The Economist'te yer alan habere göre Teksaslı Cumhuriyetçiler, bundan tam 18 ay önce yeni bir mücadeleye giriştiler.
Mücadele, geçen yıl şubat ayında başladı. Eyalet Valisi Greg Abbott, Doğu Plano İslam Merkezi'nin önerdiği bir konut projesini "şeriat şehirleri' modeli olarak nitelendirdi.
Bunun ardından eyalette 12 devlet kurumu hızla harekete geçerek proje hakkında soruşturma başlattı.
Kasım ayında ise Abbott, ABD'deki Müslümanların sivil haklarını savunan en büyük kuruluş olan Amerikan İslam İlişkileri Konseyi'ni (CAIR) "yabancı terör örgütü" olarak ilan etti ve kuruluşun eyalet sınırları içinde arazi satın almasını yasakladı.
Mart ayında ise eyalet denetçisi, İslami okulları yeni eğitim bursu (voucher) programının kapsamı dışında bırakma kararı aldı.
Eyaletteki Cumhuriyetçi Parti, "Teksas'ın İslamlaşmasını durdurma" hedefini yasama gündemindeki öncelikler listesinde ikinci sıraya yerleştirdi.
İlk bakışta bu kampanya, 11 Eylül saldırılarının ardından tırmanan aşırı İslam karşıtlığı dalgasının bir devamı gibi görünebilir.
ABD genelinde, Amerikan sivil yaşamını Hristiyan değerleriyle harmanlamayı amaçlayan ve genel olarak Hristiyan milliyetçiliği adı altında toplanan fikirlere yönelik destek giderek artıyor.
Bu projenin izleyeceği yolun ne olacağı henüz net değil. Ancak ülkenin en büyük Cumhuriyetçi eyaleti olan Teksas, ABD'nin Hristiyan köklerini vurgulayarak ve eyaletin tasavvur ettiği bir tehdide karşı sert bir mücadeleye girerek, bu eğilimin nasıl bir görünüm alabileceğine dair olası bir model sunuyor bugün.
"İslamlaşmayı durdurmaya" yönelik mevcut dalganın asıl itici gücü, dışarıdan gelebilecek bir şiddet korkusu değil, içeride yaşanan bir dönüşüme duyulan kaygı.
Abbott, bu yılın başlarında dini özgürlüğü savunurken "ABD, Hristiyan bir ülke olarak kuruldu" ifadelerini kullandı.
Giderek artan sayıda siyasetçi, özellikle İslam'ı ABD kimliğine yönelik bir tehdit olarak görüyor.
Örgütlü Nefreti İnceleme Merkezi adlı bir izleme kuruluşunun verilerine göre, mart ayına kadar geçen 13 aylık süre zarfında, ülke genelinde seçilmiş 46 Cumhuriyetçi yetkili, Müslüman karşıtı içerikli bin 111 paylaşım yaptı. Bu da aylık ortalamada on beş kat artışa işaret ediyor.
Bu paylaşımların birçoğu İslam'ı, ölümü yücelten, çocuklara aşırılıkçı fikirler aşılamaya çalışan ve toplum üzerinde sıkı bir denetim kurmayı amaçlayan bir inanç sistemi olarak tasvir etti.
Müslümanların ülkeyi ele geçireceğine dair endişeler gerçeklikten kopuk görünse de -zira Müslümanların nüfus içindeki oranı yaklaşık yüzde 1'i geçmiyor- bu hareketin taraftarları meselenin özünün İslami varlığın büyüklüğünde yatmadığını düşünüyor.
Independent Türkçe