Allah'ım, Senin rızanı arayan bütün insanlara marifet, muhabbet ve ubûdiyet nurunu ihsan eyle

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

İŞTİYAK

Bismillahirrahmannirrahim

Ey kullarını seven ve Kendini onlara sevdiren Yâ Vedûd! Ey rahmetiyle bütün varlığı kuşatan Yâ Rahmân! Ey hususî rahmetiyle mümin kullarına yakın olanYâ Rahîm! Ey mutlak güzellik sahibi Yâ Cemîl! Ey lütufları en ince ayrıntılara kadar ulaştıran Yâ Latîf! Ey kalpleri ve kâinatı nurlandıran Yâ Nûr!

Çiçeklerin gözlerinden damlayan letafeti, başakların dillerinden yükselen tesbihi, tohumların sükûtunda saklanan hikmeti ve bütün mahlûkatın hâl diliyle yaptığı kulluğu okuyabilen kullarından eyle. Bize, her güzellikte Senin Vedûd ismini, her nimette Rahmân ismini, her incelikte Latîf ismini, her sanatta Bedî' ismini, her düzende Hakîm ismini görebilecek bir kalp ihsan eyle.

Ey Rabbimiz! Bizi Seni tanıyanlardan eyle. Seni tanıdıkça sevenlerden eyle. Seni sevdikçe Sana iştiyakla ibadet edenlerden eyle. İbadeti yük değil, Senin yakınlığına ulaştıran bir lezzet olarak yaşayanlardan eyle.

Yalnız bize değil; ailelerimize, nesillerimize, ümmet-i Muhammed'e, bütün müminlere ve Senin rızanı arayan bütün insanlara da bu marifet, muhabbet ve ubûdiyet nurunu ihsan eyle. Yeryüzünü, çiçeklerin tesbihini okuyabilen, nimetlerin dilini anlayabilen, mahlûkatın hamdine şuurlu olarak katılabilen kullarla mamur eyle. Âmin.

رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.

"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT: Bu cümle, önceki cümlede geçen "تَوَدُّدِكَ (teveddüdün: Kendini mahlûkatına sevdirmen)" hakikatini tamamlayan ikinci halkadır. Önce Allah'ın Kendisini tanıtması (تعريف), sonra Kendisini sevdirmesi (تودد), ardından da mahlûkatın ibadete ve ubûdiyete iştiyak duyması (تتشوق إلى العبادة) anlatılmaktadır. Bu, Risale-i Nur'daki Marifetullah → Muhabbetullah → İbadetullah silsilesinin özlü bir ifadesidir.

Arapça Metin

وَتُعَرِّفُكَ بِمَا يَتَقَطَّرُ مِنْ طَرَاوَةِ عُيُونِ أَزَاهِيرِهَا، وَمِنْ طَرَاوَةِ أَلْسِنَةِ سَنَابِلِهَا، مِنْ رَشَحَاتِ لَمَعَاتِ جَلَوَاتِ تَوَدُّدِكَ، وَتَتَشَوَّقُ إِلَى عِبَادَتِكَ.

"Çiçeklerinin taze gözlerinden damlayan letafetle, başaklarının taptaze dillerinden süzülen güzelliklerle, Senin teveddüdünün (Kendini mahlûkatına sevdiren muhabbet tecellilerinin) cilvelerinin parıltılarından akan damlalar vasıtasıyla Seni tanıtır; sonra da Senin ibadetine karşı iştiyak duyar."

تُعَرِّفُكَ "Seni tanıtır." Artık bitkiler yalnız tesbih etmiyor; Allah'ı tanıtan muallimler hâline geliyor.

طَرَاوَةِ عُيُونِ أَزَاهِيرِهَا "Çiçeklerin tazelik dolu gözleri." Bu çok zarif bir istiaredir. Çiçeğin merkezi, "göz" olarak tasvir edilmiştir. O göz, cemâli seyreder gibi Allah'ın sanatını gösterir.

