Bismillahirrahmannirrahim
Ey hiçbir şeye muhtaç olmayan Ganî! Ey bütün varlıkların kendisine muhtaç olduğu Samed! Ey mutlak izzet sahibi Azîz! Bana aczimi ve fakrımı hakkıyla tanımayı nasip eyle. Gücüme, malıma, ilmime ve sebeplere güvenerek gaflete düşmekten beni muhafaza eyle. Kalbimi yalnız Sana dayanmakla huzur bulan bir kalp eyle. Aczimi Senin rahmetine, fakrımı Senin hazinelerine açılan bir anahtar kıl. Bana, Senin mutlak istiğnânı karşısında tam bir ubûdiyet, tam bir teslimiyet ve tam bir tevekkül ihsan eyle.
Ey izzetin sahibi Azîz! Ey sonsuz kuvvet sahibi Kaviyy! Ey kudreti tükenmeyen Metîn! Ey bütün kâinatı ayakta tutan Kayyûm!
İnsanlığa, gerçek kuvvetin yalnız Senden geldiğini idrak edecek bir basiret ihsan eyle. Milletleri zulümden, kibirden ve sahte güç iddialarından koru. Kalpleri Sana dayanmanın huzuruyla doldur. Zayıflara yardım eden, mazlumları koruyan, adalet ve merhameti yeryüzünde hâkim kılan kullarını çoğalt. Bizleri yalnız Sana güvenen, yalnız Senden yardım isteyen ve yalnız Sana kulluk eden kullarından eyle. Âmin.
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.
DİPNOT: Tefekkürname'nin giriş ayeti olan; "O'nun, acizlikten veya zilletten dolayı bir yardımcısı yoktur." Bu cümle, önceki ifadelerin tabiî bir devamıdır. Allah'ın evladı olmadığı ve mülkünde ortağı bulunmadığı bildirildikten sonra, bunun hikmeti açıklanır: Çünkü Allah hiçbir eksiklik taşımaz ve hiçbir desteğe ihtiyaç duymaz.
Bediüzzaman, özellikle acz ve fakr kavramlarını insan için en büyük kulluk sermayesi olarak açıklar. İnsan acziyle Allah'a yönelir. Fakat Allah hakkında acz düşünülemez. İşte bu cümle, insan ile Allah arasındaki en temel ontolojik farkı ortaya koyar. İnsan, muhtaçtır. Allah, Ganî-i Mutlaktır.
Bu nedenle kulun yükselişi, kendi aczini bilmesiyle başlar. Kâinata intizamın prensipleri ile baktığımızda;
Nuraniyet sırrı: Allah'ın fiilleri maddî araçlara bağlı değildir.
Şeffafiyet sırrı: Hiçbir perde O'nun tasarrufuna engel olmaz.
Mukabele sırrı: Bütün dualara aynı anda icabet edebilir.
Muvazene sırrı: En küçük varlık ile en büyük galaksi aynı hikmet terazisindedir.
İntizam sırrı: Yardımcı olmadan bütün kâinat kusursuz bir düzen içinde idare edilir.
İtaat sırrı: Bütün varlıklar O'nun emrine boyun eğer.
Bu altı sır, ayetteki "yardımcıya ihtiyaç yoktur" ifadesinin kâinattaki yansımalarıdır.
İnsan ne kadar güçlü görünürse görünsün; Bir nefese, bir damla suya, bir lokma ekmeğe, bir hücreye muhtaçtır. Fakat Allah hiçbir şeye muhtaç değildir.
İnsan kendi aczini fark ettikçe, Allah'ın Ganî ve Azîz isimlerini daha iyi tanır."Benim bütün kuvvetim Sen'dendir; fakat Senin kuvvetin hiçbir şeye dayanmaz." Bu idrak, kulu hem tevazuya hem de tevekküle ulaş ve ibadete dönüşür.
Hazırlayan: Nuran Şahin