Bismillahirrahmannirrahim
Ey zerreleri rahmet rüzgarlarıyla savuran ya Bâri, Ey nebiyy-i zîşânını Mi'rac ile katına yaklaştıran ya Karîb ve Ey bir parmak işaretiyle ayı ikiye bölen ya Muktedir!
Yâ Müdebbir, yâ Latîf, yâ Halîm! "Zâriyât*" sırrıyla, kâinattaki bütün zerreleri hikmetle savuran, her bir atom parçacığına bir vazife yükleyip mülkünde ordular kılan sensin. Benim de darmadağın olmuş hülyalarımı, savrulmuş fikirlerimi ve menfi enerjilerimi rızanın ufkunda cem eyle. Zerrelerin adedince hamd ü senâ Sanadır.
"Necm*" sırrıyla, semanın bağrında milyarlarca yıldızı yörüngesinden saptırmadan yüzdüren, onları birer nur lambası gibi yakan sensin. Gökteki o azametli yıldızları emrine boyun eğdirdiğin gibi; hayatımın semasında yönünü kaybetmiş işlerimi, karanlıkta kalmış çıkmazlarımı hidayetinin ve kolaylığının nuruyla aydınlat. İşlerime bir yörünge, ömrüme bir istikamet lütfeyle.
"İkterebet" sırrıyla, zamanı avucunda tutan, ayı ikiye yaran, mesafeleri ve zorlukları kudretiyle değiştiren Sensin. Zamanın daraldığı, çarelerin tükendiği, "İşlerim bana zorlaştı" dediğim şu demlerde; Kamer Suresi*’nin azameti hürmetine, bana uzak olan hayırları yakınlaştır. Sarp yokuşlarımı düzlük, ulaşılmaz menzillerimi mukarreb (yakın) eyle.
Hz. Ali Efendimizin beyitlerinde emanet ettiği sır hürmetine; zerrelerin mutlak itaati, yıldızların muhteşem intizamı ve kıyametin mutlak hakikati hatırına, sadredilen işlerimi lütfunla kolaylaştır yâ Rabbi!
Yâ Kadîr, yâ Câmi'! yâ Allah!
Sen öyle bir Sultansın ki, senin mülkünde hiçbir zerre (atom) senin iznin olmadan kımıldayamaz. Sen öyle bir Hâkimsin ki, gökteki hiçbir yıldız senin emrin olmadan ışık saçamaz. Sen öyle bir Kadîrsin ki, zaman senin iradenle akar ve her zorluk senin bir "Kün" (Ol) emrinle kolaylığa inkılâp eder.
Allah'ım! Kitabın Kur'an-ı Kerim'de, Zâriyât, Necm ve Kamer surelerinde beyan ettiğin o muazzam kudret tecellileri hürmetine senden istifham ediyor, Sana sığınıyorum. Dünyevi ve uhrevi işlerimizde bizlere acziyet verme. Üzerimize dağ gibi yığılan, çözülmesini imkansız gördüğümüz müşküllerimizi, zerreleri savuran rüzgarın hafifliğiyle bizden uzaklaştır. Ömrümüze bereket, rızkımıza genişlik, kalbimize genişlik (inşirah) ver. Ailemize ve mü’min lere yaklaşmakta olan hayırları tescil et; şerleri ise ötelerin ötesine gönder.
“Ey rabbim, Göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır" (Tâhâ-25,26) ayetinin sırrını hayatımıza tezahür ettir. En uzak ve imkânsız gördüğüm hayırlı muratlarımızı, Mi'rac’ın o mucizevi süratiyle bize teshîr eyle, kolaylaştır.
Celcelûtiye’nin bu mübarek beytinde saklı olan bereketle; kapalı kapıları açan Fettâh isminin tecellisini, işlerimizi yoluna koyan Vekîl isminin tecellisini ruhumuza ve hayatımıza ihsan eyle. Ya Hayy, Ya Kayyûm! Zâriyât, Necm ve Kamer hürmetine dualarımızı kabul eyle. Âmin, âmin, bi-hürmeti Seyyidi'l-Mürselîn.
Dipnot: Celcelûtiye’nin 62. beytinde zikredilen Zâriyât, Necm ve Kamer sureleri, Mekke döneminin en çetin, Müslümanların en çok baskı gördüğü ve mucizelerin arka arkaya tecelli ettiği dönemlerde indirilmiştir. Bu surelerin indiriliş hikmetleri ve taşıdıkları mana hakikatleri incelendiğinde, beyitte neden "işlerin kolaylaşması" talebiyle bir araya getirildikleri çok net bir şekilde anlaşılmaktadır. Çünkü bu üç sure, insan iradesinin bittiği yerde İlahi İradenin mutlak gücünü ve hızı kesilmeyen manevi fütûhatı temsil eder.
