Acil durum binalarının durumu 'yoğun bakımlık'

Bakanlar Kurulu’nun geçtiğimiz hafta yapılan son toplantısında, muhtemel bir deprem riskine karşı alınması gereken tedbirlerin masaya yatırıldığı ortaya çıktı.

Ahmet Dönmez'in haberi:

Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) hazırladığı ve Bakanlar Kurulu’na sunulan ‘Hizmete Özel’ deprem raporu deprem gerçeğine dikkat çekti. Rapora göre, Türkiye topraklarının yüzde 96’sı, nüfusun yüzde 72’si, büyük sanayi tesislerinin de yüzde 75’i deprem riski altında. Deprem kuşağının yüzde 66’sı aktif fay hatlarıyla kaplı. Kabine toplantısında altı çizilen vahim tablolar da var. Örneğin Türkiye genelinde acil durum binalarının çoğunun depreme karşı dayanıksız olduğu tespit edildi. Acil duruma müdahale araçlarının da büyük bir kısmının kullanılamaz derecede eski olduğu belirlendi. Bu tablo nedeniyle kabine, alınacak tedbirleri de görüştü. Buna göre Türkiye 15 bölgeye ayrılıyor. Bu bölgeler arasına acil durumlar için yeni hava koridorları açılacak. Gece görüş kabiliyeti olan helikopterler hazır hale getirilecek. Geçici barınma alanları, Türk aile yapısına uygun çadır modelleri ve yeni lojistik depolar hazırlanacak.

Toplantıda, bakanlıkların ulusal afet müdahale planına yeteri kadar sahip çıkmadığının altı çizildi ve bütün birimlerin destek vermesi istendi. Afetlere bölgesel yeterlilik, lojistik planlama, hızlı ve etkin müdahale için Türkiye’nin 15 bölgeye ayrılması kararlaştırıldı. Mevcut Kızılay depolarının yeterli olmadığı, bu depolara katkıda bulunulması gerektiği kaydedildi. Ayrıca riskli bölgelerde geçici barınma alanlarının yerleri belirlendi. Suriyeli sığınmacıların kullandıklarıyla birlikte 200 bin kapasiteli geçici barınma alanları oluşturuldu. Buralar için battaniye, ısıtıcı, yatak, mutfak eşyaları, temizlik malzemelerinin temin edilmesi istendi. Mevsim şartlarına dayanıklı, Türk aile geleneklerine uygun çadır modelleri tasarlandı ve üretimine geçildi. Şu ana kadar da 67 bin nitelikli çadır, Kızılay depolarına girdi. Halen üretimi devam eden 20 bin çadır da 10 Mart’ta stoklara eklenecek.

Üzerinde durulan bir diğer hazırlık, tatbikat ağırlıklı eğitim seferberliği başlatılması. Bu anlamda 2013 yılı, okullarda adeta bir deprem eğitim seferberliğine sahne olacak. Vatandaşların, muhtemel bir afetin ilk 72 saatine hazırlıklı olabilmesi hedefleniyor. Bunun için eğitimlerle farkındalık oluşturulacak ve duyarlılık artırılacak. Bu arada, raporda yer alan bilgilere göre, Türkiye’de meydana getirdiği hasar ve can kaybı açısından depremler yüzde 61’le birinci sırada yer alıyor. Heyelan yüzde 15, taşkın yüzde 14, kaya düşmesi yüzde 5, yangın yüzde 4, çığ da yüzde 1 etki gösteriyor.

Zaman

Ekonomi Haberleri