazımız, şahs-ı maneviye olan sarsılmaz bağlılığımız kabul eyle.

Ve mahşer günü bizi; Peygamberler, sıddıklar,

şehitler, sâlihler, Ehl-i Beyt,

sahâbe, evliyâ ve müttakilerle beraber haşret. Çünkü Kur'ân'ın müjdesi şudur: "Kim Allah'a ve Resûlüne itaat ederse işte onlar; Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdir." (Nisâ, 69)

اَللّٰهُمَّ ارْضَ عَنْ آلِ نَبِيِّكَ، وَأَصْحَابِ رَسُولِكَ، وَأَوْلِيَائِكَ، وَالصَّالِحِينَ مِنْ عِبَادِكَ، وَاجْعَلْنَا فِي زُمْرَتِهِمْ، وَاحْشُرْنَا تَحْتَ لِوَاءِ نَبِيِّكَ مُحَمَّدٍ ﷺ

"Allah'ım! Nebinin âlinden, Resûlünün ashabından, velî kullarından ve salih kullarından razı ol. Bizi de onların zümresine dahil et ve Nebin Muhammed'in ﷺ sancağı altında haşret."

وَاجْعَلْ آخِرَ كَلَامِنَا لَا إِلٰهَ إِلَّا اللَّهُ مُحَمَّدٌ رَسُولُ اللَّهِ

"Son sözümüzü 'Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah' eyle."

​Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Envari’l-Evliyâi ve’ś-Śâliĥîn ve bi-hürmeti Sırr-ı Celcelûtiye..

DİPNOT: Celcelutiye’nin 101. beyti; Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bütün nurlu neslinden, ashabının tamamından, ümmetin kalbi olan evliyalardan, asfiyadan, salihlerden ve kıyamete kadar onların izini süren, bu nurlu deryanın içine dahil olan irili ufaklı her bir müminden Allah’ın ebediyen razı olmasını niyaz etmesini; kendi cüzi şahsiyetini bu devasa "Kaddesallahu Sırrahu" ve "Radıyallahu Anh" ordusuna bir zerre olarak iliştirmesini emreden muazzam bir cemaat, vahdet ve ebedi kurtuluş sırrıdır.​Bu beyit, müminin kalbini tek bir asra veya tek bir şahsa değil, insanlık tarihinin en temiz manevi silsilesine bağlar.

Uhud'da, Bedir'de, Huneyn'de kan döken, çöllerden dünyaya nur taşıyan o muazzam kadronun tamamına sarsılmaz bir muhabbettir. Ashaptan sonra bayrağı devralan, ümmetin manevi kandilleri olan müctehidler, gavslar, kutuplar,mürşidler ve kalbi selim sahibi salih kullardır. ​Kur'ân'ı Kerîm'de: "Onlar öyle kimselerdir ki, Allah kalplerine imanı yazmış ve onları katından bir ruh ile desteklemiştir..." (58:22) bildirilir. Beyitin merkezindeki Hakikat

Celcelûtiye'nin son beyitleri dikkatle okunduğunda bir halka görülür. Peygamber Efendimiz ﷺ,Âl-i Beyt, Hulefâ-i Râşidîn, Sahâbe, Evliyâ, Sâlihler. Bu halka aslında İslâm'ın manevî silsilesidir. Hz. Ali (ra) burada yalnız belirli şahısları değil; asırlar boyunca Kur'ân ve iman hizmetini taşıyan bütün nur zincirini nazara veriyor. Kur'ân'ın,sünnetin, Muhammedî ahlâkın taşıyıcılarıdır.Kur'ân onların faziletini şöyle anlatır: "Muhammed Allah'ın Resûlüdür. Onunla beraber olanlar kâfirlere karşı çetin,kendi aralarında merhametlidirler." (Fetih,29) Başka bir ayette:"Allah onlardan razı olmuştur, onlar da Allah'tan razı olmuşlardır."(Tevbe, 100) Bu ayet sahâbe hakkında gelen en büyük iltifatlardan biridir. Sahâbe Neden Önemlidir? Çünkü onlar: Kur'ân'ın ilk talebeleridir. Peygamber Efendimiz ﷺ buyurmuştur: "İnsanların en hayırlısı benim asrımdakilerdir." Bu hadis, sahâbe neslinin özel konumunu göstermektedir. Evliyâ, sâlihler Allah'ın dostlarıdır. Kur'ân buyurur: "Dikkat edin! Allah'ın velîleri için korku yoktur; onlar mahzun da olmayacaklardır."(Yûnus, 62) Said Nursî sahâbe neslini; "Yıldızlar" olarak tarif eder. Evliyâyı ise: Kur'ân'ın asırlar içindeki manevî meyveleri olarak görür.

​Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, "Kastamonu Lahikası", "Emirdağ Lahikası" ve "Mektubat" (Yirmi Altıncı Mektup - Üçüncü Mebhas) bünyesinde, ahir zamanda ihlasla bir araya gelen müminlerin kurduğu şahs-ı manevinin, geçmişteki evliya ve asfiya silsilesiyle nasıl omuz omuza verdiğini harika bir dille şerh eder. Üstad der ki:

​"Bu asrın dehşetli hücumuna karşı tek bir şahsın cüzi dindarlığı ve ameli dayanamaz. Çare, bu zamanın sinsi cereyanlarına karşı, geçmiş asırların evliyaları, salihleri ve sahabe-i kiramın şahs-ı manevisine iltihak etmektir. Bir Nur talebesi, ihlas, sebat ve sadakatle Risale-i Nur dairesine girdiğinde, 've mâ havet' sırrıyla, o koca nurani cemaatin bir uzvu olur. O vakit, binler dille ibadet eden, milyonlar ruhla Allah’a yalvaran azim bir ordunun duası, o ferdin amel defterine yazar. İşte Celcelutiye’nin bu beyti, bizleri o mukaddes silsilenin külli dualarına hissedar eden şifreli bir kabul anahtarıdır.

Ayrıca Kâinatın en büyük manevi kalesinin, asırları birbirine bağlayan o şahs-ı manevi olduğunu bildirir. Dünyadayken bu azim ittisâl sırrını 've mâ ĥavet' senediyle kalbine yerleştiren bir abdin bağı asla kopmaz; o kul tek başına kalsa bile, arkasında milyarlarca evliyanın ve ashabın duasıyla arşa yürür ve mahşerin o dehşetli suallerinden ilahi bir emniyetle muhafaza edilir. Kalbini tam bir sekînet, velayet muhabbeti ve sarsılmaz bir cemaat neşesiyle bu en geniş nur kalesine emanet eder.

Hazırlayan: Nuran Şahin

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

İslam Haberleri