51 yıllık AB öyküsünde mutlu son ne zaman?

60 yaşındaki Avrupa Birliği her yıl 9 Mayıs’ı ‘Avrupa Günü’ olarak kutluyor

Hülya Güler'in haberi:

60 yaşındaki Avrupa Birliği (AB), 1985 yılından bu yana barış, özgürlük, refah ve birlikte yaşama yolunda sağlanan başarılar adına her yıl 9 Mayıs’ı ‘Avrupa Günü’ olarak kutluyor. Bugün, müzakereci aday ülke konumundaki ve 51 yıldır mutlu sona hazırlanan Türkiye’de de tüm AB ülkelerinde olduğu gibi törenlerle kutlanıyor.

İlk olarak Fransız Dışişleri Bakanı Robert Schuman tarafından 9 Mayıs 1950’de yayımlanmış bir bildirgeyle (Schuman Bildirgesi) AB’ye giden yolda ilk somut adım atılmış, tüm askeri gücün temelini oluşturan kömür ve çelik sanayinin yönetiminden yükümlü olacak uluslararası bir Avrupa kurumunun oluşturulması teklif edilmişti. Avrupa bütünleşmesi Avrupa Birliği’ne üye olan ülkelerin siyasi ve ekonomik açıdan büyük bir güç olmasına önemli katkılarda bulundu. Bu nedenle, 1985 yılında Milano Zirvesi’nde bir araya gelen AB liderleri, 9 Mayıs’ın her yıl ‘Avrupa Günü’ olarak kutlanmasına karar verdi.

Müzakereler ne zaman bitecek

1959’da Avrupa Ekonomik Topluluğu’na (AET) başvuruyla başlayan Türkiye, 51 yıllık Avrupa Birliği öyküsünde mutlu sona ne kadar yakın bilinmese de bu mutlu sonda hem Türkiye’nin kendi içinden hem de dışarıdan AB ülkelerinin kamuoylarından kaynaklanan dinamiklerin bundan sonraki süreçte giderek daha da etkinlik kazanacağı belirtiliyor. AB uzmanları uyum sürecinin Türk insanı açısından anlamını, Türkiye’de adalet, eğitim, sağlık, çevre, yatırım ortamı, dış ticaret, rekabet ve bunun gibi geniş bir yelpazede daha iyi yaşam koşullarına ulaşmak olarak tanımlarken, müzakerelerin kesintisiz bir şekilde yürütülmesi gerektiği fikrini ortaya koyuyorlar. Ancak müzakerelerin ne zaman tamamlanacağı tam üyeliğin ne zaman geleceği konusu büyük önem taşıyor.

En makul tarih 2014

Şimdilik AB’nin bütçe ve kurumsal düzenlemeleri çerçevesinde en makul tarih olarak 2014 gözükse de bunun gerçekleşmesi için Türkiye’nin tüm müzakere başlıklarını 2012 tarihine kadar tamamlamış olması gerekiyor. Ancak Türkiye’de 2011’de milletvekili seçimleri ve 2012’de de cumhurbaşkanlığı seçimlerini gerçekleştireceği düşünüldüğünde Türkiye’nin kendi iç dinamikleri nedeni ile bir zamanlama sorunu yaşayabileceğine dikkat çekiliyor.

5 yıllık müzakere dönemi

Bir diğer önemli konu da Türkiye’nin üyeliğine karşı çıkan ya da farklı üyelik formülleri üzerinde duran AB ülkesi liderlerinin söylemlerine takılıp müzakerelerde geri durmak yerine müzakereleri hızla tamalayarak AB’ye hazır hale gelmesi önemli. Çünkü müzakere süreci bir yandan Türkiye’yi AB’ye hazırlarken bir yandan da Türkiye ilerleme gösterdikçe AB’yi de Türkiye’ye hazırlıyor. Bunu sağlamak da yine Türkiye’ye düşüyor. Türkiye’nin 5 yıldır içinde bulunduğu müzakere sürecinde karnesi şimdilik kimseyi tatmin etmese de kimi AB uzmanları müzakerelerin kesintisiz bir şekilde sürdürülüyor olmasını da önemsiyor.

Hürriyet

Güncel Haberleri