Bismillahirrahmannirrahim
Ey zamanı ve asırları bir şerit gibi kudret elinde evirip çeviren Dehr, ey kelamı ezeli ve ebedi olan, nuru hiçbir devirde sönmeyen Bâkî ve Kadîm, ey yarattığı her mahlûku şerefli kılmaya muktedir olan Muizz ve Kerîm!
Ya Rabbi, Ya Kadîm, Ya Müteal! 'Ĥurûfun bi ma’nâhâ lehâl fađlu şurrifet' sırrının bağrında saklı olan o yüce, muazzam ve ebedi manalar hürmetine; kalbimi ve ruhumu Kur'an'ın sönmez şerefiyle mükerrem eyle. Hayatımı maddi ve manevi olarak esmâ-i hüsnanın nurlu manalarıyla tezyin et. Bana, kelamının batınındaki esrarı anlayacak derin bir basiret, ihlas ve marifetullah nuru ihsan eyle. Beni sığ, manasız ve dünyevi fani kelamların peşinde ömür tüketmekten muhafaza buyur.
Ya Hayy, Ya Kayyûm, Ya Bâkî! 'Medâd-dehri vel eyyâmi yâ rabbi inĥanet' nidasıyla azamet kapına iltica ediyorum. Zamanın acımasız çarkları, günlerin ve gecelerin fani koşturmacası, ömrü eskiten asırların sarsıntıları karşısında çaresiz kalmış şu aciz kuluna eman ver. Kâinatın çarklarını ve zaman perdesini önünde saygıyla eğdiğin o mukaddes kelamın ve İsm-i Azam’ın hürmetine; benim de zamanımı bereketli, ömrümü istikametli eyle. Günlerin ve gecelerin getireceği ani musibetlerden, zamanın yıpratıcı dertlerinden beni, ailemi ve imanımı koru. Ruhumuzu fani zamanın mahkûmu olmaktan kurtarıp, ezeli nurlarının hadimi eyle.
Ey zamanı ve zamanın içinde olup biten her şeyi var eden, yöneten Ya Dehr! Ey başlangıcı ve sonu olmayan sonsuz kudret sahibi Allah’ım! Ahir zamanın asırları yıpratan dehşetli fitneleri, günleri karanlığa boğan dalalet cereyanları karşısında bunalan ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.) acilen Kur'an’ın o eskimez, yaşlanmaz ve sönmez hakikatleriyle külli bir silkiniş ve İttihad-ı İslam uyanışı ihsan eyle. Müslümanları, zamanın önünde boyun büktüğü o mukaddes manaların etrafında birleştir, aziz eyle. İslam ümmetinin üzerindeki zafiyet ve fânilik perdesini kaldır; kalplerine ezeli nurlarının sarsılmaz şerefini nakşeyle. Bizleri dünyada zamanı Rızâ-i İlahî yolunda nakış nakış işleyen, ahirette ise zaman perdesinin tamamen kalktığı o ebediyet yurdunda Cemalullah ile şereflenen kullarından eyle. Ömrümüzü nurunla ebedi, akıbetimizi kelamınla aziz eyle.
Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu zaman üstü şeref, mukaddes kelam ve önünde asırların eğildiği yüce manalar ve Dehr Esmânın hürmetine dualarımızı kabul eyle.
Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Sırr-ı Kelâmullâhi'l-Kadîm
DİPNOT: Celcelutiye’nin 71. beyti; zaman ve mekân üstü olan ilahi kelamın, Kur'an harflerinin ve İsm-i Azam sırlarının kâinatı kuşatan o ebedi haşmetine, tükenmez faziletine (lehâl fadlu şurrifet) teslimiyet makamıdır.
Bu beyit; zaman perdesinin, asırların ve günlerin (medâd-dehri vel eyyâm) o muazzam ilahi manalar önünde saygıyla eğildiğini (inhanet) ilan ederek, zamana mahkûm olan insanın, zamanı yaratan Zât’ın sönmez nurlarına tutunup ebediyeti kazanma sırrıdır.
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, "Yirmi Beşinci Söz" (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi) bünyesinde, Kur'an'ın zaman üstü muazzam i'cazını (mucizeliğini) anlatırken tam olarak bu beytin ruhunu şerh eder. Üstad der ki: "Zaman ihtiyarladıkça Kur'an gençleşiyor, rumuzu (işaretleri) vazıhaşıyor."
İnsan yapısı her eser, üzerinden birkaç asır geçince eskir, hükmünü yitirir ve tarihin tozlu raflarına kalkar. Fakat mânâsı ezelden gelen ilahi kelam ve esmalar, asırlar geçtikçe, fen ve ilim ilerledikçe burhanlarını daha parlak bir surette gözler önüne serer. Zaman ve günler, o ezeli manaların önünde adeta bir boyun büküşle diz çöker.
Celcelutiye'nin bu beytini vird edinen bir mümin; geçici, fani ve durmadan akıp giden ömrün dağınıklığından sıyrılıp, zamanı parmağında döndüren ilahi kelamın o sarsılmaz, eskimez ve yıpranmaz şerefine sığınır. Zamanın yıpratıcı oklarına karşı, ruhunu bu ebedi kalkanla muhafaza eder.
Hazırlayan: Nuran Şahin