Allah'ım, ruhumuzu tevhidin azametiyle hür kıl, akıbetimizi mutlak galibiyetinle taçlandır

Celcelutiye'den ilhamla dualar...

Bismillahirrahmânirrahîm

​Ey mülkün yegane sahibi, sultanların sultanı olan Malikü’l-Mülk, ey mülkü dilediğine veren, dilediğinden de izzetle çekip alan Zü’l-Celâli ve’l-İkrâm!

​Ya Allah, Ya Melik, Ya Muktedir! Ruhumu sarmak isteyen acziyetten, batıl cereyanlar karşısında geri çekilme ezikliğinden Sana sığınarak huzuruna geldim. Ya Rabbi! Hakkı müdafaa ederken, rızan dairesinde yürürken karşıma kim çıkarsa çıksın, hangi şer ittifakı dikilirse dikilsin, geri adım atmayan, korkup kaçmayan bir faziletli iman metaneti lütfeyle. Şeytanın küresel ordularına, imanı boğmak isteyen zihniyetlere karşı hakkı korkusuzca haykırmayı, onlarla imanımın izzetiyle mücadele etmeyi bu aciz kuluna nasip eyle. Ne kendime ne de başkalarına zulmettirme. Kalbimi Senden başkasına abd (kul) olmaktan mukaddes bir hürriyetle halas eyle.

Ya Azîz, Ya Hâmî, Ya Kahhâr!

Ya Rabbi! Dünyanın güç odakları, zalim idarecileri ve kibirli melikleri her türlü maddî imkanla, ordularıyla ve sinsi planlarıyla üzerimize gelseler, dört bir yanımızı kuşatsalar bile; onların sahte azametlerinden, tehditlerinden, zindanlarından ve cezalarından kalbime en ufak bir korku veya ürperti düşürme. Onların dizginlerinin Senin yed-i kudretinde olduğunu, Senin iznin olmadan tek bir nefes bile alamayacaklarını kalbime bir sekînet olarak indir. Beni sadece Senin celalinden korkan, sadece Senin huzurunda eğilen muvahhid kullarından eyle.

Ey zalim kralların, kibirli meliklerin tahtlarını başlarına yıkan Müzill ve Kahhâr, ey Kendisine dayanan kulunu yeryüzünün ordularına karşı tek başına galip kılan Azîzü'l-Cebbâr!

Allah’ım! Yeryüzünün Firavun kılıklı zalim mülk sahipleri, küresel emperyalist melikleri karşısında ezilmiş, korkutulmuş, hakları gasbedilmiş ve çaresiz bırakılmış ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.) acilen bu mukaddes 'İzzet-i İmaniye ve Meliklerin Heybetini Kırma' sırrıyla muazzam bir uyanış, cesaret ve istiklal ihsan eyle. Müslümanların kalplerindeki batıla karşı olan hayranlığı ve sahte korkuları söküp at. Mazlum coğrafyalarda müstebit diktatörlerin, zalim kralların zulmü altında inleyen, sesleri kısılan din kardeşlerimize Ashab-ı Kehf’in duruşunu, Bediüzzaman’ın şecaatini lütfeyle. Bizleri dünyada zalim sultanların karşısında hakkı haykıran en hayırlı şühedadan eyle, ahirette ise bu izzetli kıyamın mükafatı olarak Habib-i Kibriya’nın (s.a.v.) sancağı altında haşreyle.

​Ruhumuzu tevhidin azametiyle hür kıl, akıbetimizi mutlak galibiyetinle taçlandır.

Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu samimi izzet niyazımız, Senden başka hiçbir otoriteyi mutlak tanımayacağımızın ilanı ve mukaddes beytin esrarı hürmetine dualarımızı kabul eyle.

Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Sırri İzzeti'l-İmâniyye ve bi-hürmeti Sırr-ı Celcelûtiye.

DİPNOT: Celcelutiye’nin 88. beyti; bir önceki beyitte kazanılan imanî şecaatin kemal noktası, ruhun dünyevi hiçbir otorite, saltanat ve şer ittifakı karşısında diz çökmeyeceğini ilan eden Mutlak Meydan Okuma, Meliklerin Heybetini Kırma ve İzzet-i İslamiye makamıdır.

​Kulun, batılın ve zalimlerin orduları üzerine tereddüt etmeden, arkasına bakmadan hücum etmesini (ve eqbil ve lâ tehrab), hakkı müdafaa adına karşısına kim çıkarsa çıksın meydan okuyup mücadeleye girişmesini (ve ħâśim men teşâ); yeryüzünün en mutlak güçleri, kralları, melikleri ve küresel şer şebekeleri her türlü silah ve imkanla dört bir yanını kuşatmış olsalar bile onların sahte heybetlerinden, tehditlerinden asla korkmamasını (ve lâ teħşe be’sên lil mulûki velev ĥavet) emreden, ruhu prangalardan kurtaran muazzam bir izzet sırrıdır.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, "Mektubat" (On Altıncı Mektup) ve "Şualar" (Hata-Savab Cetveli, Müdafaalar) bünyesinde, dünyanın en gaddar ve mutlak görünen rejimleri, idarecileri ve mahkemeleri karşısında müminin takınması gereken izzet-i imaniyeyi bizzat hayatıyla şerh etmiştir. Üstad der ki:

​"Hakiki Melik ve Sultan, ancak ve ancak Allah’tır. O'na kul olan, başkalara kul olamaz. Yeryüzünün fani mülk sahipleri, zalim melikleri ve onların dalkavukları, ancak ecel gizli olduğu için Allah’ın izni dairesinde hareket edebilirler. Mümin bir kul, idam sehpasına da çıkarılsa, o zalim mülk sahiplerine boyun eğmez. Çünkü bilir ki, hayatı veren kim ise, alacak olan da ancak O’dur."

​Bediüzzaman, Ankara’da Mustafa Kemal’in en heybetli ve celalli olduğu dönemde mecliste ona karşı namazı ve hakkı haykırması, Rus kumandanının karşısında ölüme meydan okuması, Eskişehir, Denizli ve Afyon mahkemelerinde dehşetli savcı ve hakimlerin yüzüne karşı "Ben sizin rejiminizle barışmıyorum, bana vereceğiniz en büyük ceza terhis tezkeremdir" diye haykırması hep bu "ve lâ teĥşe be’sên lil mulûki" sırrındandır. O’na göre, ahir zamanın Firavun kılıklı küresel melikleri, imanlı bir sinenin karşısında saman çöpü gibidir. Celcelutiye’nin bu beytini vird edinen bir mümin, dünyevi makamların ve güçlerin karşısında ezilip büzülmeyi iman izzetine sığdıramaz.

Hazırlayan: Nuran Şahin

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

İslam Haberleri