Liceli kız kardeşler Dilaviz ve Uğur Işık, 1890'dan beri tapulu olarak kendilerine ait 17 bin 900 dönümlük arazinin gasp edildiğini öne sürerek hukuk savaşı başlattı.
Sabah'ın haberine göre; Işık kardeşler; yasal tapularına, vergi kayıtlarına, kroki-haritalarına ve devletten alınan gelir desteği belgelerine rağmen, kadastronun bütün topraklarını köylülere dağıttığını savundu. Kardeşler, Silvan Barajı'nın suları altında kalacak arazilerinin katrilyon değerinde olduğunu öne sürdü.
Dilaviz Işık (70) ve Uğur Işık (58), Yavuz Sultan Selim döneminde beylik verilen ailenin iki varisi. Dilaviz Işık emekli bir avukat, kız kardeşi Uğur Işık ise bir nükleer tıp uzmanı. İki kız kardeşe, 1987'de ölen babaları Sıddık Işık'tan Diyarbakır'da binlerce dönüm arazi kaldı. Önemli bir kısmı Lice'nin en büyük köyü olan Kutlu köyündeydi. Işık kardeşler, her yıl vergilerini ödediler, köylülerle sembolik kira sözleşmeleri yaptılar. Fakat 15 Ekim 2012'de sonuçlanan kadastro çalışmaları sırasında, Işık kardeşlerin toprakları köyün bütün hanelerine dağıtıldı. Hem de aynı haneden kocaya, karıya, oğula, kıza olmak üzere bol keseden. Hatta bir kişiye köyün değişik yerlerinden 5-6 kez toprak bile verildi.
Bu olaydan sonra muhtarın Audi A-3 ile gezdiği köyde, iki kız kardeş topraklarını geri alma mücadelesi veriyor. Arazinin bir karışının dahi bu kadastro çalışmalarında kendilerine yazılmadığını söyleyen kardeşler, eski takvime göre 1309'dan (1891) beri toprakların kendilerine ait olduğunu, 1938'den beri tahrir kayıt defterlerinden başlayarak ailenin vergileri ödediğini, 1957-1958-1962 ve 2005 yıllarına ait tedavül kayıtlarıyla topraklarla ilişkilerini kanıtladıklarını vurguluyor. Ayrıca söz konusu 17 bin 900 dönüm için Tarım Bakanlığı'ndan doğrudan gelir desteği aldıklarını, çiftçi kayıt defterleri ve ilçe tahkim komisyonu kararlarıyla da belgeliyorlar. Bu arazileri kiraya verdiklerini, noter tastikli kira kontratlarıyla da ispatlamış durumdalar. Bir yıldan beri arazilerini almak için savaş veren kız kardeşler; Kadastro İl Müdürü'nün kendilerine "Ben bilmiyorum, muhtar ve bilirkişiler yönlendirdi, ekibimdeki teknisyenler yaptılar, ben ne getirdilerse onayladım" dediğini aktarıyor.
MUHTARA 5 BİN DÖNÜM
Sadece köy muhtarının, arazilerinin 5 bin dönümünü kendi adına tescil ettiğini anlatan Uğur Işık, "Muhtarın ve bilirkişilerin hak gaspına kadastrocuların göz yummasının basit bir yanlışlık olmadığı ortadadır. Malımızı ulufe gibi dağıtmışlar" diyor.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'ne başvurduklarını fakat 16 aydır dilekçelerine yanıt verilmediğini ifade eden Işık sözlerini şöyle sürdürüyor: "TC antetli tapulara 'eski tapu', mahkeme kararlarına 'sahte karar', o dönemki mühürlere 'patates mühür', çizilen krokilere 'yanlış ve yanlı çizilen krokiler' ve bize de sahtekâr deniliyor." Kardeşler; Diyarbakır Kadastro İl Müdürü Mahmut Alyakut ile Mehmet Hamidanoğlu, Mehmet Emin Türk, Süleyman Demir ve Mehmet Doğan hakkında suç duyurusunda da bulunmuş.
Haber7