Allah'ım, bedenimdeki her hücrede, Senin sanatını temaşa etmeyi nasip eyle

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

Bismillahirrahmannirrahim

Ey yoktan var eden Hâlık, ey her şeyi kusursuz ölçü ve düzen içinde yaratan Bâri', ey her varlığa en güzel sûreti veren Musavvir, Bana hem kendi nefsimi hem de kâinatı Senin isimlerinin bir aynası olarak okuyabilen bir basiret ihsan eyle. Bedenimdeki her hücrede, kalbimdeki her duyguda ve ruhumdaki her kabiliyette Senin sanatını temaşa etmeyi nasip eyle. "Allahu Ekber" sözünü yalnız dilimle değil; aklımla, kalbimle ve bütün hayatımla tasdik eden kullarından eyle.

Ey ilmi sonsuz Alîm! Ey kudreti sonsuz Kadîr! Ey hikmeti sonsuz Hakîm!

İnsanlığa, kendi yaratılışını okuyarak Seni tanıyacak bir marifet nasip eyle. Bilimi ve tefekkürü Senin isimlerine açılan bir pencere hâline getir. Kâinat kitabını doğru okuyan, insanın yaratılışındaki hikmetleri keşfeden ve bütün ilimleri Senin marifetine ulaştıran âlimler yetiştir. Kalplerimizi Senin kudretin ve ilmin karşısında hayranlık, huşû ve hamd ile doldur. Âmin.

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT: 29. Lem'a'nın Birinci Mertebesindeki Bediüzzaman'ın kendi izahına geçiyoruz. Buradan itibaren Kur'ân ayetinden, ayetin Risale-i Nur'daki tefekkür açılımına giriyoruz.Bediüzzaman, ayette geçen "وَكَبِّرْهُ تَكْبِيرًا" emrini burada açıklamaya başlıyor.

Soru şudur: Neden Allahu Ekber? Cevabı ise: Çünkü O'nun ilmi ve kudreti sonsuzdur.

Burada dikkat çekici nokta, Bediüzzaman'ın tekbiri sadece bir zikir olarak değil, kudret ve ilim eksenli bir marifet hükmü olarak açıklamasıdır.

Genellikle "Allahu Ekber" denildiğinde akla sadece büyüklük gelir. Burada Bediüzzaman şöyle der:

Allah, her şeyden kudretçe daha büyüktür. Allah, her şeyden ilimce daha büyüktür. Yani Allah'ın büyüklüğü; hacimle, mekânla, uzaklıkla, ölçülemez.

O'nun büyüklüğü; sonsuz ilim, sonsuz kudret, sonsuz hikmet,

sonsuz irade ile anlaşılır.

"الخالق، البارئ، المصور" Burada üç isim peş peşe zikredilmiştir.

el-Hâlık (الخالق) Yoktan var eden.

Her varlığın aslını takdir eden.

el-Bâri' (البارئ) Her varlığı kusursuz şekilde düzenleyen.

Her mahlûku birbirinden farklı yaratandır.

el-Musavvir (المصور) Her varlığa kendine mahsus suret veren.

Hiçbir insanın yüzünün diğerine benzememesi, bu ismin tecellisidir. Bu üç isim birlikte yaratılışın üç safhasını gösterir:

*Takdir,*İnşa,*Tasvir.

Hazırlayan: Nuran Şahin

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

İslam Haberleri