Ah Kudüs öyle mi?

Hüseyin EREN

Kudüs ah Kudüs mü diyeceğiz? Ah Endülüs der gibi. Endülüs şöyle idi böyle idi demenin ne anlamı var şimdi?

Yahudileşme temayülü içimizdeki Kudüs’ü esir almışsa Kubbetüs Sahra’ya çoktan kilit vurulmuştur. Hayat hırsı ve ölüm korkusu olanlar nasıl çıkar hakikat miracına? Gök ötesine gitmek için basacak sahra, taş bulabilir mi böyleleri?

Konuşurlar da konuşurlar! Slogan atarlar, kendi sokaklarında bağırırlar! Kimi bir taraftan Coca Cola içmekten geri durmaz.

Yahudi alışkanlığı ile Yahudileşmeye karşı durulmaz. Talut “o sudan içmeyin” dedi, içenler “siz gidin savaşın” dedi.

Az kişi o sudan içmedi ve o az kişi zalim Calut’u ve ordusunu yendi. Selahaddin-i Eyyubi’yi de yalnız bırakmadı mı zamanındakiler; o hem Kudüs’ü fethetti, hem de fetihten sonra ayağa kalkan Haçlı Avrupa’sını dize getirdi. Esir ettiği İngiliz Kralını serbest bırakarak ülkesine gönderdi.

İsrafa esir, hırsa tutsak, zevke zebun olanlar mı zamanın Calut’uyla savaşacak, şer ordusunu dize getirecek? Kudüs hür olacak da Kubbetüs Sahra’da, Kıble Camiinde Cuma namazı kılınacak!

Haramlara bulaşmışlar haramilerle nasıl savaşır?

Tefrikayla kıyım kıyım olmuşlar bütünleşmiş şer ordusuna ne kadar direnebilir? Ah Endülüs öyle mi? Ders olmayan Endülüs yeni Endülüsler doğurur.

Son karakol Anadolu direniyor; o sudan içmeyen azlar zafere eriştirecek. Ne kadar derin ve sinsi fitnelerden geçtiğimiz malum.

Tevhit nettir, nübüvvet nettir, haşir nettir, adalet nettir; güneş gibi, ay gibi, yıldız gibi, kâinat gibi. Haramlar da öyle. Hırs da öyle, israf da öyle… Ölüm hayat gibi bir gerçek.

Konfor düşkünlüğü, hayat hırsı, rahat yaşama arzusu, zevk düşkünlüğü, makam tutkusu,  ölümden ürkme ürkekliği; bütün bunlar fitne üreten ve hakikatin sinir uçlarını bozan amiller değil mi?

Duvara dönüp ağlama veya slogan atıp bağırma değil önce içimizde esir Kudüs’ü kurtarma demindeyiz.

Umut o azlarda. Gelecek o azlarla gelecek. Karanlık o azların gözlerinde parlayan bir ışıkla aydınlığa dönüşecek.

Kudüs aynası ümmetin ve her birimizin aynası. Batından başlayıp zahire hepimizin ve her birimizin yapacağı çok şey var.

Hayati mesele o azlardan mıyız değil miyiz? Böyle bir derdimiz var mı yok mu?

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (2)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.