Bismillahirrahmannirrahim
Ey Celâl ve azamet sahibi Yâ Zelcelâli ve'l-İkrâm! Ey hiçbir kudretin karşı koyamadığı mutlak kudret sahibi Yâ Kadîr! Ey başlangıcı olmayan Ezelî Zât! Ey her türlü noksanlıktan mukaddes ve münezzeh olan Yâ Kuddûs! Ey hiçbir yardımcıya, destekçiye ve ortağa ihtiyaç duymayan Yâ Ganî!
Sübhânsın Allah'ım! Sen Kadîr-i Mutlak'sın; biz ise her an Sana muhtaç âciz kullarız. Bize verilen her kuvvetin, her ilmin ve her imkânın Senin ihsanın olduğunu unutturma. Sebepleri kudretinin önüne geçirmeden kullanmayı, tedbiri alırken tevekkülü kaybetmemeyi, ilmî keşifleri Seni unutmanın değil, kudretinin eserlerini daha derinden tanımanın vesilesi yapmayı nasip eyle. Kalplerimizi insanların, makamların, servetlerin, teknolojilerin ve maddî güçlerin önünde aşırı boyun eğmekten koru. Bizi yalnız Sana kul eyle.
Sen hiçbir yardımcıya muhtaç değilsin; biz ise nefesimizden aklımıza, rızkımızdan imanımıza kadar her şeyde Sana muhtacız. Bu muhtaçlığımızı zillet değil, kulluğun şerefi olarak idrak ettir.
Ey Ezelî ve Ebedî Rabbimiz! Gelecek nesillere büyük bilimler, güçlü teknolojiler ve geniş imkânlar nasip ettiğinde, onlara bu güçlerin emanet olduğunu unutturmayacak bir hikmet ve ahlâk ver. İnsanlığın bilim ve teknolojideki ilerlemesini zulme değil rahmete, tahakküme değil adalete, israfa değil emanete, kibir ve istikbara değil şükür ve kulluğa yönelt.
Yâ Zelcelâli ve'l-İkrâm! Bizlere, sebepler dünyasında yaşarken Müsebbibü'l-Esbâb'ı unutmayan; mekanizmaları incelerken kudretini gören; ilmi öğrenirken marifetine yükselen; gücü elde ettiğinde ise Senin kudretin karşısında haddini bilen bir insanlık nasip eyle. Âmin.
رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.
"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.
DİPNOT:
ذُو الْجَلَالِ سُبْحَانَ اللهِ الْقَدِيرِ الْأَزَلِيِّ الْمُقَدَّسِ الْمُنَزَّهِ عَنِ الْمُعِينِ وَالْوُزَرَاءِ
“Celâl ve azamet sahibi olan Allah, her türlü noksanlıktan münezzehtir. O, ezelî ve mutlak kudret sahibidir; mukaddestir, hiçbir yardımcıya ve yardımcı kuvvetlere muhtaç olmaktan münezzehtir.”
Bu cümlede bir önceki cümledeki“Vâhid–Ehad–zıtlardan, denklerden ve ortaklardan tenzih” çizgisi, bu defa Allah’ın mutlak kudreti, ezeliyeti ve hiçbir yardımcıya ihtiyaç duymaması üzerinden derinleşiyor.
Bu cümle Risale-i Nur'daki “kudret-i ilâhiyenin mutlaklığı” ve “esbabın tesirinin hakikî olmaması” düşüncesiyle yakından ilişkilidir.İnsanın kalbini sebeplerin esaretinden kurtarıp Allah'ın kudretine bağlamaktır.
Böylece insan, Sebeplere müracaat eder. Sebeplere güvenmez. Tedbir alır. Tedbiri ilahlaştırmaz. Bilimden faydalanır,bilimi mutlaklaştırmaz.
Bu denge, günümüz insanı açısından son derece önemlidir.
Hazırlayan: Nuran Şahin