Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin uzun yargılamalar konusunda Türkiye’de kurulacak komisyonun zararları tazmin ederken uygulayacağı kriterlere ışık tutması için verdiği pilot davada Türkiye’yi 15 bin 600 euro tazminata mahkum etti.
AİHM’nin önündeki 2 bin 373 başvuruyu görüşmeden Türkiye’ye geri göndererek kurulacak komisyonda 1 yıl içinde zararların tazmin edilmesine hükmettiği “pilot dava kararı” Türkiye’nin 80 milyon civarında bir tazminat yükünün altına girdiğini ortaya koydu.
Ümmühan Kaplan davası
Türkiye, uzun yargılama nedeniyle AİHM önünde bekleyen başvuru sayısının olağanüstü artması üzerine sorunu iç hukukta çözmek için AİHM’ye başvurmuş ve AİHM, pilot dava olarak seçtiği Ümmühan Kaplan davasında başvuruların Türkiye’de kurulacak bir komisyona gönderilmesi kararı vermişti.
AİHM kararına göre, Antalya’da oturan Ümmühan Kaplan’ın (67) babası, 1970’de kadastro çalışmaları esnasında Çenger ve Yaçıdibi köylerinde bulunan bazı arazilerin kendi adına tescil edilmesi talebiyle kadastro mahkemesinde dava açtı. Keşifler, bilirkişi raporları, tanıkların dinlenmesi gibi işlemlerin uzun yıllarda tamamlandığı davada, 1990’da kadastro mahkemesi başka bir davayla bu davanın birleştirilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca ihtilafa konu taşınmazların bazılarının Ümmühan Kaplan’ın babasına miras yoluyla intikal ettiğine karar verdi. Kararın temyiz incelemesinde Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmekte olan aynı konuya ilişkin başka dava olduğu gerekçesiyle karar bozuldu. Kaplan, 1995’de babasının ölümü üzerine, davayı takip etmeye başladı. 1995 ve 2007 arasında dava, Kadastro Mahkemesi tarafından incelenmeye devam etti ve birçok bilirkişi incelemesi yapıldı. Dava, Kadastro Mahkemesi’nde devam ederken Ümmühan Kaplan, 2007’de AİHM’ye başvurdu.
25 yıldır devam eden dava
AİHM, 6 Aralık 2011’de bu başvuru hakkında “pilot karar” usulünün uygulanmasını uygun gördüğünü, taraflara bildirdi. AİHM kararında Kaplan’ın babasının 1970 yılında açtığı davanın bitirilmemesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği sonucuna vardı. AİHM, yargılama süresini, 1970’den beri, yani 42 yıldır değil, Türkiye’nin AİHM’in yargı yetkisini tanıdığı 1987’den itibaren hesapladı ve yargılamanın 25 yıldır bitirilmemesini mahkumiyet gerekçesi yaptı.
“Temiz sicilin” ağır faturası
AİHM, uzun yargılamadan kaynaklı ihlalin, Türkiye’de var olan yapısal problemden kaynaklandığı ve 31 Aralık 2011 tarihinden itibaren, uzun yargılama nedeniyle yapılan 2 bin 373 başvurunun Türk Hükümeti’ne tebliğ edilmediği, 330’unun tebliğ edildiği belirtildi.
Kararda 23 Eylül 2012 tarihinde fiilen yürürlüğe girecek olan Anayasal başvuru hakkı ile birlikte Adalet Bakanı’nın bu husustaki yapısal sorunların giderileceğine dair taahhütlerinin not edildiği belirtilerek AİHM önünde bekleyen başvurular ile 22 Eylül 2012 tarihine kadar yapılacak olan başvuruların AİHM tarafından görüşülmeden ilgili komisyona gönderileceği kaydedildi. Kararda Türkiye’nin bu komisyonda başvuruları 1 yıl içinde bitirmesi gerektiği de ifade edildi. AİHM, Türkiye’yi bu davada 15 bin 600 Euro (yaklaşık 37 bin TL) manevi tazminata mahkum etti. Buna göre Türkiye, 2 bin 373 davada Ümmühan Kaplan davasında verilen miktarı emsal olarak alarak tazminat tutarlarını belirleyecek. Bu da 80 milyon TL civarında bir tazminat yükünün ortaya çıkacağına işaret ediyor.
İhlas