Risale-i Nur, Kur'ânî ve Hikemîdir-6

Abdulkadir ÇELEBİOĞLU

Risale-i Nurlar "dâvâ değil, dâvâ içinde bürhandır." (Barla Lâhikası, s. 19) Dâvâ; Edille-i Șer'iyye yani Kur'ân-ı Kerîm, Sünnet/Hadîs, İcma, Kıyas'tır. Dâvâ, Ehl-i Sünnet Ve'l-Cemaattır.

Madem Risale-i Nurlar, "dâvâ değil, dâvâ içinde bürhandır." O hâlde "bürhan" olduğu dâvâ hakkında da çalışmalar yapılmasının iktiza ettiğini anlıyoruz. Bürhan yani delil, hüccet ve ispat vasıtasıdır. Öyle ise nasıl bürhan olduğunu görmemiz gerekir.

Mesela bir m cümle şu şekildedir; "Zarar ve menfaat, O'nun elindedir." (Sözler, s. 19)

Bu cümle, şu hadîs-i şerîf ile aynı minvaldedir; "Bir kul başına gelecek bir şeyin mutlaka geleceğine, gelmeyecek olanın da kesin sûrette gelmeyeceğine inanmadıkça tam iman etmiş olmaz." (Tirmizî, Kader, 10) Demek ki bu cümle, bu hadîs-i şerîfin de șerhi mahiyetindedir.

Bir başka cümleye bakıyoruz; "Her şeyi kendi Rabbisinin emrine müsahhar görür, Rabbisine iltica eder. Tevekkül ile istinad edip her musibete karşı tahassun eder. İmanı, ona bir emniyet-i tâmme verir." (Sözler, s. 19)

Bu cümle, şu âyet-i kerîmelerin tefsîri mahiyetindedir;
اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ الَّذ۪ينَ اِذَا ذُكِرَ اللّٰهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَاِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ اٰيَاتُهُ زَادَتْهُمْ ا۪يمَانًا وَعَلٰى رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَۚ
"Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman kalbleri ürperir; kendilerine O'nun âyetleri okunduğunda (bu, onların) îmanlarını artırır ve (onlar yalnız) Rablerine tevekkül ederler." (Enfâl Sûresi, 2. Âyet-i Kerîme ve Meâli)

Diğer âyet-i kerîme de şudur;
اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ
"Allah ki, O'ndan başka ilâh yoktur! O hâlde mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsinler!" (Teğabün Sûresi, 13. Âyet-i Kerîme ve Meâli)

Bir başka cümle şudur; "Fısk ve sefahet yolu ise; -hattâ fâsıkın itirafıyla dahi- menfaatsız olduğu halde, ondan dokuz ihtimal ile şekavet-i ebediye helâketi bulunduğu; icma ve tevatür derecesinde hadsiz ehl-i ihtisasın ve müşahedenin şehadetiyle sabittir." (Sözler, s. 19)

Bu cümle de şu hadîs-i şerîfin șerhidir; "Biriniz Cennet ehlinin amelini işler, nihâyet Cennet ile kendisi arasında bir arşınlık mesâfe kalınca Cehennem ehlinin işini yapmaya başlar, Cehenneme girer. Biriniz de Cehennem ehlinin işini yapar, kendisi ile Cehennem arasında bir arşınlık veya iki arșınlık mesafe kalınca Cennet ehlinin işini yapar, Cennete girer." (Buhârî, Kader, 1)

(Devam Edecek)

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.