Allah'ım, kıldan ince kılıçtan keskin Sırat köprüsünde ayaklarımı sabit kıl

Celcelutiye'den ilhamla dualar...

Bismillahirrahmânirrahîm

​Ey kullarını çıkmaz sokaklardan kurtarıp Sırat-ı Müstakim'e ulaştıran Hâdî, ey takva sahiplerini cehennem azabından kurtarıp selamet yurduna erdiren Müncî,

​Ya Allah, Ya Mübîn, Ya Selâm! Kalbimin titreyişi, ruhumun acziyeti ve günahlarımın ağırlığıyla mukaddes dergâhına sığınıyorum. Ya Rabbi! Dünyadaki inancımın, ahlakımın, ibadetimin ve istikametimin ebediyet aleminde cisimleşmiş olan ve Cehennemin o dehşetli uğultusu üzerinde kurulacak, kıldan ince kılıçtan keskin o Sırat köprüsünün sınırına geldiğimde benim ayaklarımı sabit kıl. Korkudan dizlerimin bağı çözüldüğü, gözlerin dehşetle yuvalarından fırladığı o günde; beni nefsime ve amellerimin eksikliğine bırakma. İmanımın nurunu önüme ve arkama bir burak eyle. O zorlu geçidi, meleklerin hayran bakışları arasında, hiçbir çengele takılmadan, sarsılmadan, adeta uçarcasına, şimşek, hayal gibi geçmeyi bu aciz kuluna nasip eyle.

Ya Mücîr, Ya Kâfî, Ya Azîz! Ya Rabbi! Beni, ailemi, neslimi, risale-i nur talebelerini ve sevdiklerimi o yakıcı cehennem ateşinin hararetinden, korlarından ve kızgın nefesinden muhafaza eyle. ‘Senin sevginden mahrum kalma’ azabını barındıran her şeyden beni uzak tut. Senin koruma kalkanın öyle mukaddestir ki, onun içine giren bir ruha ateş dokunamaz. Beni dünyada günah ateşinden koru ki, ahirette de cehennem ateşinden emin olayım.

Ey sığınanları her türlü şerden, ateşten ve tehlikeden muhafaza eden Hâmî ve Mücîr, ey ihsanı bol, merhameti sonsuz olan Raûfü'r-Rahîm!

Allah’ım! Ahir zamanın günah çukurları, sinsi dalalet yolları ve imanı eriten fitneleri arasında Sırat köprüsünün bir numunesi burada olan dünyevi sıratı şaşırmış, ahiret sıratında ise tehlikeye düşmüş olan ümmet-i Muhammed’e (s.a.v.) acilen bu mukaddes 'Sırat Emniyeti ve Necat' sırrıyla külli bir uyanış, istikamet ve kurtuluş lütfeyle. Müslümanların ayaklarını dünyada İslamiyet üzerinde, ahirette ise Sırat üzerinde sabit kıl. Ümmetin zayıf, çaresiz, günahkar fertlerini o köprüden geçerken Efendimiz’in (s.a.v.) 'Ümmetî, ümmetî!' feryadı ve şefaati hürmetine süratle selamete erdir; onları nar-ı cehennemden ve içindeki tüm azaplardan halas eyle. Bizleri dünyada dosdoğru yürüyen, ahirette ise Sıratı berk, şimşek, hayal gibi geçip cennete ilk giren o öncü kervanla haşreyle.

​Ruhumuzu nurunla Sırat üzerinde sabit kıl, akıbetimizi cehennem azabından ebediyen azat eyle.

Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu samimi Sırat niyazımız, cehennem korkusuyla açılan ellerimiz ve mukaddes beytin esrarı hürmetine dualarımızı kabul eyle.

Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Sırrı Cevâzi's-Sırâti ve bi-hürmeti Sırr-ı Celcelûtiye.

DİPNOT: Celcelutiye’nin 84. beyti; amel terazisinden sonra ebedi akıbetin tayin edildiği en keskin, en heybetli ve geri dönüşü olmayan son sınırın —Sırat köprüsünün— sarsılmadan ve hızla aşılması için yapılan bir emniyet ilticasıdır. Bu beyit, Sırr-ı Cevâz-ı Sırat (Sıratı Hızla Geçiş), Nardan Muhafaza ve Azaptan Necat makamıdır.

​Kulun, cehennem dehlizlerinin üzerine gerilmiş olan o kıl köprüden, ayakları titremeden, düşmeden, adeta uçarcasına ve hayal hızında geçmeyi talep etmesi (ve cevviznî ĥaddaś śirâŧi muhervilâ); alt tarafta homurdayarak kurbanlarını bekleyen o dehşetli cehennem ateşinin hararetinden, zincirlerinden, zebanilerinden ve içindeki her türlü azaptan o mutlak koruma kalkanına sığınması (ve eĥmimî min ĥarri nârin ve mâ ĥavet) sırrıdır.

Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, "Sözler" (Biri Birinci Söz, Yirmidördüncü Söz) ve "İşaratü'l-İ'caz" bünyesinde, ahiretteki Sırat köprüsü ile dünyadaki yaşantı arasındaki doğrudan bağı harika bir tefekkürle şerh eder. Üstad der ki:

​"Dünyada dinin emirlerine uymakta gösterilen çeviklik ve istikamet (Sırat-ı Müstakim), ahiretteki Sırat köprüsünü şimşek gibi geçmeye vesiledir. Kim dünyada cüzi heveslerini, nefsinin şerli arzularını geride bırakıp Allah'ın sınırlarına riayet ederse, ahirette de o keskin Sırat sınırını (haddaś śirâŧ) hiç sarsılmadan, süratle geçer. Dünyada haktan sapanın, orada ayağı kayar."

​Bediüzzaman, cehennem hakikatini anlatırken de onun sadece bir ceza evi olmadığını, aynı zamanda kâinatın temizlik fabrikası ve adalet-i ilahiyenin muktezası olduğunu belirtir. İkinci Şua ve Yirmi Dokuzuncu Söz'de geçtiği üzere, imanın nuru öyle muazzam bir enerji ve ışıktır ki, ehl-i iman Sırat üzerinden geçerken o nurun haşmetinden cehennem bile: "Çabuk geç ey mümin, senin nurun benim ateşimi söndürüyor!" diye feryat eder.

​Celcelutiye'nin bu beytini vird edinen bir mümin; dünyada istikametini muhafaza etme iradesini kamçılarken, ahiretin o en kritik saniyelerinde ilahi bir teshilata (kolaylığa) mazhar olur. O dar ve keskin köprü, "muhervilâ" sırrıyla altından ışıklar saçan nurlu bir otobana inkılap eder.

Hazırlayan: Nuran Şahin

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

İslam Haberleri