AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton, yaptığı açıklamada herhangi bir ‘kınama’ bahsi etmezken, “ölüm, yaralanma ve Kahire’deki tahribatı esefle karşıladığını” söylemekle yetindi, Mısır güvenlik güçlerine “azami itidal” ile hareket etme çağrısı yaptı.
Avrupa Parlamentosu’nun ikinci büyük grubu Sosyalistlerin başkanı Hannes Swoboda, olaylara en sert tepkiyi veren Avrupalı siyasetçi oldu. Swoboda, “şiddetle kınıyorum” dediği olaylara “ordunun atadığı geçiş yönetimi sessiz yardımcı olarak kalmamalı” ifadelerini kullandı.
Daha önce 3 Temmuz müdahalesini ‘darbe’ olarak nitelemenin “çıkarlarına uygun olmadığı” açıklaması yapan ABD’den ise sert bir tepki geldi. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, şiddeti “kınarken” olağanüstü hal ilanına da “şiddetle karşı olduklarını” söyledi, Mısırlıların “temel insan haklarına” saygı çağrısı yaptı. Daha önceki “Mısır’da ordu demokrasi restore etti” açıklaması ile büyük tepki çeken Dışişleri Bakanı John Kerry de tırmanan şiddeti “esef verici” olarak tanımladı ve bunun ülkedeki siyasi uzlaşı çalışmalarına “ciddi darbe” vurduğunu belirtti. Kerry’nin bakanlığından yapılan açıklamada ise ABD’nin Mısır’a yönelik yardım politikasının halen “yeniden gözden geçirme” aşamasında olduğu bildirildi. Washington, her yıl 1,3 milyar doları orduya olmak üzere Mısır’a 1,5 milyar dolar yardım yapıyor. ABD, yasaları gereği sivil iktidarı darbe ile devrilen ülkelere yardım yapamıyor.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban-ki Moon’un ofisinden yapılan açıklamada da Mısır güvenlik güçlerince şiddet kullanımının “kınandığı,” ayrıca alınan haberlerden de Mısır’da “100’lerce insanın öldüğünün anlaşıldığı” belirtildi.
Zaman