أَلْسِنَةِ سَنَابِلِهَا "Başaklarının dilleri."

Başak konuşmaz; fakat hâliyle konuşur. Bu, Risale-i Nur'un "lisan-ı hâl" anlayışının güzel bir örneğidir.

رَشَحَاتِ لَمَعَاتِ جَلَوَاتِ تَوَدُّدِكَ

Bu ifade katman katmandır:

رشحات → Damlalar.

لمعات → Parıltılar.

جلوات → Parlak tecelliler.

تودد → Kendini sevdirme.

Yani çiçeklerde ve başaklarda görülen güzellikler, Allah'ın kullarına olan sevgisinin ve Kendini sevdirme iradesinin küçük damlalarıdır.

تَتَشَوَّقُ "İştiyak duyar." Bu sıradan bir isteme değildir. Aşk derecesinde bir yöneliştir.

Cümlede iki ana fiil vardır:

تعرفك → Seni tanıtır.

تتشوق → İştiyak duyar.

Bu iki fiil arasında sebep-sonuç ilişkisi vardır. Önce tanıma, sonra sevme, ardından ibadete yönelme...

Burada Bediüzzaman'ın çok sevdiği tedrîcî yükseliş sanatı görülür:

Damla (رشحات)

Parıltı (لمعات)

Cilve (جلوات)

Teveddüd (تودد)

Bu, küçük bir güzellikten başlayıp Allah'ın sonsuz muhabbetine ulaşan bir tefekkür merdivenidir.

Bu cümle şu ayetlerle birlikte okunabilir:

"Allah onları sever, onlar da Allah'ı sever." (Mâide, 54)

"Cinleri ve insanları ancak Bana ibadet etsinler diye yarattım." (Zâriyât, 56)

"Rabbinizin nimetlerinden hangisini yalanlayabilirsiniz?" (Rahmân Sûresi boyunca tekrar eden hitap)

Kur'ân'da nimetler, yalnız fayda için değil; insanı Allah'ı tanımaya, sevmeye ve ibadete yöneltmeye vesiledir.

5. Risale-i Nur Bağlantıları

Bu cümle özellikle:

24. Mektup (Muhabbetullah ve Esmâ),

32. Söz (Marifetullah),

Ayetü'l-Kübrâ (Kâinatın Allah'ı tanıtması),

23. Söz (İbadetin hikmeti)

ile birlikte okunmalıdır.

Burada Risale-i Nur'un temel çizgisi açıkça görülür:

Marifetullah → Muhabbetullah → Zevk-i Ruhânî → İbadet.

Bu cümlenin merkez ismi şüphesiz el-Vedûd ismidir.

Bir çiçeğin tazeliği sadece biyolojik canlılık değildir. O tazelik, Allah'ın kullarına:

"Ben sizi seviyorum; sizi güzelliklerle kuşatıyorum; Beni tanıyın ve Bana yönelin."

diye yaptığı sessiz bir davettir.

Başakların olgunlaşması da yalnız rızık değildir. Aynı zamanda: "Sizi besleyen Rabbinizi unutmayın."

mesajıdır. İşte tefekkür, bu sessiz daveti işitebilmektir.

Bu cümlenin hikmeti, güzelliğin ve nimetin yalnız estetik veya fayda için değil; Allah'ın sevgisini hissettiren birer davet mektubu olduğunu göstermektir.

Gayesi; İnsanı, nimetlerden nimeti verene ulaştırmak; tanımayı sevgiye, sevgiyi ise şuurlu ibadete dönüştürmektir.

Ayrıca bu cümle; tabiatı, ilâhî iletişimin bir dili olarak okumayı öğretir. Böyle bir bakış, çevreye saygıyı, nimete şükrü ve kulluk bilincini güçlendirir.

Hazırlayan: Nuran Şahin

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.

İslam Haberleri