.*Zâriyât Suresi: "Rızık, Hareket ve Görünmez Orduların Sırrı" İndiriliş Hikmeti: Mekkeli müşrikler Müslümanları ekonomik ve sosyal abluka altına almış, müminleri açlık ve çaresizlikle korkutuyorlardı. Bu sure, rızkın ve geleceğin müşriklerin değil, yalnızca Allah'ın elinde olduğunu ilan etmek için indirildi.
Mana Hakikati: Sure, "Toz koparıp savuran rüzgarlara" (Zâriyât) andiçerek başlar. Buradaki mana hakikati, kâinattaki en küçük zerrelerin (atomların) ve rüzgarların Allah’ın emirlerini taşımadaki süratidir. En ağır yağmur bulutlarını bile rüzgarlarla kolayca taşıtan Zat, müminin sırtındaki ağır yükleri ve zor işleri de öylece kolaylaştırır. Surenin sonunda gelen "Şüphesiz rızık veren, mutlak güç ve kuvvet sahibi olan ancak Allah'tır" (Ayet 58) hükmü, işlerin kolaylaşmasının kaynağını gösterir.
*Necm Suresi: "Kozmik İtaat ve Mi'racın Ufku" İndiriliş Hikmeti: Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Mekke’de en bunaldığı, hüzün yılıyla sarsıldığı bir dönemde gerçekleşen Mi’rac mucizesinin ardından, müşriklerin yalanlamalarına karşı bu davanın göksel hakikatini tasdik etmek için indirilmiştir.
Mana Hakikati: "Kaybolup gittiği zaman yıldıza andolsun" ayetiyle başlar. Yıldızlar (veya Mi'rac'tan inen Efendimiz), muazzam bir hız ve kusursuz bir itaatle hareket ederler. Bu surenin mana hakikati "Manevi Yükseliş" ve **"Yakınlık"**tır. Efendimiz’in en zor anda Mekke'den alınıp Sidretü'l-Münteha'ya kadar saniyeler içinde çıkarılması, Allah için hiçbir mesafenin ve hiçbir zorluğun engel teşkil etmediğinin ispatıdır. İşlerin kolaylaşması, müminin de hayatındaki engelleri aşarak manen yükselmesi demektir.
*Kamer Suresi: "Zamanın Yarılması ve Engellerin Parçalanması" İndiriliş Hikmeti: Müşriklerin inatla mucize istemesi üzerine Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) bir işaretiyle "Ay’ın ikiye bölünmesi" (İnşikâk-ı Kamer) mucizesi gerçekleşmiştir. Sure, bu muazzam kudret tecellisini ve buna rağmen yüz çevirenlerin inadını ortaya koymak için indirilmiştir.
Mana Hakikati: "Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı" (Ayet 1) hitabıyla başlar. Surenin mana hakikati, İlahi Kudret karşısında en sert ve büyük maddelerin (koca bir gök cisminin) bile bir anda ipek gibi ikiye ayrılabilmesidir. Ayı bir parmak işaretiyle yaran kudret, müminin önündeki dağ gibi engelleri de öylece yarar ve yol açar. Ayrıca bu surede dört kez tekrarlanan "Andolsun biz Kur'an'ı öğüt alınsın diye kolaylaştırdık" ayeti, surenin merkezindeki "Kolaylaştırma" (Teysîr) hakikatine doğrudan işaret eder.
Beytteki Muazzam Terkip: Mikro, Makro ve Ötesi Hz. Ali’nin bu üç sureyi tek bir beyitte cem etmesindeki hikmet tefekkür edildiğinde, ortaya şöyle bir mana piramidi çıkar:
Özetle Beytin Hakikati:"Ey Rabbim! Zerreleri atom altı düzeyde yöneten (Zâriyât), devasa yıldızları semada yörüngesinde zahmetsizce yüzdüren (Necm) ve koskoca Ay'ı bir emirle ikiye bölen (Kamer) mutlak kudretin hürmetine; benim de hayatımdaki darlıklar kapıları yıksın, işlerim bu kozmik intizamın kolaylığıyla bana doğru aksın ve zorluklar önümde ikiye yarılsın.”